+ARKİV'in gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
Ofisin Diğer Projeleri
İlgili Projeler

Sütiş Taksim

1922'den beri hizmet veren Taksim Sütiş restoranın iç mekanı Berrin Ulutaş Mimarlık tarafından 2015 yılında yeniden tasarlandı.

Berrin Ulutaş, projeyi anlatıyor:

Taksim Beyoğlu hiç tartışılmasız tarihi özelliklerini koruyan, mimari mirası ile ayrı bir değer ifade eden özel bir semt. Taksim meydanının hemen girişinde bulunan, görselliği ve mimari yapısı ile dikkatleri üzerine çeken mekan binanın geleneksel dokusunu kaybetmeden şubenin eski tarihi Taksim hatırasını yaşatmak için rustik tarzda tasarlandı.  Klasik Osmanlı mimarisinden ezgiler ile zenginleştirilmiş olan yapı, Osmanlının en gözde malzemeleri olan mermer vitray, varak, pirinç, çini vb. birçok özellikli malzeme ile harmanlandı, tavanlarda rustik işlemeler ve gerçek altın kaplamalar, el oyması mermerler ve pirinç detaylar ön planda tutuldu. Tam anlamı ile ilmik ilmik işlendi denilebilir. Günümüz modernliğinde de gerçekten tarihin ezgilerini yaşatabileceğimiz mekanlar da yapılabileceğini göstermiş oldu. Bizde ekip olarak çok önemli bir tarihi mirasımız olduğunu tasarım sürecinde anlamış bulunduk.

Taksim / Sutiş şubesi 1982 senesinde ilk şubesini Etap Marmara’nın altına açmıştır. Daha sonrasında şuanda bulunan konumuna taşınan şubenin son restorasyonu bize ait. Öncelikle dış cephesi ile söze başlamak istiyorum. Mevcut binalarının yanındaki dükkan ile birleştirilen şube daha geniş bir ön karşılama ve cepheye sahip oldu. Nostalji binası olarak isimlendirdiğim şubenin 1982 dönemi ile bütünlük sağlamasını istedim. Dış cephede Osmanlı mimarisinin en önemli ve pahalı malzemesi Marmara beyazı mermer kullanıldı. Çok zor bulunan bir doku mat olması ve içerisinde damar olmamasını istediğimiz için bizi çok yordu. Dış cephenin tamamı masif mermer kaplamadır ve el işçiliğidir. Bloklar halinde taşındı ve çoğu bölüm yerinde işlendi. Osmanlı sütün başlıkları, kalın söveler özellikle tasarımda çok büyük bir görsel rolü vardır, sağ sol Osmanlı mermer lambaderler ve elibelindeler ile muazzam bir işçilik yapılmıştır. Üst bolümde olmazsa olmazlardan vitray göze çarpmaktadır. Özellikle markanın sergileme bölümü ve vitrini  çok önemli bir unsur. Vitrin müşterinin içerideki ürünler ile ilgili bilgi sahibi olduğu ön görüntüdür. Meydanın başında yer almamız görsel olarak doyurucu bir vitrin olması anlamına geliyor. Aslında işe ilk vitrinin öne çıkması ile başlandı. Gösterişli bir mermer cepheye ceviz masif doğrama ve pirinç eklenince vitrin ön plana çıkmış oldu. İçeri doğru uzanan barista dolapları tamamen masif ceviz kaplama ve ön kısımları döküm pirinçtir. Bize özel kalıplar kullanılmıştır. Giriş hemen sağ tarafta pirinç ve eskitme ayna ve önünde bulunan elibelindeli mermer dresuar bar bolumu mekan girişine derinlik katmıştır. Eski tasarımda merdiven önü riskli bir duvar ile kapalı olduğundan arka bölüm algılanmıyordu. Bir inisiyatif alarak güçlendirme yaptık ve duvarı kırdık merdivenin formunu değiştirerek genişlettik. Daha ferah ve dinamik bir merdiven olmuş oldu. Yer zemini tamamen beyaz Marmara mermeri. Araları çubuk pirinç ve çapraz döşendi. Teker teker her taş plakalardan ayıklanarak seçildi üzerlerinde damar olan leke olan taşlar bir bir ayıklandı. Tamamen kolonsuz birleştirilen iki bina arasında ciddi bir çelik işçiliği vardır. Bu çok özellikli projenin en dikkat çeken ve yorucu bölümü tavan işlemesi. Tavan işlemesi benim Paris’te denk geldiğim bir kilisenin tavan işlemesinden uyarlanarak tasarlandı. Özel kalıplarla uzun bir süreçte tavana işlendi. Fakat en uzun ve yorucu kısım bu olmadı. Tavanda görülen altın rengi varaklar gerçek saf altın varaktır. Teker teker elle yapıştırılarak işlenen tavan m2 olarak yaklaşık 3 günde tamamlanarak uzun bir işçilik gerektirdi. Ömrü 50-60 sene olup oksidasyona uğrayabilir fakat temizlendiğinde eski parlaklığına devam edebilir. Saraylarda uygulanan bu yöntem yıllar boyunca özelliğini korumasının sebebi saf altın olmasıdır. Bu yaprak varaklar teker teker elle tavana yapıştırıldı. Ardından tablolarda kullanılan yağlı boyama ile tavanda eskitme işlemi ve renk çalışması yapıldı. Dolmabahçe sarayının eski restore ekibi yardımcı oldu. Tavan ortasında bulunan gösterişli avize özel imalattır. Tavanın görkemini ile bütünlüğünü aydınlatma taçlandırmış oldu. Tamamen pirinç ve özel cam imalatıdır. Masa ve sandalyeler markaya özel olarak tasarlanarak mekanla bütünlük sağlamıştır. Masa ve sandalye ayaklarında el oyması ve pirinç işçilik bulunmaktadır. Davlumbaz bölümü ilk restorasyon döneminden yaklaşık 17 senelik bir bakır işçilik. Yerinden sökmek için çok fazla uğraşıldı. Olduğu gibi temizlenerek geri getirilip montajlandı. Taksim Sütiş hem tarihi dokusu hem yaşanmışlıkları açısından çok özel bir projedir. Beyoğlu’nun neredeyse en eski markası olması ile beraber günümüze eskiyi yaşatmanın güzelliğini anlatmış olduk.. Çok keyif aldığım bir proje oldu.

Harita
Künye
Proje Yeri: Beyoğlu, İstanbul
Proje Tipi: Restoran / Kafe / Bar
Proje Tipi Grubu: Ticari
İşveren: Sütiş
Ana Yüklenici: Berrin Ulutaş Mimarlık
Proje Başlangıç Yılı: 2015
Proje Bitiş Yılı: 2015
İnşaat Başlangıç Yılı: 2015
İnşaat Bitiş Yılı: 2015
Toplam İnşaat Alanı: 350 m²

Pin It
Mimar

Berrin Ulutaş