+ARKİV'in gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
İlgili Projeler

Katılımcı (Habitus Mimarlık), Kaira Looro Architecture Competition

Mimari proje raporu:

Tasarım özeti:

Kaybolmak yolu bulmaktır.

a.Tasarım Fikri

Savaşın yarattığı toplumsal tramvaların aşılmasına dönük çalışmalar, savaş mağdurlarının iyileşmesi için geçen süreci üç adımlı olarak tanımlar. Bunlar savaş gerçeğini hatırlama, ki mağdurların çoğu bu kötü anıları reddetme yoluyla hayata devam etme eğilimindedir, savaşın yarattığı yıkım ile yüzleşme ve sonuç çıkarma, biraradalık ve barışın kabullenişi. Tüm bu akışın ise ölüm-kendine yenden üretme-doğum üçlemesi ile beraber dönmekte olan dünyanın döngüsünün bir parçası olduğunu vurgulamak ise toplumsal olarak  barışa ve yeniden doğuşa dair inancı güçlendirmek için önemlidir.

Kavramsal Bağlamda,

Afrika’da yaşanan zorlu savaş süreçlerinin ardından bir aydınlanma simgesi olarak yer alacak barış pavyonun tasarımın da da kullanıcının bu iyileşme sürecini yapı içerisinde izleyeceği rotada da deneyimlemesi temel alınmıştır. Yapı iki keskin duvar bandı arasında akan hatırlama-yüzleşme-barış deneyimlerinin yaşandığı bir yol ve barış deneyiminin ardından, özgürlük, biaradalık, üretim ve yeniden doğuş kavramlarını içeren  yerel ve doğal öğeler ile sarmalanmaktadır.

Yerel Bağlam,

özellikle deneyim rotasını oluşturan duvarların biçimlenişini belirlemiştir. Tüm arsa bir doluluk olarak düşünülmüş, İlk olarak ticari merkez ve meydan ile meydanın ortasında yer alan kapok ağacını kucaklayan bir parça bu bütünden koparılmıştır. Ardından bu parçanın tam olarak simetrik aksında yer alan ve doğu’ya ve casamanca nehrine bakan kısımdan bir dilim çıkarılmıştır. Daha sonra bölgede yer alan kuzey ve güney akslarındaki kapok ağaçlarını kucaklayan iki parçanın da koparılması ile beraber sınır duvarların formu şekillenmiştir.

Program ilişkileri bağlamında,

deneyimsel akışın aynı zamanda mekandan beklenen işlevler ile de ilişkilendirilmiştir. Hatırlama, savaş esnasında hayatını kaybeden insanların anıldığı bir anıt olarak işlevlendirildi. Yüzleşme kısmı, dini ibadet ve savaşı anlatan kalıcı sergi ile ilişkilendirildi. Birleşme ve barış ise çok fonksiyonlu ve esnek bir sergi mekanı olarak işlevlendirildi. Bu mekandan ise açık ve yarı açık mekanlara, açık serbest sanat alanları ile pirinç tarlalarına yönlendirme sağlanmış ve özgürlük duygusu üretim ilişkisi ile birlikte vurgulanmıştır.Bu işlevler aynı zamanda metaforik anlamlara sahip yerel unsurlarla da ilişkilendirilmiştir. Ticari merkeze ve kapok ağacına açılan yırtık anıt alan, ibadet ve kalıcı sergi işlevleri ile günlük rutindeki kullanıcıyı hatırlama ve yüzleşme deneyimleri ile yüzleştirmektedir. Buradan ulaşılan ve geçici sergilerin olacağı çok işlevli sergi alanı ise güneşin doğuşuna ve casamanca nehrine açılarak huzur, yeniden doğum ve özgürlük hisleri ile güçlenmektedir.

Yapı, üç temel birimin koordineli tasarımından oluşmaktadır. Duvar, kabuk ve zemin.

Duvar, iki parça olarak değerlendirilebilir çeper duvar ve ara duvarlar. Çeper duvar Sınır oluşturacak çekilde bütün bir parça olarak yapı girişinde kesin bir sınırlama sağlarken, yüzleşme deneyiminde insan ölçeğinin üst kotunda noktasal parçalanmalar ile ışığı geçirmeye başlamaktadır. Birleşme ve barış hissinin güçlendiği bölümlerde yırtıklar artarak düşey geniş yırtıklara dönüşürken, nehre yaklaştıkça yırtıklar genişleyerek ışığın yanısıra insanların geçişine de izin verecek parçalanmaya devam etmiştir. Bu iki Çeper duvarın arasındaki bölücü duvarlar ise öncelikle tamamen parçalı bir şekilde alana yayılarak bir yandan yapıya giren insanları dağıtır bir yandan da savaş esnasında ölen insanları temsil eden bu çubuklar dağılan insanlara ölenleri hatırlatmaktadır. Çubuklar kalıcı sergi bölümünde yakınlaşarak sergi yüzeylerine dönüşürken dağılan insanlar birleşmeye başlar. Çokişlevli sergi alanında ise çubuklar tamamen birleşerek taşıyıcı işlevini üslenir ve bu mekanda tam olarak birleşme gerçekleşir.

Kabuk, Yapı duvarlarını saran kabuk dünyanın olağan akışının ve yerel değerlerin birleşiminin koruyucu gücünü simgelemektedir. Bu nedenle organik formda, yerel malzeme ile ve yerel yapım tekniğinde yapıya serili bir örtü olarak tasarlanmıştır.

Zemin, tasarımında tüm yüzeylerde olduğu gibi kullanıcı deneyimi merkeze alınmıştır. Hatırlama alanlarında toprak doğal dokusu ile bırakılmıştır, yarı açık mekanlarda yarı sert organik dokulu yüzeyler kullanılırken, kapalı alanlarda açık renkli sert zemin yüzeyler oluşturulmuştur.

Peyzaj tasarımında yapının tamamına hakim olan ilkeler devam ettirilerek. Giriş kısmında doğal öğe kullanılmamış ancak yapının özgürlüğe açılan çeperleri tamamen pirinç tarlaları ile sarılmış. Pirinç birliğin verimini ve yerel üretimin özgürlükteki önemini vurgulamaktadır. Bu alanın her doğan çocuk için bir pirinç tohumunun atıldığı yeniden doğumu kutsayan bir anıt alana dönüşebileceği ön görülmektedir. Bu yapının kullanıcı ile kurduğu interaktif ilişkiyi de güçlendirmektedir.

b.Malzeme Kullanımı

Tasarımda malzeme seçiminde iki baskın parametre göz önünde bulundurulmuştur. Bunlardan ilki kullanılan malzemenin doku, boyut, renk gibi niteliksel özelliklerinin bağlamsal çerçeve ile uyum içinde olmasıdır. İkincisi ise yerel malzemenin güncel ihtiyaçlara uygun detaylar ile kullanımına bir örnek teşkil ederek hem form olarak farklılaşılan yapılı çevreye malzeme özelikleri ve doku anlamında uymak hem de yerel malzemenin kullanımını teşvik eden bir tutum sergilemektir.

Duvarlardan çeper duvarda keskin ve fon oluşturan brüt bir yüzey oluşturabilmek adına kil rengi tuğla kullanılmıştır. Bölücü duvarlarda ise daha organik bir malzeme olması ve daha küçül birimlerde kullanılabilmesi nedeniyle yerel ahşap malzeme tercih edilmiştir.

Kabuk, yüzeyi yerel çatı uygulamalarının modern bir forma uyarlanması olarak ele alınmıştır. Bu nedenle dairesel yerel ahşaplarla oluşturulan parabolik ahşap konstrüksiyon arası bambu çubuklar ile kaplanmış üzeri ise palmiye yaprakları ile kaplanmıştır.

Zemin kaplamalarında üç farklı doku bulunmaktadır. Girişte yer alan anıt alan, yürüme yolları ve ibadet alanlarının zeminleri doğal toprak olarak bırakılmıştır. Açık sanat alanları deniz kabukları ile harmanlanmış toprak yüzeyler ile yarı sert bir doku oluşturulurken. İç mekanlarda açık renkli çamurun deniz taşları ile karıştırılması ile oluşan sert yüzeylerdir.

c. Yapım Aşaması

Yapının ana taşıyıcısını oluşturan Laterite Tuğla duvarlar ilk imal edilecek elemanlardır. Bu elemanlar 15x20x30 cm ebatındaki tuğlaların iki sıra yatay ve tek sıra dikey biçimde birbirini kilitleyerek örülmesiyle imal edilecektir. Açıklıklar dikey yerleştirilen tuğlaların eksiltilmesi ile yapılacaktır. Çatı örtüsü geleneksel metodlar ile imal edilecektir. 10 cm dairesel kesitli ahşap elemanlar bağlama metodu ile parabolik strüktürü oluşturacaklardır. Çatı yükü kapuğun zemine değdiği noktalardan, ek dikmelerden ve tuğla duvar üzerinden zemine aktarılacaktır.

Ana taşıyıcıların arasına yerleştirilen bambular ara kiriş işlevi görecektir. Bu strüktürün üzeri en az 6 kat palmiye ile kaplanacaktır.  Bölücü duvarlar 10 cm çapından ahşap elemanlardan üretilecektir. Bu dikmelerin 15 cm’i döşeme içine 15 cm’i toprak yüzeyine gömülecek şekilde 30 cm’i temel olarak çalışacak biçimde imal edilecektir.

Künye
Proje Yeri: Senegal
Proje Tipi: Geçici Strüktür / Enstalasyon, Pınar Bayraktar, Simge Balcı, Elçin Akgül
Proje Tipi Grubu: Katılımcı
Arsa Alanı: 1.800 m²
Toplam İnşaat Alanı: 300 m²

Pin It
Mimarlık Ofisi