+ARKİV'in gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
Join with or .
Other Works
Similiar Projects

Katılımcı (Ergün Mimarlık), Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ RAPOR

Kore Savaşı, barış uğruna yitirilen hayatların, çekilen acıların, ortaya konulan kahramanlıkların vatandan kilometrelerce ötede tezahür ettiği bir geçmiştir Türk milleti için. Sonunda umut olan, zorlu ve uzun bir yolculuktur aynı zamanda. Bu yolculuğun hikayesini aktaran bir yapı tasarlamayı hedefledik. Bunu yaparken de yolculuğun nihai amacı olan barışı doğa ile özdeşleştirdik. Doğa kalsın istedik, sürsün, süregelsin, hep var olsun...

TEMEL TASARIM KRİTERİ

Yapının, savaş ile bağdaştırılan tasarımların birçoğu gibi anıtsallık kavramına vurgu yaparak ortaya atılmasındansa birkaç adım geride durmasını hedefledik. Kendini geri çekerken, barışın simgesi olarak gördüğümüz doğayı ön plana getirmesini istedik. Arazinin Pınarhisar Asfaltı tarafındaki büyük parçasını "anma korusu" olarak doğaya iade ettik. Savaşın hikayesini ziyaretçilere aktaran bir "yol" planladık. Ziyaretçiyi Pınarhisar Asfaltı'ndan içeri alan bu "yol" arazinin merkezinde, ağaçların en az olduğu bölgede binaya dönüştü Binaya dönüşürken yavaş yavaş yükselerek altından doğanın, peyzajın, rüzgarın devam etmesine imkan sağladı. Sonlandığı noktada ise savaşın tüm izlerini gerisinde bırakarak, yeniden doğaya ve barışa yönlendi.

"YOL", SAVAŞ ve BARIŞ

"Yol", 4 bölümden oluşmaktadır. Türk askerinin 1951-1972 yılları arasında geçirdiği serüveni anlatır. 1. kısımda, kullanıcıyı Pınarhisar Asfaltı' ndan ve aynı tarafta tasarlanan açık otoparktan alarak hikayeyi aktarmaya başlar. Rampa üzerinde, yükselen su öğesi ile özdeşleştirilerek Türk askerinin Kore'ye gemi ile gidiş yolculuğu anlatılır. Anma korusunun içinden geçen rampada, açık havada başlayan kalıcı sergi, hiç kesintiye uğramadan devam etmekte ve binanın tüm diğer fonksiyonlarına temas etmektedir. Giriş rampasının sonunda, giriş holü, geçici sergi salonu ve etkinlik alanından oluşan patikanın 2. kısmı karşılar ziyaretçiyi. Bu bölüm, aktif savaş Dönemini, ilk dört tugayın zorlu mücadelesini anlatır. Girişin solunda beliren sirkülasyon hattında, tarihteki yolculuk geçici sergi ve etkinlik alanı ile bağını koparmadan devam eder. 2. Kısım İki kat yüksekliğinde, binanın farklı kullanıcılarının etkileşim içine girebileceği ferah bir mekandır. "Yol" sola kıvrılır ve 3. Kısımda kütüphane ile bütünleşir. Bu bölümde devam eden kalıcı sergiye ait rampada, müzakere süreçleri ile başlayan muhafaza dönemi aktarılır. Esir düşen askerilerin geri alınışını ve kahramanlık destanı yazan askerlerimizin uğurlanması ve halk ile sıcak teması konu edilir. 3. kısımda Müze ziyaretçisi kütüphaneyi, kütüphaneyi kullananlar ise müzeyi algılar ve iki kültür mekanın birbiri ile etkileşimi sağlanır. Kütüphane aynı zamanda avluya yönelmiş, farklı kotlardaki platformlarda özelleşmiş, dingin bir çalışma atmosferine sahiptir. 4. Kısım ise "yol"un bütünüyle kalıcı sergiye dönüştüğü ve sulh döneminin anlatıldığı bölümüdür. Patikanın bu son kısmında, sergileme devam ederken, galeri boşluğundan geçen bir köprü üzerinde alt kottaki etkinlik alanı izlenerek, bitiş noktasına, seyir terasına varılır. Seyir terası yolculuğun barış ile sonlandığı noktadır. Doğaya, Kaynarca Deresi'nin, ağaçların, çayırın, tarlaların bir arada oluşturduğu bakir peyzaja açılır ve barışın huzurunu, saflığını ve dinginliğini hatırlatır ziyaretçilere.

ANMA KORUSU, ANIT ve TÖREN ALANI

Alana şehir merkezinden ya da TEM istikametinden yaklaşılırken, Anma Korusu karşılar ziyaretçiyi. Bu alanda sıklığıyla ve yükseklikleriyle halihazırda dramatik bir atmosfer oluşturan tüm ağaçlar korunmuş, görüntü kirliliği oluşturan çalılar temizlenmiş ve anma ritüeli için etkileyici doğal peyzaj ön plana getirilmiştir. Ağaç gövdelerinin aralarında bulunan prizmatik yansıtıcı yüzeyler, Kore'de şehit olmuş askerlerin barış için sergiledikleri onurlu duruşlarının, alandaki simgesidir. Anma korusunda gezinti halindeki ziyaretçi, farklı açılarla alana serpişmiş yüzeylerin çeşitli yansımalarıyla, çevresinde algıladığı doğa unsurlarının parçalanarak çoğaldığını deneyimler. Bu deneyim aslında şehit olan 721 Türk askerinin, milyonlarca insanı huzura kavuşturmak için ortaya koyduklarının metaforik bir anlatısıdır. Alanın genelinde müstakil duran yansıtıcı yüzeylerin yükselerek bir araya gelmesiyle, savaş esnasında sergilenen dayanışma simgelenirken, etrafında tören alanını örgütleyen bir anıt, kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

AVLU

Avlu, patikanın kıvrılarak oluşturduğu sarmal hareketin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar. İçerisinde cephe malzemesi ve düşey duruşuyla ana yatay kütleden tamamıyla ayrışan cam sirkülasyon kulesini de barındırmaktadır. Binanın doğal ışık ve doğal hava kaynağıdır aynı zamanda. Patikanın yükselmesi ile üç tarafı bütünüyle çevreye açılır. Doğal peyzajın tüm arsaya yayılmasını sağlar. Rekreatif bir dış mekandır. Kendisi ile aynı kotta planlanan kafe biriminden beslenir. Ayrıca tören alanının sırtında yer alarak, daha büyük toplanma ihtiyaçları için genişleme imkanı sağlar. Tatarköy yolunda planlanan protokol girişi ile ilişkili olarak, binanın içinde yer alan şeref salonu için, ziyaretçi girişine alternatif bir giriş meydanıdır aynı zamanda.

KABUK

Yapının dış yüzeyini kaplayan beton kabuk, tüm çıplaklığı ve yüzeyinde barındırdığı parçalı doku ile savaşın gerçekliğini ve hafızalarda bıraktığı izleri yansıtmaktadır. Patikanın başlangıcında yarı geçirgen bir duvar olarak beliren bu kabuğun parçalarının, savaşın yıkıcılığını anımsatırcasına eksildiği göze çarpar. Patikanın binaya dönüştüğü kısımda ise kabuktaki eksilmeler giderek azalarak, sergileme mekanlarının kısmen ışık aldığı delikler haline gelir. Bu noktada kabuktaki parçalı doku, ışığın ihtiyaca göre kontrol edilebilmesi için esnek bir zemin oluşturmaktadır.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YAKLAŞIMI

Proje arazisi kuzey-güney istikametinde, kuzeyde Lüleburgaz deresi güneyde Tatarköy ve Pınarhisar yollarının Lüleburgaz'a doğru kesiştiği noktada bulunmaktadır. Hakim rüzgar kış aylarında kuzey-doğu yaz aylarında ise kuzey-batı rüzgarıdır. Projenin en güçlü ana fikirlerinden bir de ''Doğaya en az müdahale''dir. Binanın doğayla, malzemesiyle ve kullanıcısıyla bütünleşmesi hedeflenmiştir. Bu yaklaşım doğrultusunda mevcut ağaçların neredeyse tamamını koruyacak bir yerleşim yapılmıştır. Meydanı ve orta avluyu saracak şekilde kuzey yönünü kapatacak bir formun seçimi kış aylarında korunaklı yaz aylarında serin rüzgarı kucaklayarak içine alan bir proje oluşmasını sağlamıştır. Arazi genelinde ağaçların korunması, kışın yaprak döken mevcut ağaçların güney yöne yerleştirilen meydana güneş ışığının ve ısısının ulaşmasını, yazın ise meydanın yapraklanan ağaçlar sayesinde güneşten korunmasını sağlamıştır. Bina girişten itibaren yükselerek hem meydana kısmi, doğal bir üst örtü oluşturmakta hem de arazinin tamamında insan sirkülasyonu açısından akışkanlık getirmektedir. Ayrıca bu durum arazinin tamamında drenajın bozulmamasını sağlamıştır, bu amaçla meydan ve yürüme yollarının tasarımında geçirgen alanlar bırakılarak yüzey suyunun doğal akışıyla ilerlemesi amaçlanmıştır.

Fonksiyonların etrafını çevrelediği orta avlu kısmen açık, kısmen kapalı yapısıyla, aydınlatma ve havalandırmaya katkı sağlamaktadır. Çekirdeği de kapsayan iç avlu üst kısmındaki kontrol edilebilir menfezler sayesinde yaz ve kış ortam ısısının sabit tutulabilmesini dış cephede kullanılacak yalıtımlı dış duvarlarla birlikte sağlamaya yardımcı olmaktadır.

Peyzaj genelinde az sulama gerektiren iklime uyumlu bitkiler seçilmiştir. Çatıda yağmur suyunun toplanarak bahçe sulamada ve wc'lerde kullanılması hedeflenmektedir. Ayrıca tüm binada su tüketiminden tasarruf sağlayacak sensörlü armatürler kullanılması planlanmaktadır.

Details
Project Location: Kırklareli
Project Type: Anıt / Simge Yapı, Exhibition Hall / Gallery, Landscape Architecture
Proje Tipi Grubu: Katılımcı
Consultant: Başak Taş Özdemir, Cenk Kurtel

Pin It
Architectural Offices
Architects

Eser Ergün

Ender Ergün