Arkitera Mimarlık Merkezi - Proje http://www.arkiv.com.tr/proje/index 2000 yılından beri İstanbul'da faaliyet gösteren Arkitera Mimarlık Merkezi, mimarlık kültürünün gelişmesi için ulusal ve uluslararası alanda çalışan Türkiye'nin ilk bağımsız mimarlık merkezidir. Ring Music Studio & Living Room http://www.arkiv.com.tr/proje/ring-music-studio--living-room/15278 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/ring-music-2046153174/0 (5).jpg.jpeg" width="723" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Uygur Mimarlık<br><br>Uygur Mimarlık tarafından tasarlanan Ring Music Studio & Living Room, Ankara'da yer alıyor. <br><br><p><strong>M&uuml;zik Odağında Kurgulanan bir Yaşam Alanı</strong></p> <p>Başlangı&ccedil;ta salt bir kayıt st&uuml;dyosu olarak tasarlanması istenen proje, mimarların mek&acirc;nsal potansiyeli yeniden yorumlamasıyla daha kapsamlı bir kullanım senaryosu doğrultusunda şekillendi. Alışılagelmiş bir kayıt st&uuml;dyosunun aksine, m&uuml;zik &uuml;retiminin yanı sıra sosyal etkileşimi teşvik eden ve disiplinler arası etkileşimi destekleyen hibrit bir mek&acirc;n tasarlanması hedeflendi. Mimarların &ouml;nerisiyle, işverenin de benimsediği genişletilmiş senaryo, st&uuml;dyoyu salt bir m&uuml;zik st&uuml;dyosu olmaktan &ccedil;ıkararak, m&uuml;ziği odağına alan ve farklı disiplinleri bir araya getiren organik bir platforma d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;. Profesyonel etkileşimleri besleyen, &uuml;retim ve sosyalliği i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;iren bir mek&acirc;n kurgulandı. Bireyselleşmenin ve uzaktan &ccedil;alışmanın yaygınlaştığı g&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında, yeniden yorumlanan bir sosyalleşme pratiği sunmayı ama&ccedil;layan bu mek&acirc;n, aynı zamanda kentsel bağlamda alt k&uuml;lt&uuml;r oluşumlarına ev sahipliği yapabilecek ve etkinlikler ile m&uuml;zik eksenli programlarla şekillenebilen bir potansiyel barındırıyor. B&ouml;ylece hem bir m&uuml;zik st&uuml;dyosu, hem ortak &ccedil;alışma mekanı, hem kafe, hem de &ccedil;eşitli etkinliklere ev sahipliği yapabilecek &ccedil;ok ama&ccedil;lı sosyal bir mekan projelendirildi.</p> <p><strong>Yerleşim ve Mevcut Yapı</strong></p> <p>Proje alanı, Ankara'nın Cinnah Caddesi'nde 1980'lerde inşa edilmiş bir yapının zemin katında konumlanıyor. &Ouml;nceden farklı işletmelere ev sahipliği yapmış olan bu alan, i&ccedil; mekan d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;reci başlamadan &ouml;nce tamamen soyularak ham hale getirildi. Teknik altyapı a&ccedil;ısından ciddi eksiklikler i&ccedil;eren mek&acirc;n, kayıt st&uuml;dyosu ve ortak alanların gerekliliklerine uygun şekilde yeniden tasarlandı.</p> <p>Elektrik altyapısı tamamen yenilenirken, mevcutta bulunmayan ısıtma sistemi projeye entegre edildi. Isı yalıtımı bulunmayan mekana i&ccedil;erden ısı yalıtımı uygulaması yapıldı ve radyat&ouml;r sistemi kuruldu Akustik ve ısı performansını artırmak amacıyla vitrin camları hari&ccedil; t&uuml;m doğramalar değiştirildi.</p> <p>Giriş kotunda ve birka&ccedil; basamak aşağısında devam eden alan ortak &ccedil;alışma mekanı, etkinlik alanı ve kafe olarak işlevlendirilirken, projenin &ccedil;ekirdek işlevini oluşturan kayıt st&uuml;dyosu ve kontrol odası &uuml;st kata yerleştirildi.</p> <p><strong>Kayıt St&uuml;dyosu ve Akustik Tasarım</strong></p> <p>&Uuml;st katta konumlanan kayıt st&uuml;dyosu (live room) ve kontrol odası, akustik performans ve teknik gereksinimler doğrultusunda titizlikle ele alındı. St&uuml;dyo, "oda i&ccedil;inde oda" (room-within-a-room) prensibiyle tasarlanarak, ses ge&ccedil;irgenliği en aza indirildi ve alt kat ile &uuml;st katta eş zamanlı y&uuml;r&uuml;t&uuml;len farklı işlevlerin birbirinin konforunu bozmaması sağlandı.</p> <p>Mek&acirc;nın akustik optimizasyonu i&ccedil;in yapının mevcut str&uuml;kt&uuml;r&uuml;ne m&uuml;dahale edilmeden yapı ve oda akustiği i&ccedil;in yerine uygun &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştirildi. "Birch Box" olarak adlandırılan canlı kayıt odası, hem malzeme hem de atmosfer a&ccedil;ısından mek&acirc;nın geri kalanından ayrışan, izole bir birim olarak kurgulandı. İ&ccedil; y&uuml;zeyleri tamamen huş kaplama olan bu oda, ideal ses kontrol&uuml; sağlamak i&ccedil;in akustik veriler doğrultusunda şekillendirildi. Kontrol odası i&ccedil;in kullanılacak olan alanı b&uuml;y&uuml;tmek i&ccedil;in mevcut d&ouml;şemeye &ccedil;elik konstr&uuml;ksiyon eklenerek, mekan 40-50 cm kadar genişletildi &Uuml;st kat, teknik gereksinimler ve mimari tasarımın uyum i&ccedil;inde &ccedil;alıştığı profesyonel bir kayıt ortamına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml;.</p> <p><strong>Mek&acirc;nsal Kurgu ve Etkinlik Dinamikleri</strong></p> <p>Etkinlik olmayan g&uuml;nlerde, mek&acirc;n bir kafe ya da ortak &ccedil;alışma alanından ziyade g&uuml;nl&uuml;k bir yaşam alanı hissi verecek bi&ccedil;imde tasarlandı. Mek&acirc;na girildiğinde ilk anda fark edilmeyen servis tezg&acirc;hı, bilin&ccedil;li olarak birka&ccedil; basamak aşağıdaki kota yerleştirildi. Girişin solunda konumlandırılan ve sahne olarak kullanılabilecek tanımlı alan, mek&acirc;nın kimliğini g&uuml;&ccedil;lendiren &ouml;nemli bir bileşen olarak ele alındı. Oturma alanları, sahne ve &ccedil;alışma masaları dengeli bir kompozisyon oluşturacak şekilde d&uuml;zenlenerek, kullanıcılara &ouml;zg&uuml;rce hareket edebilecekleri bir mekan tanımlandı.</p> <p>Dışarıdan ve i&ccedil;eriden ilk g&ouml;ze &ccedil;arpan tanımlı mek&acirc;n olan sahne, k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli akustik performanslardan DJ setlerine, piyano resitallerinden quartet performanslarına, film g&ouml;sterimlerinden seminerlere, &ccedil;alıştaylara kadar farklı etkinliklere ev sahipliği yapabilecek esneklikte tasarlandı.</p> <p><strong>Malzeme Kullanımı ve Renk Paleti</strong></p> <p>Projenin malzeme paleti, kayıt ve ortak &ccedil;alışma alanlarını b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir atmosfer i&ccedil;inde birleştirecek şekilde &ouml;zenle se&ccedil;ildi. Derin deniz mavisi, parlak g&uuml;n batımı kırmızısı, turuncu ve a&ccedil;ık duman grisi gibi renk tonları, meşe kaplamalar ve &ouml;zel tasarım mobilyalar ile dengelendi. B&ouml;ylece mek&acirc;nın teknik ve sosyal bileşenleri, g&ouml;rsel ve dokunsal uyum i&ccedil;inde bir araya getirildi.</p> <p><strong>&Ccedil;ok Katmanlı Bir Deneyim Alanı</strong></p> <p>Tasarım, yalnızca profesyonel kayıt s&uuml;re&ccedil;lerine hizmet eden bir st&uuml;dyo değil, aynı zamanda yaratıcı etkileşimleri destekleyen &ccedil;ok katmanlı bir sosyal mek&acirc;n olarak kurgulandı. Teknik altyapısı, profesyonel m&uuml;zik prod&uuml;ksiyonu i&ccedil;in gerekli t&uuml;m bileşenleri sağlarken, disiplinler arası etkileşimlere imk&acirc;n tanıyor. B&ouml;ylece Ring, hem m&uuml;zik &uuml;retiminin hem de disiplinler arası paylaşımın merkezinde konumlanan, yenilik&ccedil;i ve dinamik bir mek&acirc;na d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p> Sat, 02 May 2026 16:50:00 EEST FC Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/fc-evi/15277 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/fc-evi/01-.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : so:on studio (Sümeyye Nur Öztük Alkan Mimarlık Hizmetleri)<br><br>Silivri'de bulunan FC Evi'nin tasarımı so:on studio (Sümeyye Nur Öztük Alkan Mimarlık Hizmetleri)'ya ait.<br><br><p><strong>Tasarımcılar projeyi aşağıdaki s&ouml;zler ile anlatıyor:</strong></p> <p>FC Evi projesi, mimarlık pratiğine yeni başlamış iki gen&ccedil; kadın mimarın, mimarlık eğitimi ve ger&ccedil;eklik, y&ouml;netmelikler arasında var olmaya &ccedil;alışan deneysel bir &ccedil;alışmadır. Yaparak &ouml;ğrenmenin, kullanıcıların arzuları karşısında mimari egoların geri planda tutulması, projenin kullanıcı &ouml;nceliğini merkezde tutması konusunda değerli bir &ouml;rnek &ccedil;alışmadır. Projenin mimari detaylarına ge&ccedil;meden bu iki mimarla yollarının nasıl kesiştiğinden bahsetmek isteriz. Proje, tasarımcıların ebeveynleri i&ccedil;in başlanmış olup, 5 kedili bir memur &ccedil;iftin, emeklilik hayalini ger&ccedil;ekleştirme amacıyla yuva ve mini bir barınak arasında tasarlanmış, m&uuml;tevazi, yeniliklere a&ccedil;ık bir yaşam alanını yansıtıyor. Tasarımcı ve kullanıcı arasındaki bu ilişki ise tasarım konusunda esneklik ve deneyselik imkanları sağlarken aynı zamanda da uygulama aşamasında kullanıcının imkanları dahilindeki taleplerine hassasiyetle yaklaşılmasını da m&uuml;mk&uuml;n kılmıştır.</p> <p>FC Evi, deneyselliği &ouml;n planda tutan, yeni mezun iki kadının mimari &ouml;zg&uuml;venlerini ortaya koyduğu bir tasarım olarak, alışılagelmiş kalıpların dışına &ccedil;ıkarak ele alınmıştır. M&uuml;tevazı bir b&uuml;t&ccedil;eyle hayata ge&ccedil;irilen proje, yerel zanaatk&acirc;rların emeği ve "zanaatkar mimarlık" yaklaşımıyla tasarla-yap pratiğini birleştirmektedir. &Uuml;&ccedil;gen formdaki eğimli arazide konumlanan yapı, yerellik ilkesine bağlı kalarak, kullanıcılarının ihtiya&ccedil;larına ve mek&acirc;nsal ge&ccedil;irgenliğe &ouml;ncelik veren esnek bir tasarım dili benimsemiştir.</p> <p>İki yolun kesişim noktasında konumlanan yapı, kot farkından yararlanarak hem &uuml;st hem alt bah&ccedil;eye a&ccedil;ılmakta, her kottan deniz manzarasına h&acirc;kim geniş a&ccedil;ıklıklarıyla &ccedil;evresiyle g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir bağ kurmaktadır. Kolaj mimarisi anlayışıyla ele alınan projede, &uuml;&ccedil; k&uuml;tle formu, yapıyı kullanıcılarıyla birlikte denize y&ouml;nlendiren bir kompozisyon oluştururken, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği destekleyen pasif tasarım stratejileriyle mek&acirc;nlar doğal ışık ve havalandırmadan maksimum d&uuml;zeyde faydalanmaktadır. Geleneksellik ile &ccedil;ağdaş tasarımın harmanlandığı i&ccedil; mek&acirc;nda, geleneksel T&uuml;rk evlerinin "hayat" olarak bilinen merkezi yaşam alanı referans alınmış, bu alan galeri boşlukları ve farklı kot ilişkileriyle zenginleştirilmiştir. &Uuml;st kat sirk&uuml;lasyon elemanları (k&ouml;pr&uuml; ve merdivenler) mek&acirc;nsal akışkanlık sağlayarak dinamik perspektifler yaratırken, kullanıcı deneyimini &ccedil;eşitlendiren &ccedil;&ouml;z&uuml;mler sunmaktadır. Isıtması yerden ısıtma olarak uygulanmış bu ev, kullanıcının isteği dahilinde kestane kızartılabilcek bir sobayı da kurgusunda barındırmaktadır.</p> <p>Statik projenin kısıtlayıcılığına rağmen, tasarımda esneklik &ouml;n planda tutularak, 'Kendin Yap' &ccedil;&ouml;z&uuml;mleriyle erişilebilir ve toplum i&ccedil;in mimarlık anlayışını benimseyen bir proje oluşturulmuştur. Artan donatılardan korkuluklara, drenaj sularından bah&ccedil;e sulamaya, atık metallerden galerı boşluğu aydınlatmasına, &ccedil;atı elemanlarının sarı renge boyanmasına...</p> <p>Mimar egolarının geri plana atıldığı bu s&uuml;re&ccedil;te, kullanıcılar ve mek&acirc;nın kendisi başrolde yer almış, &ouml;zellikle de beş kedinin ihtiya&ccedil;ları g&ouml;zetilerek tasarım kararları şekillendirilmiştir. Deprem riski g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınarak, zemin analizleri doğrultusunda sağlam zemine ulaşan bir temel sistemi uygulanmış, taşıyıcı sistem y&uuml;kleri galeri boşlukları ile hafifletilerek rijit bir str&uuml;kt&uuml;rel denge sağlanmıştır. Yapının karakteristik kimliği, dış cephede trapez sac kaplama ile vurgulanmış, beyaz tonları, metal ve ahşap kombinasyonu ile sıcak, sade ve doğal bir atmosfer yaratılmıştır. I&ccedil; mekandan okunabilen &ccedil;atı elemanları sarı renkle vurgulanmıştır. Bu vurgulama yoldan ge&ccedil;en insanlarla etkileşim sağlamaktadır.</p> <p>Herkes i&ccedil;in mimarlık anlayışıyla geliştirilen FC Evi, tasarım ve inşa s&uuml;recinde yerel zanaatk&acirc;rlarla, kullanıcının ve tasarımcılarıyla iş birliği yapılarak, ulaşılabilir ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir model ortaya koymaktadır.</p> Sat, 02 May 2026 16:03:16 EEST O2 O3 Villaları http://www.arkiv.com.tr/proje/o2-o3-villalari/15276 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/o2-o3-villalari/O2-O3 villaları_fotograf1.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : StudioKA<br><br>StudioKA tarafından tasarlanan O2 - O3 Villaları, Bursa'da yer alıyor. <br><br><p>İnsanoğlunun bir kirlilik sorunu yok; bir tasarım sorunu var. Eğer insanlar &uuml;r&uuml;nleri, aletleri, mobilyaları, evleri, fabrikaları ve şehirleri en başından itibaren daha akıllıca tasarlayabilselerdi, atık, kirlilik ya da kıtlık a&ccedil;ısından d&uuml;ş&uuml;nmelerine bile gerek kalmazdı. İyi tasarım bolluğa, sonsuz yeniden kullanıma ve zevke olanak tanıyacaktır." &ndash; The Upcycle, 2013.</p> <p>Bursa'nın Bademli b&ouml;lgesinde site i&ccedil;erisinde yer alan aynı tipteki O2 ve O3 villaları ev sahiplerinin isteği &uuml;zerine bir b&uuml;t&uuml;n i&ccedil;inde Upcycle (ileri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m) s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik projesi olarak ele alınmıştır. 40 sene &ouml;ncesinin yapım tekniği ve tasarım kararları ile &uuml;st &uuml;ste d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lerek oturtulmuş kare bir plan &uuml;zerine kurulmuş &ccedil;ift katlı villalar, karbon ayak izlerini minimuma indirmek i&ccedil;in taşıyıcı sistemleri korunarak, g&uuml;&ccedil;lendirilerek, d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lerek ve yeni eklentilerle sade, zamansız ve fonksiyonel yeni bir mek&acirc;n kurgusu ile yeniden tasarlanmıştır.</p> <p>Aynı yapı tipi olmasına karşın birbirinden kopuk bir şekilde tasarlanan O2 ve O3 villaları ev sahiplerinin isteği &uuml;zerine tek bir proje halinde ele alınmıştır. Peyzajda sınırı belirleyen ayırıcı duvar kaldırılarak bu iki yapının bah&ccedil;esi tek bir b&uuml;t&uuml;n halinde d&uuml;zenlenmiş ve cephelere yapılan m&uuml;dahaleler ile yapılar arasında dil birliği sağlanmıştır. Aynı taşıyıcı sisteme sahip olan bu yapılarda ev sahiplerinin ihtiya&ccedil;ları ve istekleri doğrultusunda farklı m&uuml;dahaleler ger&ccedil;ekleştirilmiş ve iki yapı mek&acirc;nsal kurgu olarak farklılaştırılmıştır. İ&ccedil; mekanların birbirleriyle ve peyzajla olan ilişkilerini g&uuml;&ccedil;lendirmek adına peyzaj kurgusunda, taşıyıcı sistemde ve mek&acirc;n akışında d&uuml;zenlemeler yapılmıştır.</p> <p>Yaşam kalitesi a&ccedil;ısından elverişsiz bir y&uuml;kseklikte olan bodrum katını yaşam alanına &ccedil;evirmek ve bah&ccedil;eyi de yaşam alanının bir par&ccedil;ası yapmak i&ccedil;in yapılar askıya alınarak var olan taşıyıcılar daha d&uuml;ş&uuml;k kottaki yeni bir radye temel &uuml;zerine yeniden oturtulup, g&uuml;&ccedil;lendirilmiş ve bodrum katı y&uuml;kseltilmiştir.</p> <p>O2 villasında bodrum kata taşınan yaşam alanının &ouml;n bah&ccedil;e ile ilişkisini g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in sadece bu kotta iki yanında betonarme ek yapılarak yeni mekanlar eklenmiş ve ayrıca bah&ccedil;eye bakan mevcut cephe b&uuml;t&uuml;n yapı boyunca bah&ccedil;eye doğru yine ek bir betonarme ile ilerletilerek b&uuml;t&uuml;n katlarda yeni mek&acirc;nların oluşmasına olanak sağlanmıştır.</p> <p>O3 villasında ise mevcut betonarme taşıyıcı sistem g&uuml;&ccedil;lendirilerek bu sisteme eklenen yeni iki katlı bir &ccedil;elik yapı kurgulanmıştır. &Ccedil;elik yapının zemin kotunda bir arka i&ccedil; bah&ccedil;e tasarlanmış ve villanın ana yaşam alanı ise bu arka i&ccedil; bah&ccedil;eye kullanacak ve havuzun olduğu &ouml;n i&ccedil; bah&ccedil;eye bakacak şekilde konumlandırılmıştır. &Ccedil;elik yapının bodrum kotunda ise bu kottaki bah&ccedil;e ve havuzla ilişkilenen kapalı, ikinci bir yaşam alanı bulunmaktadır. Bu bodrum yaşam alanının akışı ev sahibinin isteği &uuml;zerine yapı i&ccedil;indeki mek&acirc;nsal akıştan izole edilmiştir.</p> <p>İki yapıdaki ana yaşam alanlarının farklı kotlarda ve y&ouml;nlerde konumlandırılması ile villalar arasında mahremiyet sağlanmıştır. Bu yapılarda ana yaşam alanları mek&acirc;nsal kurguda merkez alınmış ve t&uuml;m diğer mekanlar mahremiyet hiyerarşisi g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak ana yaşam alanının etrafında birbirine eklemlendirilmiştir.</p> <p>Projenin her &ouml;l&ccedil;ekteki kararında olabildiğince yalınlaştırma fikri hakimdir. Bu durum yapıların hem teknik kararlarında hem mek&acirc;nsal kurguda hem de malzeme kararlarında kendini g&ouml;sterir. Havalandırmayı ve soğutmayı sağlayacak hi&ccedil;bir mekanik sistem kullanılmamış, cephedeki tasarım kararları ile i&ccedil; mek&acirc;na alınan ışık ve ısının kontrol&uuml; sağlanmıştır. Yine benzer bir refleks ile a&ccedil;ık plan fikri benimsenmiş ve i&ccedil; mekanlarda mekanları birbirinden kopartacak ayırıcılar m&uuml;mk&uuml;n olduğunca azaltılmıştır ve b&ouml;ylece doğal hava akışı minimum seviyede b&ouml;l&uuml;nmesi ama&ccedil;lanmıştır. Bu yalın mek&acirc;n kararını desteklemek i&ccedil;in karmaşadan uzak doğal malzemeler ve minimalist tefriş se&ccedil;imleri ile zamansız bir i&ccedil; mek&acirc;n dili ama&ccedil;lanmıştır. Kullanıcıya her t&uuml;rl&uuml; karmaşadan uzak sakin bir mek&acirc;n deneyimi sunan bu yapılar ile, ev sahiplerinin burada nesiller boyunca konforlu bir şekilde yaşamasını hedeflenmiştir.</p> Sat, 02 May 2026 15:54:04 EEST Nef Gölköy http://www.arkiv.com.tr/proje/nef-golkoy/15275 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/nef-golkoy/001_edÖYK.jpg.jpeg" width="750" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : EAA-Emre Arolat Architecture<br><br>Emre Arolat Architecture tarafından tasarlanan Nef Gölköy, Bodrum'da yer alıyor. <br><br><p>G&ouml;lk&ouml;y Evleri'nin tasarım s&uuml;recini belirleyen en &ouml;nemli fakt&ouml;rler, evlerin i&ccedil;inde yer aldığı bağlamın &ouml;ncelikli &ouml;zellikleri ve konumlanacakları araziyle kurulması s&ouml;z konusu olan ilişkiler olarak &ouml;ne &ccedil;ıktı. Bununla bağlantılı olarak birimlerin yerleşim stratejisi arazideki olgun ağa&ccedil;ları, zengin kaya oluşumlarını ve topografik &ouml;zellikleri koruyarak b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli m&uuml;dahalelerden ka&ccedil;ınma ana fikriyle şekillendi.<br />Yapıların t&uuml;m&uuml;, denizden bakıldığında &ouml;n plana &ccedil;ıkmaktansa doğal dokuyla hemhal olmayı hedefleyen bir yaklaşımla ele alındı. Alt katlar, arazinin izin verdiği boşluklara, ancak her defasında tam da o boşluğun formuna uygun bir şekilde usulca yerleşen platformlar olarak ele alındı. Genellikle yaşam alanlarının konumlandırıldığı bu zeminlerin, etrafındaki zengin doğal dokuyla kaynaşması, hatta zaman ge&ccedil;tik&ccedil;e d&uuml;ped&uuml;z hemhal olması hedeflendi. &Uuml;st katlar ise Akdeniz vernak&uuml;lerinin g&ouml;receli daha belirgin prizmatik kitlelerinin par&ccedil;alı bir dille kompoze edilmesi fikriyle ele alındı. Bu yaklaşımla, farklı y&ouml;nlerde ve kotlarda elde edilen a&ccedil;ık ve yarı a&ccedil;ık alanların g&uuml;n&uuml;n farklı zamanlarında alternatif kullanımlar sağlaması planlandı. Bu yerleşim şekli, her birimin kesintisiz bir deniz manzarasına a&ccedil;ılmasını sağlarken bu yaklaşımın bir par&ccedil;ası olan par&ccedil;alı tasarım dili, doğal ve dokulu bir malzeme paletinin kullanımıyla zenginleştirildi. Bu paletin ana malzemelerini, &ccedil;eşitli renkleri ve dokularıyla doğal taş, ahşap ve &ccedil;ıplak beton oluşturdu.<br />Denize bakan yaşam alanlarının cepheleri, g&ouml;rsel bir diyaloğun kurulması amacıyla kesintisiz bir şekilde manzaraya a&ccedil;ıldı. Farklı birimlerin arazinin topografyasını bozmayacak şekilde yerleşmesi ve bulundukları doğa par&ccedil;asına sorunsuz bir bi&ccedil;imde entegre olmaları i&ccedil;in her birinin yerleşim şekli defalarca et&uuml;t edildi. Bu strateji sayesinde, &ouml;zellikle denizden bakıldığında, yapıların mevcut doku i&ccedil;erisinde erimesi ve arazi i&ccedil;inde olabildiğince kaybolması sağlanabildi.</p> Sat, 02 May 2026 15:51:12 EEST Armada Foods http://www.arkiv.com.tr/proje/armada-foods/15273 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/armada-foods/Udesign- Armada Foods (1).jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Udesign Mimarlık<br><br>Udesign Mimarlık tarafından tasarlanan Armada Foods, Mersin'de yer alıyor. <br><br><p>Tarsus 3. Organize Sanayi B&ouml;lgesi'nde, &uuml;retim tesisinin bir par&ccedil;ası olarak konumlanan Armada Foods Ofis Binası, &ccedil;ağdaş mimari anlayışıyla şekillendirilmiş, işlevsellik ve estetiği &ouml;n planda tutan bir &ccedil;alışma ortamı sunmaktadır.</p> <p>Mekansal kurguda, fonksiyonellik ve ergonomi unsurları titizlikle ele alınarak ferah ve aydınlık bir atmosfer oluşturulmuştur. &Ccedil;alışanların etkileşimini artıran, iş s&uuml;re&ccedil;lerini verimli kılan bu yaklaşım, aynı zamanda i&ccedil; mekan organizasyonunda sosyal bağları g&uuml;&ccedil;lendiren bir ortam yaratmayı hedeflemiştir.</p> <p><strong>Genel Konsept ve Tasarım Anlayışı</strong></p> <p>Tasarımın temel &ccedil;ıkış noktalarından biri, Mersin'in sıcak iklim koşullarına uyum sağlamak ve i&ccedil; mekan konforunu maksimize etmektir. Bu bağlamda, bina k&uuml;tlesi i&ccedil;erisinde &ccedil;eşitli i&ccedil; boşluklar oluşturularak, doğal ışığın ve hava akımının i&ccedil; mekanlara etkin bir şekilde ulaşması sağlanmıştır.</p> <p>Ofis girişi, geri &ccedil;ekilerek tasarlanmış ve birinci kat d&ouml;şemesi sa&ccedil;ak etkisi yaratarak, kullanıcıları karşılayan korunaklı bir ge&ccedil;iş alanı oluşturmuştur. B&ouml;ylece giriş alanı, hem fiziksel hem de g&ouml;rsel olarak tanımlanmış, binanın k&uuml;tlesel dengesiyle uyumlu bir bi&ccedil;imde ele alınmıştır.</p> <p>B&uuml;nyesinde barındırdığı i&ccedil; boşluklar, monoblok k&uuml;tlenin durağan yapısını kırarak cephe y&uuml;zeyini artırmış ve b&ouml;ylece g&uuml;n ışığının daha homojen dağılımını sağlamıştır. Aynı zamanda bu boşluklar, yalnızca birer aydınlatma elemanı değil, sosyal etkileşimi teşvik eden avlular olarak işlev g&ouml;rmektedir.</p> <p><strong>İ&ccedil; Mekan Organizasyonu ve Kullanıcı Deneyimi</strong></p> <p>Mekansal organizasyonda akışkanlık ve işlevsellik &ouml;n planda tutulmuştur. Zemin kat, karşılama alanı, spor salonu, teknik hacimler ve depo birimlerine ayrılmıştır. Birinci katta ise &ccedil;alışma alanları, toplantı odaları ve &ccedil;eşitli sosyal donatılar konumlandırılmıştır.</p> <p>Toplantı odaları ve sosyal alanlar, bina i&ccedil;erisindeki i&ccedil; boşlukları &ccedil;evreleyecek şekilde d&uuml;zenlenmiş olup, doğrudan g&uuml;n ışığından faydalanmaktadır. &Ccedil;alışma alanları ise a&ccedil;ık ofis d&uuml;zeninde, sosyal alanları merkez alan kanat formunda yerleştirilmiştir. Bu planlama, &ccedil;alışanlar arasında iletişimi g&uuml;&ccedil;lendirirken, sosyal donatıları ortak bir buluşma noktası olarak konumlandırarak mekansal bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k oluşturmuştur.</p> <p><strong>Cephe Tasarımı ve İklimsel Duyarlılık</strong></p> <p>Cephe tasarımında g&ouml;lgeleme ve ışık kontrol&uuml; &ouml;n planda tutulmuş, işlevselliği estetik bir dille harmanlayan &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştirilmiştir. Binanın birinci katında, cephe boyunca uzanan geniş teras alanı, i&ccedil; mek&acirc;na dengeli bir ışık girişi sağlarken, g&uuml;neşin etkisini kırarak g&ouml;lgeleme işlevi g&ouml;rmektedir.</p> <p>Teras &ccedil;evresinde konumlandırılan dikey g&uuml;neş kırıcı elemanlar, cephe b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bozmadan yapının estetik kimliğine katkı sağlayan hareketli bir unsur olarak &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır. Bu elemanlar, binaya dinamik bir ritim kazandırırken, aynı zamanda i&ccedil; mek&acirc;n konforunu artıran iklimsel bir filtre g&ouml;revi &uuml;stlenmektedir.</p> <p>Sonu&ccedil; olarak, Armada Foods Ofis Binası, iklimle uyumlu tasarım prensiplerini benimseyen, &ccedil;alışan konforunu artıran ve şirketin vizyonunu mekana yansıtan &ccedil;ağdaş bir iş ortamı sunmaktadır.</p> Fri, 01 May 2026 16:27:28 EEST Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi http://www.arkiv.com.tr/proje/backhaus-uretim-ve-yonetim-tesisi/15272 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/backhaus/EKAP4134_bhsW.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Iglo Architects<br><br>Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi'nin tasarımı Iglo Architects'e ait.<br><br><p>Ayazağa, ge&ccedil;mişte g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir sanayi merkezi olarak bilinirken, son yıllarda artan ofis ve konut gelişimleriyle birlikte yeni bir kimlik kazanmaktadır. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;recinde, Backhaus &uuml;retim ve y&ouml;netim tesisi, b&ouml;lgenin end&uuml;striyel mirasını hatırlatan bir yeniden işlevlendirme projesi olarak yer almaktadır. Başlangı&ccedil;ta tekstil sekt&ouml;r&uuml;ne hizmet vermek amacıyla inşa edilen mevcut yapı, yapılan kapsamlı yenileme &ccedil;alışmalarıyla gıda işleme sekt&ouml;r&uuml;ne uygun hale getirilmiştir. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;recindeki temel hedef, mevcut yapıya minimum m&uuml;dahale ile, gıda sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n gerektirdiği y&uuml;ksek hijyen standartlarını karşılayan bir &uuml;retim tesisi oluşturmaktır.</p> <p>Yapının mimarisinde kullanılan end&uuml;striyel malzemeler ve tasarım dili, b&ouml;lgenin g&uuml;&ccedil;l&uuml; sanayi ge&ccedil;mişine bir referans niteliğindedir. Cephede kullanılan bu end&uuml;striyel malzemeler, yapının Ayazağa'da artan konut ve ofis dokusu i&ccedil;erisinde dikkat &ccedil;ekmesini sağlarken, aynı zamanda yapının sanayi kimliğini &ouml;ne &ccedil;ıkarmaktadır. Yapı, sanayi k&ouml;kenini kaybetmeden b&ouml;lgenin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne uyum sağlayan, end&uuml;striyel kimliği g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılan bir mimari unsur olarak &ouml;n plana &ccedil;ıkmaktadır.</p> <p>Tesisin tasarımında, &ccedil;evresindeki sınırlı a&ccedil;ık alanlar &ouml;nemli bir kısıttır. Sevkiyat ve mal kabul işlemlerinin ana yol &uuml;zerinde konumlandırılması, ara&ccedil; giriş-&ccedil;ıkışlarını rahatlatmakta ve y&uuml;kleme boşluklarını etkin bir şekilde kullanmayı sağlamaktadır. Bu operasyonel alanlar, yoğun saatlerde dahi işlevsel olarak &ccedil;alışabilecek şekilde optimize edilmiştir. Bununla birlikte, kullanıcı ve ziyaret&ccedil;i girişi, daha sakin ve davetkar bir deneyim sunmak amacıyla Ayazağa Deresi kıyısında, tesisin arka tarafında yer almıştır. Girişin bu konumda yer alması, operasyonel s&uuml;re&ccedil;lerden izole edilmiş daha huzurlu bir alan oluşturmakta ve yapının doğal &ccedil;evre ile ilişkisini g&uuml;&ccedil;lendiren bir tasarım unsuru olarak &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır.</p> <p>Yapının d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; s&uuml;recinde, mevcut taşıyıcı sistem ve yapı kabuğu b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de korunmuştur. Bu koruma, maliyet verimliliği sağlarken, yapının sanayi kimliğini s&uuml;rd&uuml;rebilmesine olanak tanımıştır. Ancak, gıda işleme tesislerinde zorunlu olan y&uuml;ksek hijyen standartlarına uygunluk a&ccedil;ısından i&ccedil; mek&acirc;nda bazı kritik m&uuml;dahaleler yapılmıştır. Zemin, duvar ve tavan kaplamaları, gıda g&uuml;venliği standartlarına uygun, kolay temizlenebilir, kimyasal direnci y&uuml;ksek, antibakteriyel &ouml;zelliklere sahip hijyenik malzemelerle yenilenmiştir. Yapıya entegre edilen havalandırma ve iklimlendirme sistemleri, havadaki partik&uuml;l yoğunluğunu en aza indiren &ouml;zel filtreleme sistemlerine sahiptir. S&uuml;rekli temiz hava akışı sağlayan bu HVAC sistemi, gıda işleme tesislerinin gerektirdiği hijyen koşullarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. &Uuml;retim s&uuml;re&ccedil;lerinde &ccedil;alışanlar i&ccedil;in hijyen ge&ccedil;iş alanları, giyinme odaları ve steril &ccedil;alışma alanları oluşturulmuştur.</p> <p>Tesiste yer alan yatakhane ve ortak alanlar, tesisin 24 saat &ccedil;alışmasıyla beraber vardiyalı &ccedil;alışan personelin dinlenme ve sosyal ihtiya&ccedil;larını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. &Ccedil;alışanların verimli dinlenme alanlarına erişimi sağlanmış, işlevsel ve konforlu bir &ccedil;alışma ortamı oluşturulmuştur.</p> <p>Tesisinin idari katında yer alan &ccedil;atı ışıklığı, yapının i&ccedil; mek&acirc;nına doğal ışığın derinlemesine n&uuml;fuz etmesini sağlarken, mek&acirc;nda "i&ccedil; sokak" olarak adlandırılabilecek bir alanın yaratılmasında katkıda bulunmuştur. &Ccedil;atıdan gelen doğal ışık, g&uuml;n boyu değişen ışık oyunları ile i&ccedil; mek&acirc;nın dinamizmini artırırken, bu alanın ferahlığını ve a&ccedil;ıklığını vurgular. İ&ccedil; sokak, &ccedil;alışanlar ve ziyaret&ccedil;iler i&ccedil;in bir toplanma, etkileşim ve rahatlama alanı olarak tasarlanmıştır. Ofislerin ve toplantı alanlarının &ccedil;evresinde konumlandığı bu sokak, yapı i&ccedil;inde bir dolaşım ekseni işlevi g&ouml;rerek, idari katın merkezini oluşturur. Bu sokak, kullanıcıların mek&acirc;nda kendilerini y&ouml;nlendirebilecekleri bir merkez olarak algılanır ve &ccedil;alışanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, kısa molalarını ge&ccedil;irebilecekleri ya da farklı birimlerin birbirleriyle etkileşime girebileceği bir ortak alan sunar. &Ccedil;atı ışıklığı, bu alanın ruhunu tanımlayan en &ouml;nemli unsurdur.</p> Fri, 01 May 2026 15:04:01 EEST Casa Solis http://www.arkiv.com.tr/proje/casa-solis/15271 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/casa-solis/BAD-CasaSolis01_ZMY.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : BAD-Başak Akkoyunlu Design<br><br>Casa Solis, İzmir'in popüler tatil beldesi Çeşme'de yer alan ve BAD-Başak Akkoyunlu Design tarafından özenle tasarlanmış bir yaz evidir. <br><br><p>Bu villa, d&ouml;rt tarafı yol ile &ccedil;evrili olan 1.033m&sup2; bir parsel üzerine inşa edilmiştir. İnanılmaz güzellikteki manzaralara a&ccedil;ılan batı ve güney cepheleriyle &ouml;ne &ccedil;ıkan villa, halihazırda boş olsa da ileride yerleşim alanı olarak gelişecek olan kuzey cephesi ve ana yoldan g&ouml;rünür olan doğu cephesine sırtını d&ouml;nmüştür. barındırdığı modern olanakları ve zarif tasarımı ile Casa Solis, sofistike bir yaşamın simgesi olarak durmaktadır. Casa Solis, fonksiyonel olarak net bir şekilde ayrılmış iki ana kitleden oluşur: tek katlı yaşam alanları ve ü&ccedil; katlı yatak odaları.</p> <p>Batı ve güney cephelerine a&ccedil;ılan yaşam alanları, i&ccedil;inde geniş bir kiler bulunan mutfak ile yüksek tavanlı ve ş&ouml;mineli salon gibi &ouml;zellikleriyle dikkat &ccedil;eker. Güney cephesindeki kitlesel geri &ccedil;ekilme, kuzey ve batı rüzgarlarında daha konforlu bir oturma alanı yaratmak i&ccedil;in düşünülmüştür ve &ouml;ne &ccedil;ıkan salon kitlesi bu oturma alanını batı güneşinden de korur. Villanın geniş sa&ccedil;aklı 75m&sup2; büyüklüğündeki terasında bir dış mutfak tezgahı ve bu tezgahın arkasında bah&ccedil;eden ulaşılan bir depo ve duş alanı bulunur. Doğuda bu kitle üzerine oturan geniş sa&ccedil;ak, batıda, projenin adını da veren, güneş batışı ile bütünleşen dairesel bir kolon ile taşınmaktadır. Alt kotta bulunan sonsuzluk havuzu, terasla aynı malzeme ile kaplanmış terastan güneşlenme alanına inen merdivenlerin havuzun i&ccedil;ine de devam etmesiyle havuz, güneşlenme alanı ve terasın bütünlük i&ccedil;inde algılanması sağlanmıştır. Bah&ccedil;eye, brüt beton bah&ccedil;e duvarındaki garaj ya da yaya kapılarından giriş yapılmaktadır. İki ara&ccedil;lık park yerinin yanında yer alan teknik hacimde klima dış üniteleri ve jenerat&ouml;r bulunmaktadır. Brüt beton bah&ccedil;e duvarları, manzara tarafında bah&ccedil;eden 50 cm yükseklikte tutularak şeffaf cam korkuluk ile tamamlanmıştır. Doğu cephesinde ise yolun düşük kotta olmasından faydalanılarak mahremiyeti bozmayacak şekilde duvarlar 110 cm yükseklikte bitirilmiştir. Doğu cephesi boyunca evin giriş kapısına kadar uzanan geniş saksı, giriş peyzajının yapının bir par&ccedil;ası gibi algılanmasını sağlamaktadır.</p> <p>Evin i&ccedil;ine kadar uzanan iroko tavanlı sa&ccedil;ak, yaşama ve yatak odalarını ayıran hole giriş yapılmasını sağlar. Sa&ccedil;ak ile aynı dokuda kaplanmış geniş pivot kapıdan hole girildiğinde, Sakız Adası manzarasını &ccedil;er&ccedil;eveleyen bir a&ccedil;ıklık ile karşılaşılır. Bah&ccedil;e giriş kapısından ev giriş kapısına kadar uzanan doğal taş kaplı yol ile salon ve mutfak &ouml;nündeki ana terasa da eve girmeden ulaşılmaktadır. Ayrıca; bah&ccedil;enin kuzeybatı k&ouml;şesinde, otopark alanından da direkt ulaşılabilen bir sabit oturma alanı ikincil bir yaşam alanı olarak tasarlanmıştır. Holün solunda, aralarında bir servis penceresi bulunan kilerli mutfak ve d&ouml;rt metre yüksekliğindeki salon yer alır. Salon, doğrudan &ccedil;imen alana ve manzaraya a&ccedil;ılan yüksek doğrama &ouml;nündeki yemek alanı ve geniş oturma alanı ile dikkat &ccedil;eker. Holün sağında ise yatak odaları kitlesi bulunmaktadır. Tamamı kendi banyosuna sahip yatak odaları manzaraya y&ouml;nelmiştir ve her yatak odasının dış mekana erişimi bulunmaktadır. Servis alanları, doğu cephesinden lameller ile mahremiyet sağlanarak ışık ve hava alır. Holün sağında ise zemin katta ikisi de kendi teraslarına a&ccedil;ılan, bir banyolu misafir odası ve banyo ve giyinme odalı ebeveyn odası, üst katta ise 2 adet banyo ve giyinme odalı oda yer alır. &Uuml;st kattaki her iki yatak odası da &Ccedil;eşme'nin huzurlu manzaralarının keyfini &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in mükemmel olan &ouml;zel balkonlara erişim sunar. Yatak odaları kütlesinde bulunan merdiven ile ulaşılan bodrum katta teknik hacim, depo ile kuranglez ile hava ve ışık alan &ccedil;amaşır odası ve banyolu yardımcı odası bulunmaktadır.</p> <p>Malzeme se&ccedil;imlerinde dış cephede iri dokulu sıva ile ağırlıklı olarak Ege B&ouml;lgesi'nden sağlanmış dokulu doğal taş tercih edilmiş, i&ccedil;eride ise soluk renkli lamine parke ve tek tip bej seramik kullanılmıştır. Salon, mutfak ve merdiven kitlesinin cephesinde kullanılan, Denizli'den proje i&ccedil;in &ouml;zel olarak se&ccedil;ilmiş a&ccedil;ık renk croscut traverten honlu ve dolgusuz bir şekilde kullanılmış, cepheler haricinde i&ccedil; mekanda da holdeki kapı s&ouml;veleri ve salonda sanat eseri sergilenmesi düşünülen yüksek duvar, yerdeki masif ahşap parkelerin &ccedil;er&ccedil;evesinde kullanılmıştır. Bu traverten, taraklı bazalt ile birlikte cephede kullanılarak yaşam alanlarına estetik bir dokunuş katmıştır. Ş&ouml;mine i&ccedil;in se&ccedil;ilen doğal taş (Claros, Menderes) ise giriş holünün d&ouml;şemesinde cephede kullanılan traverten ile birlikte kullanılmıştır.</p> Fri, 01 May 2026 14:56:06 EEST Haliç 1. Bölge, Eminönü Meydanı Kentsel Düzenlemesi http://www.arkiv.com.tr/proje/halic-1-bolge-eminonu-meydani-kentsel-duzenlemesi/15270 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/eminonu-meydani/FREA_Halic_Photos (1).jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : FREA,M Design<br><br>FREA Mimarlık ve M Design tarafından tasarlanan "Haliç 1. Bölge, Eminönü Meydanı Kentsel Düzenlemesi", Eminönü-Fener arası Haliç kıyısında yer alıyor. <br><br><p><strong>Hali&ccedil;'in Kaybolan Sur Kapıları ve Tarihi İskelelerini Yeniden Hatırlatan, "Der-Zemin"de İyi Ulaşım Ağlarını Kuran Bir Kamusal Alan &Ouml;nerisi:</strong></p> <p><strong>Alternatif 1: Hali&ccedil; 1. B&ouml;lge, Emin&ouml;n&uuml; Meydanı Kentsel D&uuml;zenlemesi</strong></p> <p>İstanbul Stratejik Planı ışığında katılımcı s&uuml;recin bir par&ccedil;ası olarak Hali&ccedil; kıyıları i&ccedil;in &ouml;n se&ccedil;imli bir yarışma d&uuml;zenlendi. "İstanbul Senin, Hali&ccedil; Kıyıları Tasarım Yarışması"nda, Hali&ccedil; 1. B&ouml;lge (Emin&ouml;n&uuml;-Fener Kıyıları) i&ccedil;in FREA tarafından hazırlanan master plan Birincilik &Ouml;d&uuml;l&uuml;ne değer g&ouml;r&uuml;ld&uuml; ve &ouml;neri kentsel tasarım uygulamaya alındı. "Der-Zemin" adlı projede, Hali&ccedil;'in doğasında yer alan kıyıya ait olma hissinin, yeni &uuml;retilecek ya da iyileştirilecek kullanıcı senaryolarıyla yeniden form&uuml;le edilmesi yoluyla yaya s&uuml;rekliliğinin sağlanması hedeflendi. Dolayısıyla İstanbul'un en &ouml;nemli kamusal alanlarından biri olan Emin&ouml;n&uuml; ile Unkapanı arasındaki b&ouml;lgenin tarihi ve k&uuml;lt&uuml;rel kimliğinin g&uuml;&ccedil;lendirilmesi i&ccedil;in kalıcı kentsel tasarım uygulamaları plan doğrultusunda ger&ccedil;ekleştirildi.</p> <p>Hali&ccedil; 1. B&ouml;lge'nin 1. Odağı olan "Emin&ouml;n&uuml; Meydanı Kentsel D&uuml;zenlemesi" ise, Hali&ccedil;'in tarihi ve end&uuml;striyel yapılarını &ouml;ne &ccedil;ıkaran, kaybolan sur kapıları ve tarihi iskelelerini yeniden hatırlatan, "der-zemin"de iyi ulaşım ağlarını kuran, canlı bir kıyı yerleşimi kimliğine kavuşturan bir kamusal alan uygulamasıdır. Hali&ccedil; g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar dar etkileşimin sınırları dikkate alınarak par&ccedil;acıl kentsel m&uuml;dahalelere uğramıştır. Bu yaklaşımla oluşan i&ccedil; sınır, yol, kıyı ve topoğrafya ciddi anlamda bir eşik oluşturmuştur. Bu nedenle Hali&ccedil; kıyı alanı, "der-zemin" anlayışıyla mevcut kente eklemlenerek geliştirilmiştir. Emin&ouml;n&uuml; Meydanı'nda, Hali&ccedil; kıyısı boyunca yoğunlaşan tarihi ve end&uuml;striyel yapılara saygılı bir d&uuml;zenleme yapılmış; kıyı bandı yeniden d&uuml;zenlenerek kentli kullanımına giren yaşayan ve yaşatan mek&acirc;nlar elde edilmiş; insan-tarih-doğa ilişkisi Hali&ccedil;'in tarihi değerleri korunarak g&uuml;&ccedil;lendirilmiştir.</p> Thu, 23 Apr 2026 18:50:39 EEST Statera Şarap Tadım Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/statera-sarap-tadim-evi/15269 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/statera/000051.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık<br><br>Statera Şarapları için Urla Özbek Mahallesi'nde üzüm bağlarına yakın bir bölgede üretim tesisi ve tadım evi tasarım projesi. Projenin tasarımı Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık'a ait. <br><br><p>Statera Şarapları i&ccedil;in Urla &Ouml;zbek Mahallesi'nde &uuml;z&uuml;m bağlarına yakın bir b&ouml;lgede &uuml;retim tesisi ve tadım evi tasarım projesidir. 55 d&ouml;n&uuml;ml&uuml;k bir arazide &uuml;z&uuml;m bağları ve şarap &uuml;retimi &uuml;zerine &ccedil;alışan ve bir s&uuml;re &ouml;nce orada yaşamaya başlayan işveren, esnek, işlevsel ve estetik bir yapı tasarlamamızı istedi. Şarap &uuml;retiminde istediği sonucu alamazsa bu yapıyı kolaylıkla s&ouml;k&uuml;p ortadan kaldırmak istiyordu.</p> <p>Mekan tamamıyla br&uuml;t betondan oluşan bir &uuml;retim yapısı olarak tasarlandı. Bir rampayla inilen bodrum katta &uuml;retim s&uuml;recinin &uuml;z&uuml;m işleme, fermente etme, olgunlaştırma ve şişeleme gibi aşamaları hayata ge&ccedil;iyor. Bu bazanın &uuml;zerinde &ccedil;elik konstr&uuml;ksiyonla oluşmuş bir tadım mekanı konumlandırıldı. Bodrumdaki &uuml;retim mekanından, &uuml;stteki tadım alanına fı&ccedil;ıların bulunduğu depolama alanından ge&ccedil;en d&ouml;ner bir &ccedil;elik merdivenle ulaşılıyor. &Uuml;stteki yapı &ccedil;elik kolonlarla birlikte sağır dolgu taş duvarlar ve bunları bağlayan beton hatıllardan oluşturuldu.</p> <p>Şarap &uuml;retimi sıcaklık ve nem kontrol&uuml; gerektiren bir s&uuml;re&ccedil; olduğu i&ccedil;in mekanın iklimlendirmesi &ouml;zel kriterlere uygun olarak yapıldı.</p> <p>Yapının, aynı b&ouml;lgede yer alan işverenin evi ile benzer tasarım diline sahip olması hedeflendi. Bu nedenle mimar Serhat Akbay imzası taşıyan evin kimliğini devam ettiren taşlar ve farklı detaylar kullanıldı. Yapının bulunduğu coğrafyaya uygunluğu a&ccedil;ısından &ouml;zellikle doğal malzemeler se&ccedil;ildi, b&ouml;ylelikle şarap &uuml;retiminde istenen atmosferin yaratması da sağlandı.</p> Thu, 23 Apr 2026 18:46:30 EEST Remy Global Ofis İç Mekan Projesi http://www.arkiv.com.tr/proje/remy-global-ofis-ic-mekan-projesi/15268 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/remy-global/00.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Kat73<br><br>Remy Global ofis iç mekan projesi, KAT73 tarafından tasarlandı.<br><br><p><em>"Mekan yalnızca fiziksel sınırlarla belirlenmez; onun nasıl kullanıldığı, i&ccedil;indeki ilişkiler, malzemelerin y&uuml;zeyde bıraktığı iz ve hareketin ona kattığı ritimle şekillenir."&nbsp;</em><br />Juhani Pallasmaa</p> <p>Remy Global Ofis İ&ccedil; Mekan Projesi, &uuml;retim ve yaratıcılığı merkezine alan bir tasarım anlayışıyla, kolektif &ccedil;alışma d&uuml;zenini mekansal kurguyla buluşturmayı hedefler.Bu tasarım, ofis kavramını yalnızca bir &ccedil;alışma mekanı olarak değil, aynı zamanda etkileşimi ve esnekliği &ouml;ne &ccedil;ıkaran bir deneyim alanı şeklinde ele alır. Remy Global Ofisi, mekanı harekete ge&ccedil;iren, insan ve mekan ilişkisinin katmanlarını g&uuml;&ccedil;lendiren bir anlayışla kurgulanmıştır.</p> <p>&Ouml;zellikle influencer marketing ve prod&uuml;ksiyon birimlerinin aynı &ccedil;atı altında faaliyet g&ouml;stermesi, mekanın işlevsel b&ouml;l&uuml;nmesinde belirleyici olmuştur. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde, dijital i&ccedil;erik &uuml;retiminin yaygınlaşması ve yaratıcı emeğin &ouml;neminin giderek artması, st&uuml;dyo alanlarının geleneksel ofis tipolojisinde yeni yaratıcı &uuml;retimlerin mekansal karşılığı olarak karşımıza &ccedil;ıkar. Prod&uuml;ksiyon s&uuml;reci i&ccedil;in ayrılan st&uuml;dyo alanı, teknik altyapının gereksinimlerini karşılarken, performans ve etkinliklere de ev sahipliği yapacak şekilde tasarlanmıştır. B&ouml;ylece st&uuml;dyo, yalnızca bir &ccedil;ekim mekanı olmaktan &ccedil;ıkar; ekibin sosyal ve kolektif deneyimlerini destekleyen, &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; bir sahne işlevi &uuml;stlenir. Her t&uuml;rl&uuml; yaratıcı buluşma ve sunumun ger&ccedil;ekleştiği bu st&uuml;dyo, ofisin ana dolaşımına dahil edilmiş bir &ccedil;ekim noktası haline gelir. Bu yaklaşım, farklı disiplinlerden gelen profesyonellerin bir araya gelerek projeleri doğrudan deneyimlemesine ve birlikte &uuml;retmesine imkan tanır.</p> <p>Tasarım s&uuml;recinin erken aşamalarında yapılan analizler, hem &ccedil;alışma ihtiya&ccedil;larını hem de sosyalleşme beklentilerini sentezleyerek mekansal kurguyu bi&ccedil;imlendirmiştir. İnsan ve mekan etkileşiminin verimli olması, kullanıcıların g&uuml;n boyunca mekan i&ccedil;erisinde rahat&ccedil;a hareket etmesine, zaman zaman durup dinlenmesine, gerektiğinde &ccedil;ekilip &ccedil;alışmasına olanak tanıyan bir akış gerektirir. Bu akış, plan d&uuml;zlemindeki yerleşim kararları ile sağlandığı gibi, farklı kotlara ve farklı alanların birbirine bağlanmasına y&ouml;nelik yaklaşım sayesinde de s&uuml;rekli devingen bir deneyim yaratır. &Ouml;rneğin, projede yer alan mavi amfi alanları ile st&uuml;dyo arasında kurulan g&ouml;rsel ve fiziksel ilişki, ekiplerin g&uuml;nl&uuml;k akışta spontan karşılaşmalarına zemin hazırlayarak, i&ccedil; iletişimi kuvvetlendirir. Bu b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l yaklaşım, &ccedil;alışanların ofiste ge&ccedil;irdikleri zamanın kalitesini artırmayı hedefler. Yalnızca işlevsel a&ccedil;ıdan yeterli bir st&uuml;dyo veya &ccedil;alışma b&ouml;l&uuml;m&uuml; tasarlamak yerine, her bir alanın b&uuml;t&uuml;nsellik i&ccedil;erisinde konumlandığı, birbirini beslediği ve desteklediği bir ekosistem oluşturulur. Ekipler, proje ve g&ouml;rev tanımlarına g&ouml;re kimi zaman kapanarak, kimi zaman da a&ccedil;ılarak farklı &ccedil;alışma bi&ccedil;imlerine&nbsp;ihtiya&ccedil; duyarlar. Remy Global Ofisi, bu ihtiyacı mekansal d&uuml;zeyde karşılamak &uuml;zere kurgulanmıştır .</p> <p>Betonun sertliği ile ahşap ayrıntıların sıcaklığını bir araya getiren malzeme se&ccedil;imi, g&ouml;rsel kontrastı pekiştirirken aynı zamanda mekanın genel kimliğini de belirginleştirir. Y&uuml;zeyler arasındaki bu diyalog, kullanıcıların mekana dair algısını &ccedil;eşitlendirir ve mekanın katmanlı yapısını vurgular. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z mimari yaklaşımlarında malzemesel zıtlıklar, mekanın okunabilirliğini g&uuml;&ccedil;lendiren bir unsur olarak kabul edilir. Bu projede de betonun end&uuml;striyel g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;, ahşabın organik dokusuyla dengelenir ve ofisin &uuml;retken, yaratıcı, aynı zamanda da samimi bir atmosfere sahip olmasını sağlar. Perdeler, mekanın ge&ccedil;irgenliğini d&uuml;zenleyen bir unsur olarak hem mahremiyet hem de a&ccedil;ıklık arasında dinamik bir denge sağlar. Alanları b&ouml;lmek yerine; esnekliği, mekanın nasıl algılandığını ve nasıl kullanılacağını yeniden tanımlayarak sunar. Metal y&uuml;zeyler ise, ge&ccedil;işleri ve k&ouml;şeleri vurgulayarak mekansal sınırların net tanımlanmasına yardımcı olur. Farklı seviyelerde d&uuml;zenlenmiş mavi oturma basamakları ve sosyalleşme platformları, kullanıcıların hem bireysel odaklanmaya hem de grup &ccedil;alışmalarına uyum sağlamasına olanak tanır. Ofis i&ccedil;indeki hiyerarşiyi katı bir d&uuml;zen yerine esnek ve &ccedil;ok katmanlı bir deneyim &uuml;zerinden tanımlayan bu amfiler, canlı bir etkileşim zeminine d&ouml;n&uuml;şerek, hem kimlik hem de y&ouml;nlendirme a&ccedil;ısından mekanın okumasını kolaylaştırır. Ofisin giriş b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde yer alan yarı a&ccedil;ık &ccedil;alışma alanı ve sosyal mekan, yalnızca bir karşılaşma noktası değil, aynı zamanda ziyaret&ccedil;ileri ofisin dinamik yapısıyla tanıştıran bir eşiğe d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Burada, girişte yer alan karşılamanın daha da &ouml;tesine ge&ccedil;ilerek, kullanıcılar ya da misafirler i&ccedil;in bir buluşma, iletişim ve paylaşım alanı kurgulanmıştır. Mutfakla b&uuml;t&uuml;nleşik olan bu alan, hızlı buluşmalar, gayriresm&icirc; g&ouml;r&uuml;şmeler veya kısa molalar i&ccedil;in ideal bir d&uuml;zen sunar. Aynı zamanda st&uuml;dyo ve diğer birimlerle arasındaki dolaşımı da kolaylaştırarak, ofis i&ccedil;indeki etkileşimin kesintisiz s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesine imkan tanır. Bu yaklaşım, geleneksel resepsiyon mantığının &ouml;tesine ge&ccedil;erek, mekanın kullanıcılarını i&ccedil;eriye buyur eden sosyal bir "karşılama sahnesi" oluşturur.</p> <p>Sonu&ccedil; olarak, Remy Global Ofisi yalnızca bir iş yeri değil; &ccedil;alışma, &uuml;retim, sosyalleşme ve performans s&uuml;re&ccedil;lerini aynı &ccedil;atı altında harmanlayan bir sistem olarak hayata ge&ccedil;irilmiştir. Fiziksel sınırları işlevsel olarak tanımlarken, esnek kullanım senaryolarını destekleyen bir mekan anlayışı benimsenmiştir. Ofisin tamamında hissedilen ritmik akış, etkileşimi teşvik ederken, her kullanıcının ofise kendi &ccedil;alışma bi&ccedil;imini yansıtmasına fırsat tanır. B&ouml;ylece mekan, ihtiya&ccedil; ve beklentilerin s&uuml;rekli değiştiği g&uuml;n&uuml;m&uuml;z &ccedil;alışma k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne yanıt veren, yaşayan bir b&uuml;t&uuml;n haline gelir. Bu b&uuml;t&uuml;n halinde, her k&ouml;şe ve her basamak, kullanıcıların potansiyel etkileşimlerine sahne olabilecek şekilde tasarlanmıştır. Katılımcı bir yaklaşım, mekansal tasarımda somutlaşır; mekan, kullanıcıların her an d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebileceği bir kurguya a&ccedil;ıktır.</p> <p>Ayrıca, ofisin mekansal kimliği, işlevsel gereksinimlerin &ouml;tesine uzanarak markanın temsil ettiği değerlerle uyumlu bir estetik anlayış geliştirir. Remy Global, yalnızca hizmet &uuml;reten bir yapı değil, aynı zamanda değer yaratan ve kendi i&ccedil;inde bir k&uuml;lt&uuml;r inşa eden bir organizasyondur. Bu bağlamda mekan, &ccedil;alışanların kurumsal kimlikle &ouml;zdeşleşmesini sağlayan ve işin ruhunu yansıtan bir ara&ccedil; haline gelir.</p> <p>B&ouml;ylece, Remy Global Ofis İ&ccedil; Mekan Projesi, mimari a&ccedil;ıdan b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir &ccedil;er&ccedil;eve i&ccedil;inde, dijital &ccedil;ağın gerektirdiği hızlı adaptasyon becerilerini desteklerken, kurumsal kimlikle uyumlu bir mekansal atmosfer yaratır. Uzun vadeli kullanım senaryolarına esnek yanıt verme, mekanın yalnızca g&uuml;ncel ihtiya&ccedil;ları karşılamakla kalmayıp geleceğin belirsizliklerine de hazırlıklı olmasını sağlar. Son tahlilde, ofis kavramının sınırlarını genişleten, yenilik&ccedil;i ve kolektif &uuml;retimi &ouml;ne &ccedil;ıkaran bu yaklaşım, hem mekanın hem de kurum k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n s&uuml;rekli gelişimine imkan veren bir &ouml;ğrenme alanı inşa eder.</p> Thu, 23 Apr 2026 18:38:24 EEST MY Çiftlik Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/my-ciftlik-evi/15267 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/mt-ciftlik/1.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Lungo Fucile Mimarlık<br><br>Adana'daki MY Çiftlik Evi, Lungo Fucile Mimarlık tarafından tasarlandı.<br><br><p>Adana'nın geleneksel &ccedil;iftlik evlerinden referans alarak modern bir yorumla tasarlanan bu yapı, &ccedil;evresiyle g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir etkileşim kuran &ccedil;ağdaş bir konut olarak kurgulanmıştır. B&ouml;lgenin iklimsel ve coğrafi &ouml;zellikleri dikkate alınarak oluşturulan tasarım, hem kullanıcının konforunu artırmayı hem de doğal &ccedil;evreyle uyum i&ccedil;inde olmayı ama&ccedil;lamaktadır.</p> <p>Mek&acirc;nsal organizasyon, &ccedil;iftlik evinin dinamiklerine uygun şekilde planlanmış olup, zemin kat yaşam alanları ile dış mek&acirc;n ilişkisi g&uuml;&ccedil;l&uuml; tutulmuştur. Kullanıcıların bah&ccedil;eyle doğrudan temasını sağlamak amacıyla geniş a&ccedil;ıklıklar ve ge&ccedil;irgen cephe elemanları tercih edilmiştir. Zemin katta, b&ouml;lgenin doğal dokusuna atıfta bulunarak yerel limra taşı kullanılmış.</p> <p>İklimsel s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik a&ccedil;ısından kuzey-g&uuml;ney y&ouml;nelimi dikkate alınarak tasarlanan yapı, doğal esintilerden maksimum d&uuml;zeyde faydalanacak şekilde konumlandırılmıştır. Cephede kullanılan hareketli panjurlar ve metal meshler g&uuml;n&uuml;n farklı saatlerinde ışık ve g&ouml;lge oyunları yaratarak mek&acirc;nsal deneyimi zenginleştirmektedir.</p> <p>Bu &ccedil;iftlik evi, geleneksel malzeme ve mek&acirc;n kullanımını &ccedil;ağdaş mimari prensiplerle birleştirerek, hem işlevsel hem de estetik bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k sunan bir yapı olarak &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır. Adana'nın kırsal dokusuna saygılı, modern bir yaşam alanı yaratma hedefiyle hayata ge&ccedil;irilen proje, bulunduğu &ccedil;evreyle doğal bir uyum i&ccedil;indedir.</p> Thu, 23 Apr 2026 18:36:09 EEST Hayal Urla Evleri http://www.arkiv.com.tr/proje/hayal-urla-evleri/15266 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/hayal-urla/01.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Modernmimarlar Tasarım Danışmanlık<br><br>Modernmimarlar Tasarım Danışmanlık tarafından tasarlanan "Hayal Urla Evleri", İzmir'de yer alıyor. <br><br><p>Ev tasarlamak, her şeyden &ouml;nce ev denilen varlığın ne olduğu ve evin bir mekan olarak insan i&ccedil;in ne ifade ettiğini anlamaktır.</p> <p>Bilindiği gibi doğada b&uuml;t&uuml;n canlılar yaşadığı coğrafyanın koşullarına uyum sağlayabilen fiziksel &ouml;zelliklere sahiptirler. Dolayısıyla &ouml;ncelikli korunma mekanları kendi bedenleridir. Bu nedenle barınmak i&ccedil;in doğayı değiştirmek ve d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmek gibi bir uğraş i&ccedil;inde olmazlar. İnsan ise i&ccedil;inde olduğu coğrafyanın koşulları ne olursa olsun zayıf ve savunmasız bedeni olduğu i&ccedil;in doğayı değiştirip d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rerek kendine bir sığınak yapabilmeyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Bu d&uuml;ş&uuml;nsel eylem sonra fiziksel eyleme d&ouml;n&uuml;şerek bir sığınak yaratılır. İnsanın yarattığı bu sığınak sadece onun fiziksel varlığı i&ccedil;in koruyucu bir beden değil ruhsal varlığı i&ccedil;in de bir yer'dir artık.</p> <p>Dolayısıyla bir yer olarak ev, insanın fiziksel ve ruhsal varlığıyla &ouml;zdeş bir mekandır. Bu nedenle i&ccedil;inde bulunduğu coğrafyanın toplumsal, ekonomik ve k&uuml;lt&uuml;rel &ouml;zelliklerini yansıtarak &ccedil;eşitlilik g&ouml;sterir. Ev her koşulda bulunduğu yer'e ait olan bir mekandır. Eğer o yer'e ait değilse zaman i&ccedil;inde değişip d&ouml;n&uuml;şerek o yer'e ait olmaya &ccedil;alışır.</p> <p>Heidegger'in dasein (varoluş) ve dwelling (ikamet etme) arasındaki ilişkiyi "yer" kavramı ile a&ccedil;ıklamaktadır. Ona g&ouml;re yer algısının oluşması ancak "ev"ile olasıdır(1). &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ev insan i&ccedil;in d&uuml;n, bug&uuml;n ve yarın'dır. Tuan'a g&ouml;re insanlar i&ccedil;in en &ouml;nemli, en pop&uuml;ler yer "ev"dir. Her insan doğduğundan itibaren kendisine bir yer edinir bu anlamda "ilk yer bilincin hatırlandığı mekan ise onun ilk ev"idir (2). Bachelard'a g&ouml;re &ccedil;ocukluk d&ouml;neminde hatırlanan ev, sonraları dışarısıyla ilişki kurmamızı sağlayan ilk d&uuml;nya, ilk evren'dir. Ev bu y&ouml;n&uuml;yle diğer mekanları anlamamızı sağlayan "birincil mekan"dır. Dolayısıyla d&uuml;ş kurmanın mekanıdır ev(3). "Ev " insanın 'kendisi' olduğu 'yer'dir".</p> <p>İşte, Hayal Urla evlerinin tasarım yaklaşımı ev'in ilk yer, birincil mekan olma ve dış d&uuml;nya ile bağ kurmamızda &ouml;nemli bir eşik olması d&uuml;ş&uuml;ncesiyle kurgulanmıştır.</p> <p>Urla, son yıllarda metropol yaşamının getirdiği yorgunluktan ka&ccedil;mak isteyenler i&ccedil;in, adeta bir t&uuml;r sığınma limanı konumunda olan bir il&ccedil;edir. İl&ccedil;e, sakinliği, İzmir'e ve &ccedil;evredeki tarihsel, k&uuml;lt&uuml;rel ve turizm alanlarına yakınlığı, eşsiz doğası, iklimsel &ouml;zellikleri ile tarihsel ve k&uuml;lt&uuml;rel zenginlikleriyle &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır. Malgaca &Ccedil;arşısı, sanat sokağı, &uuml;z&uuml;m bağları ve bağ yolu gibi mekansal odaklar ile cazip bir kentsel-kırsal yaşam alanı sunmaktadır.</p> <p>Urla, sahip olduğu bu &ouml;zellikler nedeniyle bug&uuml;n i&ccedil;in, ikinci ev ya da alternatif bir yaşam alanlarını tercih eden kullanıcılar i&ccedil;in hazırlanan bir &ccedil;ok projenin yer aldığı bir cazibe merkezi konumundadır. Bu anlamda il&ccedil;enin her yeri neredeyse bir şantiyeye d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumdadır.</p> <p>Yeni yapılan farklı &ouml;l&ccedil;eklerdeki projelerin tasarım hikayelerine g&ouml;z atıldığında Urla'nın yerel yaşam ve geleneksel mimari &ouml;zelliklerine vurgu yaptığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bu bağlamda farklı &ouml;l&ccedil;eklerdeki bir &ccedil;ok proje, yerleşme &ouml;zellikleri plan tipolojileri, cephe karakteristikleri, vadettiği yaşam deneyimi a&ccedil;ısından t&uuml;ketim toplumuna y&ouml;nelik pop&uuml;list yaklaşımları i&ccedil;erdiği g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p> <p>Bu nedenle Hayal Urla Evleri'nin mimari konsepti, yukarıda a&ccedil;ıklanan "ev" in anlamından uzaklaşmadan, ev aracılığıyla bir yer tasarlamaktır. Evler, farklı olmaya &ccedil;alışmayan, basit k&uuml;tlesel ve mekansal organizasyona sahiptirler. Urla'nın tarihsel evlerinin mek&acirc;nsal tipolojilerini yorumlayarak bir araya gelen &uuml;&ccedil; farklı tipteki bu evlerin mimari kurgusu bir yer oluşturmaya y&ouml;neliktir.</p> <p>Ev'ler, bir sokak etrafında yan yana ve bağımsız birimler olarak konumlanmaktadır. Evlerin bir araya gelişinde en &ouml;nemli tasarım ilkesi hem komşuluk ilişkisini g&uuml;&ccedil;lendirecek hem de mahremiyet eşiklerini sağlayacak bir organizasyonu ger&ccedil;ekleştirmektir. Bu ama&ccedil;la t&uuml;m evlerin girişleri sokak cephesinden yapılmıştır. Evlerin sokak cepheleri evi yan bah&ccedil;eye taşıyan bir kanopi ile &ccedil;evrelenmektedir.</p> <p>Her evin alt zemin, &uuml;st zemin katı ve bah&ccedil;eleri bulunmaktadır. Kat ve bah&ccedil;eler arasındaki ilişki yan bah&ccedil;elerle sağlanmaktadır. Evlerin cephesini var eden mimari elemanları &ccedil;atı imgesi ve bah&ccedil;e kanopileri olup bunlar i&ccedil; mekan ve dış mekan arasında akışkan bir aray&uuml;z yaratmaktadır.</p> <p>Kaynaklar<br />Heidegger, M. (2018),Varlık ve Zaman, &ccedil;ev. K. &Ouml;kten, Alfa Basım Yayınevi, İstanbul.<br />Tuan, Yi-Fu,(2000), Space and Place The Perspective of Experience, Universite of Minnesota Press, 2001, ABD.<br />Bachelard, G. (2013). Mekanın Poetikası, &ccedil;ev. A.T&uuml;mertekin, Kesit Yayıncılık, İstanbul.</p> Thu, 23 Apr 2026 18:33:18 EEST Yeşilpınar Kentsel Dönüşüm http://www.arkiv.com.tr/proje/yesilpinar-kentsel-donusum/15265 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/yesilpinar/20241205_DSF5367-Pano-Edit.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : PDG Mimarlar<br><br>Eyüpsultan ilçesine bağlı Yeşilpınar Mahallesi'nde yapılan kentsel dönüşüm projesi, mahallenin Vialand ile sonlanan eşiğinin son noktası.<br><br><p>&nbsp;Burası hem kot hem de işletme tipolojisi nedeniyle mahalle sınırı olarak g&ouml;r&uuml;lebilir. Başka bir bakış a&ccedil;ısıyla mahallenin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me başladığı nokta olarak değerlendirildiğinde ise bir "Başlangı&ccedil; Noktası'dır. Bu yaklaşım sayesinde proje, yakın zamanda mahalleye temas ederek nitelik ya da g&uuml;venlik sorunu olan yapıların d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde de bir rol model olma potansiyeli taşımaktadır.</p> <p>Mahalleye duvar &ouml;rmeyen bir anlayışla tasarlanan Yeşilpınar Evleri, bu &ouml;zelliğini sadece mek&acirc;nsal olarak ger&ccedil;ekleştirmekle kalmamış; b&uuml;nyesinde mahalleye hizmet eden kreş, k&uuml;t&uuml;phane ve sağlık ocağı kurgulanmıştır. Ayrıca yapının konumlanışı, mahallenin ulaşım ağının s&uuml;rekliliği de g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde tutularak her etapta avluların oluşmasına izin verecek şekilde tasarlanmıştır. 4 etaptan oluşan projedeki 4 avlu da birbirine ge&ccedil;işi m&uuml;mk&uuml;n kılmakta ve herkes tarafından kullanılabilecek park, spor ara&ccedil; gere&ccedil;leri ve yeşil alanlardan oluşmaktadır.</p> <p>Bu &ouml;l&ccedil;ekteki bir kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m projesinin &ccedil;evresine duvar &ouml;r&uuml;lmemesi; kentte duvar &ouml;rmeden o kentin, mahallenin par&ccedil;ası olan bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m senaryosunun oluşturması ile b&ouml;lgeye hizmet eden nitelikli kamusal alanlar ve fonksiyonların da projeye entegre olmasının sadece d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m alanındaki hak sahiplerinin değil b&ouml;lge halkının da yaşamlarına etki edeceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;lmektedir. Proje sadece niteliksiz ve dayanıksız yapıların yenilenmesi olarak değil; yeşil alan s&uuml;rekliliği, ulaşım s&uuml;rekliliği gibi &ccedil;evresini b&uuml;y&uuml;k oranda etkileyecek bir kataliz&ouml;r olarak g&ouml;r&uuml;lmelidir.</p> Thu, 23 Apr 2026 15:00:56 EEST ARA(O)DA http://www.arkiv.com.tr/proje/araoda/15264 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/araoda/RÖLYEF.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br><br><br>Melt Studio tarafından tasarlanan "ARA(O)DA", Ankara'da sergilendi. <br><br><p>Ara[o]da, aradalık halini <a href="https://www.arkitera.com/etkinlik/araoda/">sorgulamaya a&ccedil;an hareketli bir mek&acirc;nsal yerleştirmedir</a> ve bir Avrupa Birliği projesi olan Culture Civic: K&uuml;lt&uuml;r Sanat Programı tarafından finanse edilmiştir.</p> <p>Ara[o]da &ccedil;ıkış noktası olarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n belirsiz d&uuml;nyasında bireylerin yaşadığı "git(eme)me-kal(ama)ma" ikiliğini merkezine alır. Yaşanılan coğrafya koşullarının sebep olduğu bu ikilik, yerleşme/yer değiştirme kararının potansiyeline ulaşma kaygısı taşıyan bireyler &uuml;zerindeki ağırlığı ve sıkışmışlığı ifade eder. Bu sıkışmışlık, bireylerin bulundukları konumda &ouml;z-ger&ccedil;ekleştirme imkanlarının kısıtlanması ve dolayısıyla potansiyel bir mobilite zorunluluğu hissetmeleri ile karakterize olur. &Ccedil;oğumuzun aşina olduğu bu ikiliğin, daha keskin bir ifadeyle ikilemin sorunu, ideal olan meskeni edinme arayışının mutlak bir dikotomi olarak ele alınmasıdır. Oysa ki, hızla d&ouml;n&uuml;şen d&uuml;nyada, gitme ya da kalma kararından bağımsız olarak, her durumda bireyleri s&ouml;z gelimi "se&ccedil;tikleri" yere yabancılaştıran bir "aradalık hali" mevcuttur. Bu aradalık hali, bireylerin ne tam olarak yerleşik ne de tamamen mobil olabildikleri, s&uuml;rekli bir ge&ccedil;iş ve adaptasyon s&uuml;recinde bulundukları bir durumu ifade eder. Sosyolog Zygmunt Bauman'ın "akışkan modernite" kavramında belirttiği gibi, sabitlik ve kesinlik arayışı yerini s&uuml;rekli bir değişim ve belirsizliğe bırakmıştır. Bu bağlamda, "yer" kavramı sabit bir mek&acirc;n olmaktan &ccedil;ıkarak, s&uuml;rekli değişen ve d&ouml;n&uuml;şen bir ilişki ağına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Bunu g&ouml;z ardı eden t&uuml;m dikotomik yaklaşımlar, gitmeme ve kalma arasındaki kritik n&uuml;ansa yer ve s&ouml;z a&ccedil;an aradalık halinin getirdiği potansiyelli alanın &uuml;st&uuml;n&uuml; &ouml;rter. Ara[o]da, bu aradalığı insan &ouml;l&ccedil;eğinde somut bir olgu olarak ele alır ve "ne burada ne de orada olma" olgusunun tezah&uuml;r&uuml;n&uuml; &uuml;retebilmek i&ccedil;in mimari mekanı sanatsal ve s&ouml;ylemsel bir ara&ccedil; olarak kullanır.</p> <p><strong>Ara[o]da &uuml;&ccedil; aşamalı bir yerleştirme olarak kurgulanmıştır:</strong></p> <p><strong>FAZ I</strong><br />Aradalığın en yalın tezah&uuml;r&uuml; temel bir mimari eleman olan "duvar" &uuml;zerinden kurulmuştur.</p> <p>Git(eme)me-kal(ama)ma sıkışıklığı, fazlasıyla aşina olduğumuz duvarın kendi dar mekanını &uuml;reten bir &ccedil;eper olması &uuml;zerinden ele alınır. Birincil ve kapalı haliyle bir sergi duvarı formunda &uuml;retilen ara[o]da, sergi mekanının sıradan bir par&ccedil;asını oluşturur. Fakat diğer sergi duvarlarının aksine, ara[o]da ge&ccedil;irgen yapısıyla "mekan i&ccedil;inde bir mekan" olarak izleyiciyi i&ccedil;erisinde tanımladığı alanı deneyimlemeye davet eder. Sergi evresi Ka Space'de ger&ccedil;ekleşen Ara[o]da, formunun referansını giriş kapısının genişliğinden alarak izleyiciyi kentten ulaşılan bir deneyim alanı olarak duvarın i&ccedil;indeki mekana y&ouml;nlendirir. İ&ccedil;ine girilebilen duvar, izleyiciyi "beyaz k&uuml;p&uuml;n" ve beyaz k&uuml;p i&ccedil;inde kaybolan dış y&uuml;zeylerinin n&ouml;tr atmosferinin aksine, tamamen kontrast bir dilde kurgulanmış aradalık mekanını deneyimlemeye davet eder.</p> <p>Bu sıkışık i&ccedil; mek&acirc;n, aynı git(eme)me-kal(ama)ma hali gibi hem &ccedil;ok tanıdık bir o kadar da yabancıdır. Aşina olmadığımız bir kurguyla bir araya gelen son derece tanıdık g&uuml;ndelik eşyalar, dar mek&acirc;nın b&uuml;t&uuml;nleşik par&ccedil;alarıdır. Buluntu eşyalarla &uuml;retilen bu kurgu, aradalığın huzursuz edici karakterini vurguladığı kadar, belirli bir d&ouml;neme ait olmamalarıyla odağı nostaljik bir kurgudan tamamen uzaklaştırarak aradalık halinin "zamansızlığına" işaret etmeyi hedefler. Nesnelerin i&ccedil; mekana yerleşimi her ne kadar alışılmadık olsa da yeterince vakit ge&ccedil;iren izleyici mesken kavramına dair kalıplaşan mek&acirc;nsal b&ouml;l&uuml;nt&uuml;lere ait bildik dizilimler fark edecek, giriş alanından yaşam alanına, &ccedil;alışma alanından ıslak mekanlara, i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;miş bir b&ouml;l&uuml;nt&uuml;lenmeyle karşılaşacaktır. Bu ara mekan, i&ccedil;erisinde mek&acirc;nın ve nesnelerin nerede başlayıp nerede bittiğine; birbirleri arasındaki gerilime, ve par&ccedil;a-b&uuml;t&uuml;n ilişkisine dair sorgulamalar a&ccedil;an bir &ouml;rg&uuml;ye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Yerleştirme, i&ccedil; mekanı ile &uuml;rettiği arada yaşam alanı tezah&uuml;r&uuml;n&uuml; yalnızca duvarın getirdiği dar mekanla sınırlı &ccedil;eper ile değil, bir de kent aksında konumlandırdığı yansıtıcı y&uuml;zeyle yapmaktadır. İ&ccedil;ine girince karşılaşılan yansıtıcı y&uuml;zey, izleyiciye imgesi s&uuml;rekli d&ouml;n&uuml;şen kent ve yaşam alanı arasında ek bir aradalık katmanı yaratır.</p> <p><strong>FAZ II</strong><br />İkincil fazda, aradalıkların &ccedil;okluğuna ve algısallığına işaret etmek &uuml;zere yerleştirme a&ccedil;ılabilir y&uuml;zeyleriyle bir etkinlik platformuna d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. B&ouml;ylelikle 'mekan i&ccedil;inde bir mekan' olan Ara[o]da, aradalığın potansiyellerine kapı aralayarak izleyenlere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lebilir, aktif bir iletişim zemini hazırlamayı hedefler. B&ouml;ylelikle d&ouml;n&uuml;şen mek&acirc;n, bir duvar olmaktan &ccedil;ıkarak, aradalık kavramının farklı disiplinlere ait repertuarlar tarafından yeniden şekillendirilmesine, eğilip b&uuml;k&uuml;lmesine zemin hazırlayan bir araca/aparata d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. G&uuml;ndelik bir ikiliği insan &ouml;l&ccedil;eğinde etkileşilebilen bir mek&acirc;nsal deneyim haline getiren; farklı bağlamlarda hareket edip d&ouml;n&uuml;şebilen; &ccedil;evresini d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;rken kendini de yeniden şekillendirebilen bir ara&ccedil;.</p> <p>Bu d&ouml;n&uuml;şme hali, yerleştirmenin kapakları a&ccedil;ıldık&ccedil;a yavaş yavaş dışarı sa&ccedil;tığı ışıkla vurgulanırken, kente yansıyan ve kentliyi tetikleyerek etkileşmeye davet eden bir arzu nesnesi de tanımlar. Yerleştirmenin i&ccedil; mekanının sahip olduğu yeşil renk, neredeyse rahatsız edici bir dikkat &ccedil;ekme halini hedeflerken aynı zamanda bir "provokatif yeşil kutu" olmayı ama&ccedil;lar. Yeşil ekranları referans alan bu kurgu, mekan ve objelerin b&uuml;t&uuml;nleşerek neredeyse bir r&ouml;lyefe d&ouml;n&uuml;şmesine zemin hazırlamanın yanı sıra mekanın varoluşu itibariyle s&uuml;rekli olarak bir kimlik ve aidiyet arayışı i&ccedil;inde olmasını dolayısıyla &uuml;st&uuml;ne yansıtılan, entegre edilene g&ouml;re s&uuml;rekli olarak d&ouml;n&uuml;şmeye teşne olduğunun altını &ccedil;izer.</p> <p>Bir sergi nesnesi olarak izleyiciyi arada olma hali ile tanıştıran (ya da y&uuml;zleştiren) yerleştirme, kapakları a&ccedil;ılıp hareket ettirilerek sergi mekanının kurgusunu değiştirmeye başlar ve aradalık haliyle y&uuml;zleşmenin bir adım &ouml;tesine ge&ccedil;erek olası bir dizi karşılaşma etkinliği i&ccedil;in bir platforma d&ouml;n&uuml;şmesi hedeflenir. Bu &ccedil;er&ccedil;evede, karşılaşmalar serisi boyunca d&ouml;n&uuml;şen yerleştirme, m&uuml;zik, g&ouml;&ccedil; ve tasarım gibi &ccedil;eşitli alanlardan uzmanları ve dinleyicilerin bakış a&ccedil;ılarını bir araya getiren etkinlikler aracılığıyla aradalık kavramının disiplinlerarası ve &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; bir şekilde ele alınmasına aracı oldu. M&uuml;zikteki aradalık, tonal ge&ccedil;işler ve aidiyet-yabancılaşma kavramları &uuml;zerinden performatif bir dinleti ile irdelendi. G&ouml;&ccedil; bağlamında, gitme-kalma ikileminin &ouml;tesinde, aradalık deneyiminin karmaşık boyutları keşfedildi. Tasarım bağlamında ise, kişisel aradalık halleri, aidiyet ve kimlik sıkışmaları ile &uuml;retim s&uuml;re&ccedil;leri arasındaki etkileşimler tartışıldı. Etkinlikler, dinleyicileri ve katılımcıları aradalık kavramının farklı boyutlarını keşfetmeye davet etti. M&uuml;zikteki duygusal ge&ccedil;işlerden, g&ouml;&ccedil;&uuml;n karmaşık deneyimlerine, tasarımın kişisel yolculuklarına kadar geniş bir yelpazede ele alındı. Katılımcılar, hem bireysel hem de toplumsal d&uuml;zeyde aradalık deneyimlerini sorgulama ve paylaşma fırsatı buldu. Yerleştirme, sadece bir sergi nesnesi olmanın &ouml;tesinde, farklı disiplinlerden bakış a&ccedil;ılarını bir araya getiren ve aradalık kavramını &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; bir şekilde ele alan dinamik bir platforma d&ouml;n&uuml;şme hedefini ger&ccedil;ekleştirdi.</p> <p><strong>FAZ III</strong><br />Seyahat eden bir mek&acirc;nsal yerleştirme olarak kurgulanan ara[o]da, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; fazında ise Ka Space'den &ccedil;ıkarak ODT&Uuml; Mimarlık fak&uuml;ltesine taşındı. Ara[o]da bu kez yalnızca hareket eden, kendini ve etrafını d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebilen bir mek&acirc;nsal nesne değil, direk olarak m&uuml;dahale edilmeye a&ccedil;ık bir y&uuml;zey haline d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bir a&ccedil;ık &ccedil;ağrı ile se&ccedil;ilen farklı sınıflardan mimarlık &ouml;ğrencileri ile d&uuml;zenlenen bir haftalık at&ouml;lyede, &ouml;ğrencilerden ara[o]da'dan kendi buldukları kavramsal/fiziksel aradalıklar &uuml;zerinden yerleştirmenin kendisine m&uuml;dahale ederek d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeleri beklendi. Farklı &ouml;l&ccedil;ekler ve ortamlar &uuml;zerinden gelen yaklaşımlar ile ara[o]da y&uuml;zeyinden başlayarak fak&uuml;lte galerisine sa&ccedil;ılan katmanlı bir sergi ile ara[o]da yolculuğuna ara verdi.</p> Thu, 23 Apr 2026 14:51:10 EEST Vaniköy Camisi Peyzaj Projesi http://www.arkiv.com.tr/proje/vanikoy-camisi-peyzaj-projesi/15263 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/vanikoy/01.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : caps.office<br><br>caps.office tarafından tasarlanan "Vaniköy Camisi Peyzaj Projesi", İstanbul'da yer alıyor. <br><br><p>Vani Mehmed Efendi tarafından 1665-66 yılında yaptırılan ve 358 yıllık bir tarihi mirasa sahip olan Vanik&ouml;y Camii, 2020 Kasım ayında meydana gelen yangında b&uuml;y&uuml;k oranda tahrip olmuştur. İstanbul Boğazının Anadolu yakasında yer alan ve kamusal kıyı s&uuml;rekliliği zayıf bir kordonda yer alan cami restorasyonu sonrasında yeniden kullanıma a&ccedil;ılarak Kuleli Asker&icirc; Lisesi ile Vanik&ouml;y Parkı arasında kıyı erişimi olan tek kamusal mek&acirc;n haline gelmiştir. Boğazi&ccedil;i'nin en dar kesitinde yer alan Vanik&ouml;y, kıyı sil&uuml;etinin iyi izlendiği kent i&ccedil;i izlek alanlardan bir tanesidir. "Vanik&ouml;y Camisi Projesi", mimari mek&acirc;nın yerel kimliği ve k&uuml;lt&uuml;rel belleğine ait unsurları peyzaj kataliz&ouml;r&uuml; olarak kullanarak, kamusal alanda yeniden g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale getirmenin ama&ccedil;landığı mikro bir aray&uuml;z olarak &ccedil;alışılmıştır. Cami i&ccedil; mekanlarında g&ouml;zlemlediğimiz ahşap oymalardaki bitkisel desenler, peyzaj hafızasının &ouml;nemli bir par&ccedil;ası olarak karşımıza &ccedil;ıkmaktadır. Bu desenler, kent mobilyalarında kullanılabilecek &ouml;r&uuml;nt&uuml;lere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lerek kullanılmıştır. Bu yaklaşım, tarihsel ve k&uuml;lt&uuml;rel &ouml;ğelerin modern tasarım dillerine entegre edilmesine olanak sağlarken, aynı zamanda ge&ccedil;mişin estetik değerlerini kamusal a&ccedil;ık alanda g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale getirerek geleceğe taşımayı hedeflemiştir.</p> <p>Yangında b&uuml;y&uuml;k zarar g&ouml;ren ve artık taşıyıcı sistemi destekleyemeyecek olan caminin ahşap str&uuml;kt&uuml;r elemanları, hafızanın bir par&ccedil;ası olarak alanda yeniden kullanılmıştır. Yangından kurtarılan yapının str&uuml;kt&uuml;r&uuml;n&uuml; oluşturan ahşap taşıyıcılar hafızanın bir par&ccedil;ası olarak avluda yeni bir kullanım amacı ile d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Zamanın durduğu o anı hafızalarda canlı tutan ahşapların &ccedil;eperinde epoksi bir kabuk yer alır. İki farklı y&uuml;kseklikte tasarlanan ahşap aydınlatma elemanları, avlunun temel aydınlatmasını &uuml;stlenmekte, sakin ve dingin bir bah&ccedil;e kurgusuna biyo&ccedil;eşitliliği y&uuml;ksek bitki kompozisyonları eşlik etmektedir.</p> <p>Bu s&uuml;re&ccedil;, hafızanın fiziksel bir temsilini sunarak, topluluğun k&uuml;lt&uuml;rel ge&ccedil;mişini ve kimliğini koruma &ccedil;abasını pekiştirmektedir. Ahşap elemanların yeniden değerlendirilmesi, estetik bir dokunuşun &ouml;tesinde ge&ccedil;mişle kurulan duygusal bir bağa işaret etmekte, bu şekilde, mek&acirc;nın hikayesini anlatan unsurlar, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de varlıklarını s&uuml;rd&uuml;rerek, kentin hafızasında kalıcı bir yer edinmektedir. Kentsel belleğin mek&acirc;nsal tezah&uuml;r&uuml;n&uuml;n aslında kaybolduğu ve kurtarılamayacağı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len yapısal elemanların yeniden kullanılmasıyla s&uuml;rd&uuml;ren, kamusal s&uuml;rekliliği zayıf bir kıyı aksında mikro &ouml;l&ccedil;ekte olsa da erişimi y&uuml;ksek bir kamusal alan olarak ele alınan proje aslında k&uuml;&ccedil;&uuml;k mekanların b&uuml;t&uuml;nsel ele alınarak kentsel belleğe katkısını &ouml;ne &ccedil;ıkartmaktadır.</p> Thu, 23 Apr 2026 11:44:24 EEST İstanbul Sanat / Haliç Tersanesi İç Mimari Projesi http://www.arkiv.com.tr/proje/istanbul-sanat---halic-tersanesi-ic-mimari-projesi/15262 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/halic-tersanesi/E_Blok_ZeminKat_02.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık<br><br>Novos Mimarlık tarafından tasarlanan "İstanbul Sanat / Haliç Tersanesi İç Mimari Projesi", Beyoğlu'nda yer alıyor. <br><br><p>Hali&ccedil; kıyısında yer alan Tersane-i Amire, Osmanlı İmparatorluğu'nun ana &uuml;ss&uuml; ve donanma tersanesiydi. "Hali&ccedil;", "Camialtı" ve "Taşkızak" adı altında &uuml;&ccedil; farklı yerleşimden oluşmakta. Bu yerleşimlerden Hali&ccedil; Tersanesi g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar tersane olarak kullanılmaya devam eden tek b&ouml;l&uuml;md&uuml;r. 16'ncı y&uuml;zyılda Yavuz Sultan Selim d&ouml;neminde gelişen tersane, 1800'lerde modernleştirilmiştir. O d&ouml;nemden kalan izler, binalardaki mimari ayrıntılarda ve gemilerin bakımının yapıldığı havuzlarda h&acirc;l&acirc; belirgindir.</p> <p>2018 yılında Erginoğlu &amp; &Ccedil;alışlar tarafından hazırlanan yeniden işlevlendirme projeleri kapsamında, Hali&ccedil; Tersanesi'nde bulunan beş bloğun yenileme &ccedil;alışmalarına başlanmıştır. Restorasyon s&uuml;re&ccedil;leri bu d&ouml;nemde başlatılan hangarların inşaatları 2023 yılında tamamlanmıştır. Hangarların tamamlanmasının ardından, İBB 2023 yılında Hali&ccedil; Tersanesi s&uuml;recine yeniden odaklanmıştır ve bu kapsamda Novos Architecture Studio ile birlikte &ccedil;alışarak İstanbul Sanat M&uuml;zesi'ni a&ccedil;mayı planlanmıştır.</p> <p>Hali&ccedil; Tersanesi'nin bir kısmı tersane olarak kullanılırken, restore edilen yapıların i&ccedil; mekanları k&uuml;lt&uuml;r sanat programları i&ccedil;in tasarlandı. Beş bloktan oluşan ilk etabın 4 bloğu İstanbul Sanat M&uuml;zesi ve At&ouml;lyeleri olarak tasarlandı. İki ana taş yapı; C ve D Bloklar m&uuml;zenin ana sergi mekanları olarak d&uuml;zenlendi. Bu yapıların &ouml;n&uuml;nde yer alan A Blok i&ccedil; mekanı m&uuml;zenin mağazası ve danışması olarak ele alındı. Bakım havuzunun yanında yer alan E Blok ise &ccedil;ocuklar i&ccedil;in sanat at&ouml;lyeleri ve kafe olarak d&uuml;zenlendi. Bu sayede sergi mekanına hizmet eden programlar alanın geneline yayılarak yerleştirildi. Girişte bulunan B Blok ise Performans ve K&uuml;lt&uuml;r Merkezi olarak programlandı ve proje s&uuml;reci devam etmekte.</p> <p>M&uuml;ze olarak planlanan C ve D Bloklar İstanbul Sanat (Hali&ccedil; Tersanesi) adıyla hayata ge&ccedil;ti. Y&uuml;ksek ve tek mekana sahip olan C Blok'ta sergileme yerleşimi bu mekanının mimarisini ortaya &ccedil;ıkaracak şekilde planlandı. Girişte ziyaret&ccedil;ileri karşılayan, kendi ayakları &uuml;zerinde duran bir duvar yer almakta. Bu duvar hem serginin i&ccedil;eriğinin yazıldığı hem de arkasındaki mekanı saklayan bir konuma sahip. Yapının &ccedil;evresinde yer alan sergileme duvarları ise &ccedil;atıyı ayakta tutan &ccedil;elik konstr&uuml;ksiyonun &ouml;n&uuml;ne yerleşiyor. Zeminden ve tavandan kopuk olarak yerleştirilen bu duvarlar yapının mevcut tarihi taş duvarlarını kendine arka plan yapıyor.</p> <p>Yerleşimin merkezinde olan D Blok ise tarihi taş duvarları ile &ccedil;evredeki yapılardan kendini ayrıştırmakta. İki katlı olan bu yapı bir &ouml;nceki yenilenme s&uuml;recinde siyah renge sahip &ccedil;elik konstr&uuml;ksiyon ile ayağa kaldırılmış. Bu mekanın i&ccedil;ine eklenen sergi duvarları mevcut duvarların &ouml;n&uuml;nde yer alıyor, mevcuta olan mesafesini koruyor. 77 metre uzunluğa sahip hangarın i&ccedil;inde farklı sergileme mekanları kurgulandı. Odalar, holler ve koridorlardan oluşan bu mekanlar hangarın perspektifini, derinliğini kaybetmeyecek şekilde yerleştirildi.</p> <p>M&uuml;zenin girişinde yer alan A Blok ise danışma ve m&uuml;ze mağazası programlarını birlikte barındırmakta. Yapının giriş-&ccedil;ıkış koridor aksında, danışma ve satış birimi i&ccedil;in tasarlanan ahşap &uuml;nite yer alıyor. Arka koridorda ise farklı &uuml;r&uuml;n sergileme tiplerine olanak veren beyaz renkte mağazanın sergileme mobilyaları bulunuyor.</p> <p>M&uuml;zenin sanat at&ouml;lyelerinin yapılacağı mekanlar ise E Blok'ta planlandı. Bu sayede m&uuml;zenin kapalı olduğu zamanlarda da at&ouml;lyeler a&ccedil;ık olabiliyor. &Ccedil;ocuk etkinlikleri i&ccedil;in planlanan mekanlar birinci katta yer alıyor. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir sahne/etkinlik alanı, grup &ccedil;alışmaları ve bireysel at&ouml;lyeler i&ccedil;in farklı mobilyalar tasarlandı ve mekana yerleştirildi. Zemin kat ise &ouml;n&uuml;nde yer alan terası ve kafe mekanı ile aileler i&ccedil;in bir bekleme, zaman ge&ccedil;irme alanı olarak planlandı.</p> Thu, 23 Apr 2026 11:39:44 EEST Quartz Plaza http://www.arkiv.com.tr/proje/quartz-plaza/15261 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/quartz-plaza/01-Quartz-Plaza-by-Salon.jpg.jpeg" width="814" /><br/><br><br><br>Salon Alper Derinboğaz tarafından tasarlanan "Quartz Plaza", İstanbul'da yer alıyor. <br><br><p><strong>Quartz Plaza: Jeolojik Zamanın Kristalize İzleri</strong></p> <p>Quartz Plaza, jeolojik katmanlarla kurduğu bağ ve &ccedil;ift cidarlı cephesiyle enerji verimliliğini artıran s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir yapı modeli sunuyor.</p> <p>Quartz Plaza, İstanbul'da yer alan bir ofis binası projesidir. Yapının yer aldığı b&ouml;lge, 1999 depreminden bu yana devam eden inşaat projeleri nedeniyle sık sık d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ge&ccedil;irmiştir. Bu s&uuml;rekli değişim ortamında proje, şehrin kalıcı bir katmanı olan jeomorfoloji ile bağlantı kurmayı ama&ccedil;lamaktadır.</p> <p>Proje, jeomorfolojik oluşumlara atıfta bulunan 'Miyosen D&ouml;nemi'nden kalma iki farklı tabakanın birleştiği noktada yer almakta olup inşaat alanının jeolojik verilerinden ilham alır. İstanbul oluşumunun coğrafi &ouml;zelliklerle şekillendiği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde, yapı da bu zamansız tabakayla ilişki kurmayı hedeflemektedir.</p> <p>Proje alanının jeolojik temeli, paralel hizalanmalarla karakterize edilen metamorfik bir kaya&ccedil; olan şistten oluşur. Bu &ouml;zellik, binanın farklı detaylarına y&ouml;n veren temel bir parametredir. Cephe kaplamalarındaki algoritmik dikey doku, ilhamını şiste &ouml;zg&uuml; katmanlı bir yapı oluşturan mika mineralinin &ouml;zelliklerinden alır. Ayrıca, şistte bulunan ve yapıya adını veren kristal bir mineral olan kuvarsın incelenmesi, cephede kristal benzeri bir etki yaratmak amacıyla cam yapı elemanlarının kullanımını teşvik etmiştir. A&ccedil;ık planlı ofis alanlarını &ccedil;evreleyen cam giydirme cephe, yapının formuna ve y&uuml;ksekliğine uyum sağlayan a&ccedil;ılı cam panellerden oluşmakta ve yapının &ouml;l&ccedil;eğiyle b&uuml;t&uuml;nleşen bir yaklaşım sergilemektedir.</p> <p><strong>Bir Malzeme Olarak Camın Keşfi</strong></p> <p>Kum, k&uuml;l ve kire&ccedil;taşı gibi toprak bileşenlerinden elde edilen cam, mimari tasarımlarda genellikle şeffaf ve aydınlık alanlar oluşturmaya olanak tanır. Ancak cam, şeffaflığın &ouml;tesinde g&uuml;&ccedil;l&uuml; estetik niteliklere de sahiptir. Bu nedenle proje, camı yalnızca şeffaf bir y&uuml;zey olarak değil, yarı k&uuml;tlesel bir malzeme olarak ele almaktadır.</p> <p>Cam cephe, hem cam prizmalarda hem de kristal oluşumlarda g&ouml;zlemlenen ışık kırılmalarını temel almaktadır. Cephe mod&uuml;lleri a&ccedil;ılı olarak konumlandırılmış iki cam panelden oluşarak ışığın kırılma ve kristalize olma etkisine atıfta bulunur ve &ccedil;evreden yansıyan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler iki farklı a&ccedil;ıda birleştirilir. Daha dar olan cam paneller, kristalize olma etkisini sim&uuml;le eden bir katmanla kaplanmıştır.</p> <p><strong>İ&ccedil; Mekanların G&uuml;n Işığı ile Renklendirilmesi</strong></p> <p>Cephede a&ccedil;ılı cam panellerin ve ışık kırıcı malzemelerin kullanılması, i&ccedil; mekan tasarımındaki renk ve malzeme se&ccedil;iminde de yalın bir yaklaşımı m&uuml;mk&uuml;n kılmaktadır. G&uuml;neş ışığı a&ccedil;ıları g&uuml;n boyu değiştik&ccedil;e, cepheden giren ışıklar kırılma ve yansıma yoluyla i&ccedil; mekanlarda &ccedil;oklu bir renk paleti oluşturmaktadır. Nerv&uuml;rl&uuml; camdan yapılmış ofis b&ouml;lmeleri ve sehpalar da, cephenin oluşturduğu kırılma etkisini g&uuml;&ccedil;lendirmektedir.</p> <p><strong>&Ccedil;ift Cidarlı Cephe</strong></p> <p>Yapının ısıtma ve soğutma safhalarında karbon ayak izi ve işletme maliyetlerinin en aza indirgenmesi amacıyla, kuzeybatı ve kuzeydoğu cephelerindeki &ccedil;er&ccedil;evelerde ayarlanabilir havalandırma menfezleri kullanılmış ve &ccedil;ift cidarlı bir cephe sistemi tasarlanmıştır. Bu sistem, hem yaz hem de kış aylarında binanın termal verimliliğini artırmaktadır. Kış aylarında havalandırma menfezleri kapalı tutularak, &ccedil;ift cidar arasındaki boşlukta ısınan hava muhafaza edilmekte ve b&ouml;ylece ısı kaybı minimize edilmektedir. Yaz aylarında ise havalandırma menfezleri a&ccedil;ılarak boşluktaki hava akışı hızlandırılır; bu sayede sıcak havanın dışarı aktarılması sağlanırken, ısı kazancına karşı ek bir yalıtım sağlanır. Bu sistem, yalnızca enerji verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda cephenin akustik performansını da iyileştirmektedir. Ara&ccedil; g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml; ve r&uuml;zgar kaynaklı dış sesleri azaltarak i&ccedil; mekanlarda daha konforlu bir yaşam ortamı sunmaktadır.</p> <p><strong>Plan Organizasyonu ve Termal K&uuml;tle</strong></p> <p>Ofis alanlarında mahremiyet, masif duvarlar yerine kullanılan dokulu cam paneller aracılığıyla sağlanmakta; b&ouml;ylece a&ccedil;ık ofis kurgusu bozulmadan korunmaktadır. Ofis ve showroom oturma alanlarında tercih edilen mod&uuml;ler yerleşim sistemi, mek&acirc;nsal d&uuml;zenin esnekliğini artırarak farklı kullanıcı ihtiya&ccedil;larına kolaylıkla uyum sağlayabilmektedir.</p> <p>Yapının &ccedil;ekirdeği, termal k&uuml;tle etkisinden yararlanmak amacıyla binanın g&ouml;lgede kalan k&ouml;şesine yerleştirilmiştir. Bu konumlandırma, i&ccedil; mek&acirc;nda daha dengeli bir ısıl konfor sağlamaktadır. Kat planları, a&ccedil;ıklık ve uyarlanabilirlik esas alınarak tasarlanmış; bu sayede değişen kullanım senaryolarına uygun, esnek mek&acirc;nsal &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştirilmiştir. Resepsiyon alanı doğrudan &ccedil;ekirdeğe entegre edilmiş, plan şeması ise &ouml;zel ofislerin yerleşimini ortak alanlarla ilişkilendirerek tanımlanmıştır.</p> Thu, 23 Apr 2026 11:36:03 EEST Çarşı Caddesi Çevre Düzenleme Projesi http://www.arkiv.com.tr/proje/carsi-caddesi-cevre-duzenleme-projesi/15260 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/bagcilar-carsi-caddesi/27.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br><br><br>Az Uz Mimarlık tarafından tasarlanan "Çarşı Caddesi Çevre Düzenleme Projesi", Bağcılar'da yer alıyor. <br><br><p>Proje alanı, İstanbul'da kentsel yoğunluğun en fazla olduğu yerleşimlerden biri olan Bağcılar'da bulunan ve eskiden "Y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş Yolu" adıyla bilinen ara&ccedil; trafiğine kapalı, zemin katta ticari işletmelerin bulunduğu konut bloklarına komşu &Ccedil;arşı Caddesi'dir. Alan, 2021 yılında tamamlanan İstanbul'un en b&uuml;y&uuml;k meydanlarından biri olan Bağcılar Meydanı'na a&ccedil;ılmaktadır. Esasında bu meydana a&ccedil;ılan caddeler i&ccedil;inde trafiğe kapalı bir &ccedil;arşı alanı olan yeg&acirc;ne eksendir. Bu y&ouml;n&uuml;yle aslında hem meydanı besleyen hem de meydandan beslenen bir kamusal alan uzantısıdır. Cadde bilhassa hafta sonu &ccedil;ok yoğun bir kullanıcı akışına sahiptir. G&uuml;n&uuml;n erken saatlerinde ticari birimleri beslemek &uuml;zere belirli bir s&uuml;re i&ccedil;in ara&ccedil; trafiğine a&ccedil;ılır. &Ccedil;arşı Caddesi yaklaşık 600m uzunluğundadır, eni 14m ila 25m arasında değişmektedir. Caddede yaklaşık %2'lik bir eğim vardır. Bir u&ccedil;tan bir uca 600m'de yaklaşık 13m'lik bir fark s&ouml;z konusudur. Projeden evvel cadde, b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k arz etmeyen yıpranmış ve hasarlı olduk&ccedil;a n&ouml;tr andezit bir d&ouml;şeme kaplamasına, belli bir d&uuml;zeni takip etmeyen aralıklarla yapılmış (ağırlıkla ıhlamur) ağa&ccedil;landırmaya, askı aydınlatma elemanlarına ve bazı asma dekoratif aydınlatma unsurlarına sahipti. Projede kapsamında t&uuml;m caddenin yeni bir yaklaşımla ele alınması istendi. İşveren (Bağcılar Belediyesi) ve teşkilatlanmış kullanıcıların (&Ccedil;arşı Caddesi Esnaf Derneği) istekleri dikkatle ele alınarak s&uuml;rece başlandı.</p> <p><strong>Proje Girdileri:</strong><br />Bağcılar Belediyesi, Cadde'deki sosyal, kentsel niteliği artmasını, Halkın bu kamusal alanda daha g&uuml;zel vakit ge&ccedil;irebilmesini ama&ccedil;lıyordu. T&uuml;m caddeyi birleştirebilecek ortak bir kimlik, cephe tabela sistemi &uuml;zerinde duruyordu. Esnaf ise caddenin girişlerinde kemerli bir cephe tasarımı olmasını istiyordu. Proje akt&ouml;rlerinin bazı teknik istekleri ise şu şekilde idi: Belediye, kullanılacak malzemelerin bilhassa d&ouml;şeme kaplamalarının temininde sorun &ccedil;ıkmayacak yerli &uuml;r&uuml;nler kullanılmasını istiyordu zira olası bakım onarım faaliyetlerinde aynı malzemeleri tedarik edememenin tasarım b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bozabilecek sıkıntıları olacağını &ouml;ng&ouml;r&uuml;yorlardı. Esnaf ise aktif ticari yaşamlarının zedelenmemesi i&ccedil;in (bilhassa kiralık d&uuml;kk&acirc;n sahipleri) t&uuml;m s&uuml;recin &ccedil;ok hızlı bitirilmesini istiyordu. Ayrıca yoğunluktan ve yer yer caddenin daralmasından &ouml;t&uuml;r&uuml; cadde &uuml;zerinde oturma alanları istenmiyordu.</p> <p><strong>Proje Girdilerinin Tahlili:</strong><br />S&ouml;z konusu proje girdileri hassas&ccedil;a incelendi.</p> <p>Belediye'nin istekleri değerlendirildiğinde şu sonu&ccedil;lar ortaya &ccedil;ıktı:</p> <p>Bağcılar kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n s&uuml;ratle devam ettiği bir il&ccedil;e olduğundan &Ccedil;arşı Caddesi'nin de bu durumdan etkilenmemesi ka&ccedil;ınılmazdı. Dolayısı ile d&uuml;kk&acirc;n cephelerine getirilecek standartlar yahut duvarla g&ouml;re tasarlanmış aplik/askı t&uuml;r&uuml; aydınlatma sistemlerinin her bina yıkıldığında zedeleneceği durumu karar vericilere izah edildi. Zira kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me giren yapılar farklı &ccedil;ekme mesafeleri ile eski izlerinden geriye doğru &ccedil;ekilebiliyordu. (Caddede oluşan yaklaşık 10m'lik en farkının sebeplerinden biri de bu idi.) Dolayısı ile yapılacak tasarımda caddenin fiziki &ccedil;eperleri olan blokların kalıcı olmadığı ve tasarımın bunlardan bağımsız ayakta kalabilmesi gerekliliği ortaya &ccedil;ıkıyordu. Bu nedenle iki tedbir alındı: 1. D&ouml;şeme kaplaması orta kısımda sabitken kenarlarda yapıların zamanla yıkılıp tekrar yapılması g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak daha esnek bir dille ele alındı. 2.Aydınlatma sistemi bloklardan bağımsız str&uuml;kt&uuml;rlerle &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;.</p> <p><strong>Esnaf'ın istekleri değerlendirildiğinde şu sonu&ccedil;lar ortaya &ccedil;ıktı:</strong></p> <p>Esnaf'ın caddede g&ouml;rmek istedikleri imgelere saygı duyulmakla birlikte caddeye yapılacak herhangi bir cepheli giriş tasarımının meydandan yoğun kent dokusu i&ccedil;ine doğru uzanan &ccedil;ok kıymetli kentsel boşluğun kapanmasına sebep olacağı kendilerine izah edildi. Meydandan bakıldığında caddenin sunduğu kentsel boşluğun ve akışın &ccedil;ok m&uuml;him olduğu ve bu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiği kendilerine anlatıldı. Ayrıca %2'lik eğim meydandan yukarı doğru y&uuml;kseldiğinden girişte bu eğimin de &ccedil;ok etkileyici bir perspektif sunma potansiyeli olacağının altı &ccedil;izildi. Dolayısı ile kendilerine 'cephe' yerine kent kullanıcılarının i&ccedil;ine girip par&ccedil;ası olacağı bir 'perspektif' tasarımı vaat edildi.</p> <p><strong>Tasarım Kararları:</strong><br />1. Projenin ve alanın kentsel tahlili yapıldığında bu caddeye aslında organik bir alışveriş merkezi denilebilir. Hemen g&uuml;neyinde a&ccedil;ıldığı b&uuml;y&uuml;k meydanın altında olduk&ccedil;a geniş bir yeraltı otoparkı mevcuttur. Metro durağı yakındır. Dolayısı ile kullanıcılar i&ccedil;in kolay erişilebilir bir noktadır. Bir alışveriş merkezinde olabilecek hemen t&uuml;m ticari faaliyetler cadde &uuml;zerinde h&acirc;lihazırda mevcuttur. Dolayısı ile &Ccedil;arşı Caddesi'ne a&ccedil;ık havada, ağa&ccedil;lar i&ccedil;inde meydanla b&uuml;t&uuml;nleşik, kullanıcılarına &ccedil;ok daha geniş se&ccedil;im ve hareket &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; veren bir alışveriş merkezidir denebilir. Ancak Cadde'nin alışveriş merkezinden farklı olarak bir kimlik/b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k eksikliğinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle mimari/peyzaj kararlarından evvel kentsel bir tahlille grafik tasarımına y&ouml;nelinmiş ve buraya bir isim ve bir logo tasarlanmıştır: "&Ccedil;arşı Cadde"... Logo aslında fraktal olarak tasarlanan aydınlatma kemerleri ile aynı oranlara sahiptir.</p> <p>Dolayısı ile kullanıcılar artık bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k arz eden, kimliği olan ama &ouml;zel bir girişimin de sahibi olmadığı kamusal bir alanda bulunma, alışveriş etme ve gezinti tecr&uuml;besine sahip olacaklardır. B&ouml;ylelikle halkın bu alan i&ccedil;in kentsel bilincinin ve sahiplenme duygusunun artması hedeflenmiştir.</p> <p>2. Alanda yapılan incelemelerde ilk g&ouml;ze &ccedil;arpan yoğunluğa bağlı "akış" hissidir. Caddede &ouml;zellikle hafta sonu şaşırtıcı bir dinamizm g&ouml;ze &ccedil;arpmaktadır. Bu hissin meydanla b&uuml;t&uuml;nleşmesi ve kentsel boşluğun meydanla bağlanması hedeflenmiştir. Akışın izinin b&uuml;y&uuml;k bir tasarım girdisi olduğu varsayılmıştır. Dolayısı ile d&ouml;şeme kaplamasında diyagonal iki sıranın birleştirilmesiyle merkez hattı tasarlanarak meydandan i&ccedil;eri doğru akış hissi somutlaştırılmak istenmiştir. Bu nedenle merkezde &ouml;n plana &ccedil;ıkması istenen yeşil-gri diyabaz taşı tercih edilerek bu hissiyat başrole konulmuştur. G&uuml;venlik tedbirleri nedeniyle cilalanmasa da diyabazın komşusu mat ve dokulu bergama grisine g&ouml;re yansıtıcılığı daha y&uuml;ksektir. B&ouml;ylelikle caddedeki hafif eğimle daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale gelecek merkez hattı aynı zamanda daha parlak olacaktır.</p> <p>3. Yukarıda değinilen tahlillerden hareketle caddeyi kuşatan yapıların kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sebebiyle ge&ccedil;iciliğinin farkında olarak bir tasarım geliştirilmesi gerekmiştir. Esnafın "kemerli giriş cephesi" isteği &uuml;stenci/se&ccedil;kinci mimari bir tavırla ele alınıp k&uuml;&ccedil;&uuml;msenecek bir girdi olarak değil, halkın kolektif hafızasındaki "&ccedil;arşı" imgesinin kıymetli bir yerde yaşadığı ve insanların bu hatıra ile barışık bir imge arayışında olduğunun bir g&ouml;stergesi olarak ele alınmıştır. Dolayısı ile cephe yerine kemer imgesini taşıyan bir perspektif ritmi tasarlanmıştır. Aslında kent dokusu i&ccedil;inde sokakları takip eden tarihi kapalı &ccedil;arşılarda akılda kalan imge kemerlerin/tonozların oluşturduğu ritimdir. Burada zaten ihtiya&ccedil; olan aydınlatma işlevi, tasarlanan logo/kimlik &ouml;geleri, d&ouml;şeme kaplamasının merkezi akış hattı &ccedil;arşı hatırası ile birleştirilmek istenmiş ve g&ouml;ky&uuml;z&uuml; ile iletişimi kapatmadan ama perspektif ile yarı a&ccedil;ık bir algı oluşturacak aydınlatma kemerleri tasarlanmıştır. Kemerlerin oranları insan &ouml;l&ccedil;eği merkeze alınarak &ccedil;eşitli oran sistemleri ve g&uuml;ncel gereklilikler g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınarak planlanmıştır. &Ouml;ncelikle g&uuml;n&uuml;n belli saatlerindeki ara&ccedil; trafiği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lerek kemerlerin &ccedil;ift y&ouml;nl&uuml; ara&ccedil; trafiğine m&uuml;saade edecek bir genişlikte olmasına dikkat edilmiştir. Y&uuml;kseklik olarak da ara&ccedil;ların kemerlere &ccedil;arpmayacağı bir kesit se&ccedil;ilmiştir. Aydınlatma anlamında ise kemerlerin karın kısımlarında s&uuml;rekli bir doğrusal ışıkla kemerlerin oluşturduğu perspektif gece de devam ettirilmek istenmiştir. Diğer armat&uuml;rler de iki kemer arası mesafeleri (yaklaşık 14m) ve kemer ile binalar arasında kalan hattı aydınlatmak i&ccedil;indir. Her kemer iki yanında cadde i&ccedil;in tasarlanan logolu bir kandil taşımaktadır.</p> <p>4. D&ouml;şeme kaplamasının ortasında yer alan diyabaz hat dışındaki t&uuml;m doğal taş kaplamaları yeşil diyabaz ile yarışmayacak bir şekilde olabildiğince sade renklerden teşkil<br />edilmiştir. Diyabaz hattın tam bitmiş bir sınırı olmaması sağa ve sola doğru yok olarak dağılması i&ccedil;in organik bir ge&ccedil;iş hattı ile sistem bergama grisi granite d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;r. Kemer ayaklarına gelindiğinde ise burada siyah bazalt hattı caddeye dik bir şekilde yerleşmeye başlamıştır. B&ouml;ylelikle diyagonal eksen kemerlerin i&ccedil;inde tamamlanmaktadır. Bazalt diyabaz taş levhaları ise binalara yaklaşıldığında bazalt k&uuml;p taşlar i&ccedil;inde eritilmiştir. B&ouml;ylelikle binaların ileri-geri d&uuml;zensiz cephe hattı ve sık sık yapılacak tadilatlar/d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mler yapımlar/yıkımlar i&ccedil;in kolaylık ve esneklik sağlanmış olacaktır. Ayrıca &Ccedil;arşı Caddesi'ne bağlanan ona dik sokaklar da bazalt k&uuml;p taşla devam ettirilmiş ve Cadde'nin ortasındaki levha taş kurgusu ile dik sokaklar yarıştırılmamıştır. Odağın &Ccedil;arşı Cadde'sinin merkezinde kalması istenmiştir.</p> <p>5. Diğer &ouml;nemli bir unsur &ccedil;&ouml;p kutularıdır. Buraya &ouml;zel tasarlanan kutular Bergama Grisi ile uyum i&ccedil;inde bir renkte a&ccedil;ık renkli betondan d&ouml;k&uuml;len bir &ccedil;er&ccedil;eve ile bitirilmiştir. &Ccedil;er&ccedil;eve i&ccedil;inde ise kemerlerle aynı renkte metal kova ve muhafazası yer almaktadır. &Ccedil;&ouml;p kutusu &ccedil;er&ccedil;evesi hem betonun dayanımını arttırmak hem de d&ouml;şeme kaplamasındaki a&ccedil;ılarla uyum sağlamak i&ccedil;in pahlı bitirilmiştir.</p> <p>6. Caddedeki mevcut ağa&ccedil;ların r&ouml;l&ouml;veleri alınmıştır. Sıhhatlerin g&ouml;re tasnif edilmiş kuruyanlar tasfiye edilmiş bir&ccedil;ok da yeni ağa&ccedil; &ouml;nerilmiştir. Ağa&ccedil;ların belirli bir d&uuml;zeni olmamakla birlikte ekseriyetle kenarlara yakın dikilmişlerdir. &Ccedil;ok y&uuml;ksek oranda ıhlamur ağa&ccedil;ları mevcuttur. &Ccedil;ok&ccedil;a ıhlamurun oluşturduğu yeşil arka planı biraz &ccedil;eşitlendirmek ve renklendirmek adına yeni ekilecek ağa&ccedil;lar S&uuml;s Eriği olarak tercih edilmiştir.</p> <p>7. Ağa&ccedil; toprağı ve kemerlerin ayakları gibi Cadde y&uuml;zeyine dik bir şekilde &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; boyuttaki m&uuml;dahaleler i&ccedil;in d&ouml;şeme y&uuml;zeyine Marmara Mermerinden &ccedil;er&ccedil;eveler &ouml;nerilmiştir. Diğer t&uuml;m taşların aksine bunların belirli &ouml;l&ccedil;&uuml;de ışığı yansıtması ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; boyutla ilişki kuran &ouml;ğeleri &ccedil;evrelediklerinden y&uuml;zeyde a&ccedil;ılan pencereler gibi algılanmaları hedeflenmiştir.</p> <p>8. T&uuml;m cadde boyunca sağda ve soldaki iki hatta g&ouml;rme engelliler i&ccedil;in iz taşları tasarlanmıştır. Sisteme ayrı bir malzeme sokulmamış mevcut taşlar işlenerek iz taşı haline getirilmiştir.</p> Thu, 23 Apr 2026 11:34:14 EEST Tonga Evleri http://www.arkiv.com.tr/proje/tonga-evleri/15259 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/tonga-evleri/BAGO_Tonga Evleri_01.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : BAGO Mimarlık<br><br>Bago Mimarlık tarafından tasarlanan Tonga Evleri, Dalyan, Çeşme'de yer alıyor.<br><br><p>Manzaranın doğal g&uuml;zelliği ve arsanın eğimi, Tonga Evlerinin tasarım s&uuml;recinde ana ilham kaynağı olmuştur. Minimalist ve sade bir tasarım diliyle ele alınan villalar, topoğrafya ile &uuml;&ccedil; boyutlu bir b&uuml;t&uuml;nleşmeyi hedeflemiş ve birbirlerinin deniz manzarasını engellemeyecek şekilde konumlandırılmıştır. Adım adım y&uuml;kselen topoğrafyaya uyum sağlamak ve nefes kesici deniz manzaralarından faydalanmak amacıyla Tonga Evleri, yatay platformlar ve k&uuml;tlelerin hesaplanmış bir kombinasyonu olarak tasarlanmıştır.</p> <p>Manzara ile uyum sağlamak i&ccedil;in binalar, i&ccedil; mek&acirc;nların hacimlerini de i&ccedil;ine alan yatay platformların birleşimi olarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Farklı seviyelere ve y&ouml;nlere yerleştirilen bu platformlar, &ccedil;atıları, terasları, balkonları, havuzları ve g&uuml;neşlenme alanlarını oluşturmuş, her katta kesintisiz a&ccedil;ık, yarı a&ccedil;ık ve kapalı alan ilişkilerini tek bir kabuk altında tutarak istenen &ccedil;&ouml;z&uuml;m elde edilmiştir. Bu platformlarda yer alan yarıklar ve a&ccedil;ıklıklar, hem yarı a&ccedil;ık alanları tanımlar hem de i&ccedil; mek&acirc;nlara doğal ışık girmesine yardımcı olur. İ&ccedil; mek&acirc;nların g&uuml;neşten faydalanmasını sağlayan bu platformlar, g&uuml;neş ışığının ge&ccedil;mesine ve yavaş&ccedil;a yaşam alanlarına s&uuml;z&uuml;lmesine olanak tanır, b&ouml;ylece ihtiya&ccedil; duyulan doğal ışığı sağlar.</p> <p>Tonga Evleri'nin y&uuml;zey geometrisiyle oluşturulan formların sade ve modern hatları, batmakta olan g&uuml;neş ve yakın denizle daha doğrudan bir ilişki kurmayı teşvik eder, mimarinin manzara ile sorunsuz bir şekilde b&uuml;t&uuml;nleşmesini sağlar.</p> Thu, 23 Apr 2026 11:23:55 EEST Frankhan http://www.arkiv.com.tr/proje/frankhan/15258 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/frankhan-387328567/001.jpg" width="1000" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Novos Mimarlık,Teğet Mimarlık<br><br>Karaköy'de liman bölgesinde yer alan yüzyıl başından kalma eski bir Levanten binası olan Frankhan, Teğet Mimarlık ve Novos Mimarlık iş birliğinde yeniden ele alınarak bir etkinlik mekanına dönüştürüldü. <br><br><p>Tasarımcılar Anlatıyor:</p> <p>Deniz ticaretinin yoğun olduğu d&ouml;nemde inşa edilen bina, t&uuml;ccarların ve temsilcilerin konaklaması i&ccedil;in kullanılmış. Frankhan iki binadan meydana gelmektedir. İlki, Kemankeş Caddesi'ne cephe veren &ccedil;ok katlı ofis bloğu. İkincisi, 56 metre boyunca parselin gerisine doğru uzayan ve bir &ccedil;ıkmaz sokaktan girilen taş hangar binası.</p> <p>Projenin sınırlarını &ccedil;izen ve y&uuml;zyıl başında konaklama hizmeti veren bu ikinci yapı, bug&uuml;n bir etkinlik mekanına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;yor. Yaklaşık 500 m2 b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ndeki taban alanı, farklı &ouml;l&ccedil;ek ve tektonikte iki ayrı salona b&ouml;l&uuml;n&uuml;yor. Konser, film g&ouml;sterimi, tiyatro ve s&ouml;yleşi gibi ses performansına dayalı programların ger&ccedil;ekleşeceği taş binada en &ouml;nemli tasarım problemi akustik. Mekanın mimari karakteri, projenin erken aşamalarından itibaren &uuml;zerinde titizlikle &ccedil;alışılan bu konu etrafında şekilleniyor. Yapının alamet-i farikası olan ahşap prizmalar ise temel olarak buna cevap veriyor.</p> <p>Prizmaların ilk n&uuml;velerini, erken d&ouml;nem eskizler &uuml;zerindeki n&uuml;merik grafiklerde g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. Bas ve tiz seslerin &ccedil;izgi &uuml;zerinde yaptığı dalga hareketi, akustik danışmanı ile y&uuml;r&uuml;t&uuml;len kolektif bir &ccedil;alışma sonunda grafik d&uuml;zlemden mimari bir kesite evriliyor. Duvar y&uuml;zeyleri 5 farklı tipolojide akustik prizmayla &ouml;r&uuml;l&uuml;. İlerleyen aşamalarda aydınlatma tasarımının da bir par&ccedil;ası haline gelen bu mod&uuml;llerin alt, &uuml;st ve yan y&uuml;zeyleri, ses ve ışık performansına g&ouml;re farklı şekilleniyor. Dolayısıyla y&uuml;zeyler ve oluşturdukları prizmalar b&uuml;y&uuml;k bir teknik ekipmanın -dev bir ses ve ışık &uuml;retecinin- par&ccedil;ası gibi. Gerekli ve işlevsel. &Ouml;te yandan ana salonu bir makine gibi saran bu girintili &ccedil;ıkıntılı par&ccedil;alar belirli bir d&uuml;zende, doğru frekans ve ışıkta bir araya gelerek yekpare ve rengarenk bir mekan yaratıyor.</p> <p>İkinci salonun hem mekansal hem de tektonik kurgusu ana salondan farklı. &Ouml;l&ccedil;ek olarak daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve kompakt. Hemen t&uuml;m y&uuml;zeyler ekspoze ve doğal. Seyirciler iki kotta performansa dahil oluyor. Salonun performatif ihtiya&ccedil;lara g&ouml;re şekillenen yapısı, elektro mekanik aksamların kırmızı boyası ile vurgulanıyor. Asma katı saran &ccedil;elik trabzanlar, hemen altlarında seyreden kanal ve tavalarla mekanik estetiğin bir par&ccedil;ası olarak kurgulanıyor. Akustik konfor kısa kenarlardaki perfore paneller ile uzun kenarı kat eden ahşap prizma &uuml;zerinden sağlanıyor. İlk başta birbirine zıt g&ouml;r&uuml;nen &ccedil;eşitli geometrilerdeki kırmızı metal elemanlar, antrasit paneller ve taş duvarlar, birlikte b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir kompozisyon oluşturuyor.</p> <p>Frankhan, &ccedil;ok katmanlı ve enigmatik bir proje. Karak&ouml;y'&uuml;n mekansal karakteri ve haleti ruhiyesi ile uyumlu. Dışarıda, Kemankeş Caddesi'nden bir ge&ccedil;itle salonların fuayesi gibi &ccedil;alışan yarı a&ccedil;ık bir pasaj karşılıyor ziyaret&ccedil;iyi. İ&ccedil;eride ise, taş duvarların ardında iki s&uuml;rpriz bekliyor: ana salon ve derinlerdeki ikinci salon. Karak&ouml;y'de Frankhan'a, 60 metre boyunca uzanan bu saklı yapıya bir terzi hassasiyetiyle yerleştirilmiş yeni etkinlik mekanları sanat&ccedil;ıları ve sanat severleri bekliyor.</p> Wed, 22 Apr 2026 21:11:39 EEST Karaköy Güllüoğlu Binası http://www.arkiv.com.tr/proje/karakoy-gulluoglu-binasi/15257 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/gulluoglu/001.jpg" width="513" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Teğet Mimarlık<br><br>Eski bir depo mekanı olan Sağlıkhan, Teğet Mimarlık tarafından yenilendi ve Karaköy Güllüoğlu Baklavacısı'nın yeni mekanı olarak dönüştürüldü. <br><br><p>Mimarları Projeyi Anlatıyor:</p> <p>T&uuml;rkiye'nin k&ouml;kl&uuml; markalarından Karak&ouml;y G&uuml;ll&uuml;oğlu baklavacısının genel merkezi ve imalathanesi ile bug&uuml;ne kadarki t&uuml;m mağazalarının ortak semti Karak&ouml;y. İlk mağaza, 1949 yılında Halilpaşa Sokak'ta a&ccedil;ılıyor. Daha sonra sırasıyla Havyar Han ve Karak&ouml;y katlı otoparkının altında ikame ediliyor. Marka, yenilediği kurumsal kimliğine paralel olarak, 2020 yılında yıkım kararı &ccedil;ıkan katlı otoparktaki mağazasını yine Karak&ouml;y'de bulunan bir başka binaya taşıma kararı alıyor. Yeni adres, G&uuml;ll&uuml;oğlu imalathane binası ile arasında yaklaşık 80 metre mesafe olan Sağlıkhan Binası.</p> <p>Sağlıkhan, Karak&ouml;y limanındaki ince uzun antrepo parsellerin birinde. Tam tarihi bilinmemekle birlikte 20. y&uuml;zyılın başında inşa edildiği Pervititich haritalarından takip edilebiliyor. İki yapıdan m&uuml;teşekkil. &Ouml;nde, Kemankeş Caddesi'ne cephe veren modernist betonarme bina ve arkada parselin arka sınırına dek uzanan eski depo binası.</p> <p>Projenin ana fikri, caddeden girilen zemin katı, iki kat &uuml;stteki &ccedil;atı kata a&ccedil;arak yekpare bir mekan yaratmak. Bu d&uuml;ş&uuml;nceyle tasarlanan, 1. katı yaran ve &ccedil;atıdan aşağılara g&uuml;n ışığını alan tek u&ccedil;uşlu merdiven, zemin ve &ccedil;atı mekanlarını birbirine bağlıyor. Arkadaki depo yapısının &uuml;st&uuml;n&uuml; tamamen &ouml;rten ahşap oturtma &ccedil;atı onarılıyor ve ekspoze bırakılıyor. Bir g&ouml;steri mutfağının ve at&ouml;lyelerin yer aldığı deniz ve avlu manzaralı &uuml;st kat bu &ccedil;atının ahşap makasları altında uzanıyor. &Ouml;te yandan bir bağlantı elemanı olarak &ccedil;alışan merdiven ufak bir sahanlık dışında birinci katı teğet ge&ccedil;iyor. B&uuml;y&uuml;k oranda idare ve personelin kullanımına ayrılan katta servis mekanları ve teknik hacimlerle misafir tuvaletleri yer alıyor.</p> <p>Binanın, Karak&ouml;y'deki g&uuml;ndelik hayatın ve b&ouml;lgenin mimari karakterinin par&ccedil;ası olan pasajlara referans veren bir zemin kat kurgusu var. Arkadaki b&uuml;y&uuml;k avlu ile birlikte iki sokak arasında dar ve uzun bir ge&ccedil;it ortaya &ccedil;ıkıyor. Atipik kemerler bu baklava pasajının tekd&uuml;ze perspektifini kırıyor ve dinamik bir mekan yaratıyor. 40 metreyi aşan bina derinliği kademelendirilerek alt mekanlar elde ediliyor. Aynı zamanda, iki farklı yapının zaman i&ccedil;inde tadilat ve g&uuml;&ccedil;lendirmelerle bozulan str&uuml;kt&uuml;rel sistemine b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir yorum getiriliyor. Binanın sağ tarafına yaslanan ve pasaja hizmet eden servis tezgahı, tabak, baklava tepsisi, paketi ve servis arabası gibi referans &ouml;l&ccedil;&uuml;lerle &ouml;l&ccedil;eklendiriliyor.</p> <p>Zemin kattaki mekansal algıyı zenginleştiren bir başka eleman boydan boya devam eden ayna. İnce uzun hacmin basık atmosferi kemerlerin sonsuza uzandığı yansımalarda genişliyor. Aynanın hemen altında kolon hizasında başlayan ahşap y&uuml;zeyin i&ccedil;inde ise katlanır oturma elemanları saklı. Mekandaki yoğun kullanım ve sirk&uuml;lasyon g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak tasarlanan mobilyalar dar alandaki kapasiteyi artırıyor. Zemin kat boyunca birbiri ile mesafeli ve tezat bir ilişki kuran ahşap ve mermer, merdivenin d&ouml;k&uuml;len basamakları &uuml;zerinde, alternatif bir oturma alanında bir araya geliyor.</p> <p>Karak&ouml;y G&uuml;ll&uuml;oğlu baklavacısında bug&uuml;n 3. nesil de işin mutfağında. Yaklaşık 75 yıllık deneyim ve g&ouml;rg&uuml; ile servis edilen geleneksel baklavanın yanında, hummalı bir ar-ge &ccedil;alışması y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Lezzet, estetik ve teknik &uuml;zerine yapılan deneyler markanın dinamik ve modern kalmasını sağlıyor. Bu yaklaşım yalnız mutfak k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ile sınırlı kalmıyor &uuml;stelik, mekansal olarak da karşılığını arıyor. Sağlıkhan'da başlayan yeni hayat bunun en &ouml;nemli işareti. Karak&ouml;y'&uuml; mekan belleyen ve bayileşmemekte ısrar eden marka, yıllardır aynı semti paylaştığı bir eski bir komşusunun i&ccedil;ine yerleşti artık. Y&uuml;zyıl başından beri ayakta duran modernist bir binayı kendisiyle beraber yeniledi ve iyileştirdi. Biraz uzağında, Karak&ouml;y'&uuml;n yerel ve girift dokusunu tarifleyen Fransız Ge&ccedil;idi ve &Ouml;mer Abed Han'a benzer şekilde mekanlar arasında bir ağ &ouml;rd&uuml;. Karak&ouml;y G&uuml;ll&uuml;oğlu şimdi yeni evinde ve daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; şekilde k&ouml;klerini b&uuml;y&uuml;tmeye başladı.</p> Wed, 22 Apr 2026 15:38:42 EEST VAHA Konutları http://www.arkiv.com.tr/proje/vaha-konutlari/15256 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/Vaha-Konutlari/v_01.jpg" width="750" /><br/><br><br><br>addoffice'in tasarladığı VAHA Konutları, Kocaeli'de yer alıyor. <br><br><p>Georges Perec'in bahsettiği gibi ev; ilk hayal mekanıdır ve t&uuml;m yaşam buradan t&uuml;rer.</p> <p>Yer, proje alanı, program ve &uuml;st verilerin y&ouml;nlendirmesiyle potansiyel yoğunluğa kavuşturulduğunda; kendisini &ccedil;epe&ccedil;evre saracak sıralı "ev" cephelerinin, ekseriyetle; birbirini ve &ccedil;eper parselleri dolduran yerleşimleri izleyeceği g&ouml;zlemlenir. Sıkışık bir kent par&ccedil;asında var olan yer &uuml;zerinde tasarlanması beklenen yoğunluk değeri y&uuml;ksek konut bloklarının birbiri, &ccedil;eperi ve yer'i ile olan ilişkileri sorunsal olarak değerlendirilir ve sorulur;</p> <p>bir g&uuml;ndelik devinim mekanı olarak "ev" nedir?</p> <p>Alışılagelen sosyal konut tasarlama hali, mod&uuml;ler birtakım blokların peşi sıra dizilmesi ile başlar; sirk&uuml;lasyon hol&uuml; ile b&uuml;t&uuml;nleşik d&uuml;şey sirk&uuml;lasyon elemanlarının yerleştirilmesiyle devam eder ve nihayetinde birbirini sistematik olarak tekrar etmesi beklenen; &ouml;yle ki hedeflenen, ev'lerin cephe izinde dizilmesiyle tamamlanır. Ge&ccedil;mişe dayalı deneyimler silsilesinin yanı sıra topluma i&ccedil;kin d&uuml;rt&uuml;sel ve didaktik beklentiler g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alındığında; sosyal konut birimlerinde g&uuml;ndelik yaşamını s&uuml;rd&uuml;ren bireyin, kendinden t&uuml;reyen ilgili mekanlar b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml; biricikleştirmesi; &ouml;zerklik ve mahremiyet ilkelerinin kapsayan ihtiya&ccedil;larını karşılaması, komşuluk ilişkileri geliştirmesi, doğa ile hemhal olan varoluşu hissetmesi ve b&ouml;ylelikle yerini, yaşayan bireysel organik mekan olan "ev" haline getirmesi ihtimal dışı kalır.</p> <p>Anlatısı yapılan deneyim, pratik ve g&ouml;zlem yığını ışığında tasarım; yapı bloklarının lineer cephe kurgusu boyunca s&uuml;regeldiği; ev'lerin yapı i&ccedil;erisinde tek y&ouml;nl&uuml; yerleştiği ve tek y&ouml;nl&uuml; yerleşim ile birlikte kurgulanan 78 ev'e ait her yaşama mekanının yerin, proje alanının, &ccedil;ekirdek b&ouml;lgesinden t&uuml;reyen ve onu sararak d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren Vaha'yı seyreder konumda bulunduğu kurgu &uuml;zerinden şekillenir.</p> <p>Yapı katlarına, y&uuml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;eper parsellere d&ouml;nen ve bu sayede t&uuml;m ev'lerin Vaha'ya y&ouml;nelmesini m&uuml;mk&uuml;n kılan a&ccedil;ık koridor sistemi ile varılır. A&ccedil;ık koridor sistemi, Vaha ile kurduğu g&ouml;rsel ilişkiyi fiziksel erişilebilirlik ilkelerini kapsayarak g&uuml;&ccedil;lendirir. Ihlamur kokuları Vaha'dan y&uuml;kselir, kat hol&uuml;n&uuml; doldurur; onu yaşayan, devingen ve d&ouml;n&uuml;şken sosyal ev par&ccedil;ası haline getirir. &Ouml;yle ki, kat hol&uuml;nde kitaplar okunur, oyunlar kurulur, sohbetler edilir. A&ccedil;ık koridor sistemine takılan k&ouml;pr&uuml;ler ile her ev &ouml;zerk girişine sahip olur. Ev k&ouml;pr&uuml;leri, g&uuml;ndelik yaşantının eşiği, zamanla biricik hale gelir; &ouml;zelleşerek ev'e ait bir uzantı halini alır. Katlar boyunca "ev" k&ouml;pr&uuml;leri arasında kesintisiz devam eden galeri boşlukları, yapısal d&uuml;şey ilişkinin kurulmasını sağlar. B&ouml;ylelikle sosyal konut &ccedil;eperinde komşuluk ilişkileri ile &ouml;ncelendirilen, toplumsal s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ve sosyal bir aradalık yer boyunca bireye eşlik eder.</p> <p>Vaha'nın doğa ile b&uuml;t&uuml;nleşik sakin dokusunun ev'e sızdığı kadar ev'de ge&ccedil;en g&uuml;ndelik yaşamın Vaha'ya taşması kurgulanır; bahsi ge&ccedil;en d&ouml;ng&uuml;sellik, s&uuml;regelen yaşantıya yeni bir tanım ve olanak sunar. Vaha, endemik bitki ve ağa&ccedil; t&uuml;rleri, aromatik bah&ccedil;eler, buluşma terasları, &ccedil;ocuk oyun alanları, y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş parkurları, y&uuml;zme havuzu ve havuz kenarı dinlenme noktaları ile tamamlanır.</p> Wed, 22 Apr 2026 15:28:44 EEST Villa Duo http://www.arkiv.com.tr/proje/villa-duo1/15255 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/Villa-Duo/villaduo_00.jpg" width="1000" /><br/>Tasarım Ekibi : Mustafa Nazım<br>Mimarlık Ofisi : Karma Design Architects<br><br>Karma Design Architects tarafından tasarlanan Villa Duo, Çorlu'da bulunuyor.<br><br><p>Tek parsel &uuml;zerinde iki bağımsız bloktan oluşan proje, tasarım aşamasındaki yerleşimi, coğrafi konum ve &ccedil;evre bağlamı g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak planlanmıştır. Yapılaşmanın y&uuml;ksek ivmeli olduğu b&ouml;lgede, uzun vadede her bloğun &ccedil;evre ile bağını koruyarak, yaşam alanı i&ccedil;indeki ihtiya&ccedil;larını karşılayacak mesafe ve &ouml;l&ccedil;ekte olması ama&ccedil;lanmıştır.</p> <p>Zemin katta a&ccedil;ık yaşam alanına sahip bloklar, bah&ccedil;e alanı ile de g&uuml;nl&uuml;k yaşam trafiğini aksatmayacak şekilde planlanmıştır. Dinlenme alanı ise zemin kattaki trafikten kopartılarak daha sakin bir dolaşımın olduğu &uuml;st katta tasarlanmıştır. Bodrum kat ise &uuml;st katlar ve &ccedil;evredeki yoğun kullanım mekanlarından daha izole olması nedeniyle hobi alanları i&ccedil;in ayrılmıştır.</p> <p>İki yola cephesi bulunan parselde &ouml;n bah&ccedil;e yaya trafiği ve g&uuml;nl&uuml;k dış alan etkinlikleri i&ccedil;in ayrılmışken, ara&ccedil; trafiği ve ara&ccedil; park alanı arka bah&ccedil;ede d&uuml;zenlenmiştir. Cephe ve peyzaj tasarımı her bloğun kendi &ouml;l&ccedil;eğinde, iki bloğun parsel &ouml;l&ccedil;eğinde ve projenin &ccedil;evredeki konumu itibari ile, sıradanlaşan tasarım tercihlerinden sıyrılması ama&ccedil;lanarak yalın ancak g&ouml;ze &ccedil;arpıcı malzeme ve renkler tercih edilmiştir.</p> <p>Peyzaj tasarımında yaya sirk&uuml;lasyonu, yerel endemik t&uuml;rlerin yanı sıra, dış alan aktivitelerini besleyecek ve hava olaylarından korunaklı hale getirecek t&uuml;rler ile bir b&uuml;t&uuml;n olarak tasarlanmıştır.</p> Wed, 22 Apr 2026 15:26:37 EEST O.H. House http://www.arkiv.com.tr/proje/oh-evi/15254 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/oh-evi/01.jpg" width="1000" /><br/><br><br><br>the | work tarafından tasarlanan O.H. Evi, Sapanca'da yer alıyor. <br><br><p>O.H. EVİ, Sapanca G&ouml;l&uuml; manzarasına hakim, eğimli bir k&ouml;şe parsel &uuml;zerinde; farklı kullanım ve kullanıcı tipleri i&ccedil;in tasarlanan i&ccedil;e d&ouml;n&uuml;k bir hafta sonu evi projesidir.</p> <p>Yapı, k&ouml;şe parsel &uuml;zerinde muhtemel y&uuml;kselmesi beklenen tekil bir k&uuml;tle yerine, yol-eğim-komşu-manzara ilişkileri g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak, mekan ihtiyacı ve eğim ilişkisinden t&uuml;retilen, ortak alanlar, odalar ve sirk&uuml;lasyon birimleri olmak &uuml;zere 3 farklı k&uuml;tlenin i&ccedil;i&ccedil;e ge&ccedil;mesiyle elde edilen yeni ilişkiler &uuml;zerine kurgulanarak formunu tamamlanmıştır. K&uuml;tleler arasındaki y&uuml;kseklik farklılıkları, yapının zeminde yayılarak, topografyada m&uuml;mk&uuml;n olduğunca kaybolmasını ama&ccedil;layarak belirlenmiştir.</p> <p>Komşu parsel boyunca eğime dik uzanan 2 katlı ve odaların bulunduğu birinci k&uuml;tle ile mutfak ve salonun farklı kotlarda ilişkilendiği, yolla ilişkisi minimize edilmiş, &uuml;zerinde manzaraya hakim teraslar bulunan tek katlı ikinci k&uuml;tle, yatayda uzanan ve i&ccedil;erisinde merdiven, karşılama hol&uuml; ve t&uuml;m sirk&uuml;lasyonları barındıran, her 2 ucu şeffaf geniş&ccedil;e bir &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bağlayıcı ile birleştirilmiştir. Bu 3 k&uuml;tlenin bir araya gelişleri ile oluşan yapının oluşturduğu nitelikli, kullanılabilir boşlukların, yapı i&ccedil;i ve &ccedil;evresine i&ccedil; avlu/bah&ccedil;e olarak eklemlenmesi sağlanmıştır. Bu boşlukların, g&uuml;n i&ccedil;erisindeki farklı saatlerde, yapı i&ccedil;erisinde oluşturduğu ışık ve g&ouml;lge oyunları, yapının canlı bir organizma gibi yaşamasını sağlamaktadır.</p> <p>Yapının giriş hol&uuml;n&uuml;n, birbirine uzak yerleştirilmiş iki farklı k&uuml;tleyi birleştiren yatay bağlayıcının merkezine yerleştirilmesi ile birlikte, karşılama anında g&ouml;l ve doğa manzarasına hakim bir g&ouml;rsel ile buluşulması ama&ccedil;lamıştır. Zemin kat oda &ouml;n&uuml;ne yerleştirilen koridor ile hol&uuml;n algısı genişletilerek, yarı ge&ccedil;irgen hale getirilmesi ile elde edilen okunabilir insan hareketi; salon, karşılama, mutfak, odalar ilişkisinin şeffaf bağlayıcı k&uuml;tle ile birlikte kuvvetlendirilmesini ama&ccedil;lamıştır.</p> <p>&Ccedil;evre ile ilişkisinin sınırlanması ve i&ccedil;e d&ouml;n&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n sağlanması amacıyla; yapı &ccedil;evresinde ve cephesinde peyzaj &uuml;zerine yerleştirilen tekil duvarlar ile saydam y&uuml;zeyler &ouml;n&uuml;nde kullanılan yarı ge&ccedil;irgen sabit cephe panelleri yapının yalın cephe tasarımını oluşturmaktadır.</p> Fri, 17 Apr 2026 18:29:01 EEST Core Unit – Köylerde Yeni Bir Başlangıç http://www.arkiv.com.tr/proje/core-unit-%E2%80%93-koylerde-yeni-bir-baslangic/15253 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/Core-Unit/coreunit (1).jpg" width="1000" /><br/><br><br><br>Architectural Recovery Team Vakfı tarafından tasarlanan "Core Unit – Köylerde Yeni Bir Başlangıç" projesi, Hatay'da yer alıyor. <br><br><p><strong>Deprem sonrası doğan bir mimarlık hik&acirc;yesi</strong></p> <p>6 Şubat depremleri hepimizi derinden sarstı. Bir&ccedil;ok insan gibi biz de bu yıkımın ardından hem acıyı paylaşmanın hem de &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retmenin yollarını aradık. Bu arayış, TU Delft &Uuml;niversitesi'nde T&uuml;rk asıllı &ouml;ğrencilerin d&uuml;zenlediği &uuml;&ccedil; g&uuml;nl&uuml;k bir mimarlık at&ouml;lyesinde başladı. At&ouml;lye, yalnızca fikirlerin değil, bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; s&uuml;rmekte olan bir yolculuğun da başlangıcı oldu.</p> <p><strong>Saha G&ouml;zlemleri: K&ouml;ylere D&ouml;n&uuml;ş</strong></p> <p>Deprem b&ouml;lgesinde yaptığımız saha gezilerinde g&ouml;rd&uuml;klerimiz, bizi &ouml;nemli bir ger&ccedil;ekle y&uuml;zleştirdi: Mevcut barınma &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri yetersizdi. İnsanlar şehirlerini terk ediyor, k&ouml;ylerine d&ouml;nmek zorunda kalıyordu. Su, elektrik, hijyen ve mahremiyet gibi temel ihtiya&ccedil;ların yanı sıra en acil gereksinim, g&uuml;venli ve kalıcı barınmaydı. Bu nedenle odağımızı k&ouml;ylerdeki yaşam koşullarına &ccedil;evirdik.</p> <p><strong>&Ccedil;&ouml;z&uuml;m Arayışı: Core Unit</strong></p> <p>Hollanda'ya d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde &uuml;niversiteden bağımsız bir vakıf kurduk: Architectural Recovery Team. Burada g&ouml;n&uuml;ll&uuml; mimar ve şehir b&ouml;lge planlamacılarıyla birlikte "Core Unit" adını verdiğimiz mod&uuml;ler bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m geliştirdik. Core Unit, evin kalbini oluşturan su, elektrik ve temel yaşamsal alanlardan meydana geliyor.</p> <p>Tasarım s&uuml;recinde tek tip evler yerine farklı aile senaryolarına ve arazi tiplerine uyum sağlayabilen esnek bir yapı &ouml;nceliğimiz oldu. &Uuml;nite, gerektiğinde eklenebilen odalarla b&uuml;y&uuml;yebiliyor. Dayanıklılığı ise beton ve demirle yarışan CLT (Cross Laminated Timber) teknolojisinden geliyor. B&ouml;ylece kendi arazisinde kalmak isteyen ailelere hızlı, sağlam ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir alternatif sunduk.</p> <p><strong>G&uuml;c&uuml;m&uuml;z: Dayanışma</strong></p> <p>Architectural Recovery Team, mimar ve şehir b&ouml;lge planlamacıları Leyla, Hatice, Hena, Meri&ccedil;, Beng&uuml;su, Elif ve Burcu'dan oluşuyor. G&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k temelinde ilerleyen s&uuml;re&ccedil;te motivasyonumuzu korumamızı sağlayan en &ouml;nemli unsur, bu yedi kişilik ekibin dayanışması oldu. Her birimizin katkısı, bu hik&acirc;yeyi bug&uuml;nk&uuml; noktasına taşıdı.</p> <p><strong>Yol Haritası: Prototipten Ger&ccedil;eğe</strong></p> <p>Etki alanımızı b&uuml;y&uuml;tebilmek i&ccedil;in k&ouml;ylerdeki yetersizliklere odaklandık. Tasarım s&uuml;recimizi sadeleştirdik ve ilk prototipimizi ihtiya&ccedil; duyulan bir k&ouml;yde hayata ge&ccedil;irdik. B&ouml;lge muhtarları ve yetkilileriyle birlikte belirlenen bir aile i&ccedil;in tasarım somutlaştık&ccedil;a y&uuml;zlerce g&ouml;n&uuml;ll&uuml; bize destek oldu. Core Unit, hem ev &ouml;l&ccedil;eğinde test edilen bir &uuml;r&uuml;n hem de bir ailenin &ccedil;atısı olarak ilk kez hayat buldu.</p> <p><strong>İlk Adım: Karsu K&ouml;y&uuml;</strong></p> <p>Yolculuğumuzun ilk somut adımı, Hatay Altın&ouml;z&uuml;'ne bağlı Karsu K&ouml;y&uuml;'nde atıldı. Burada ilk prototip evimizi tamamladık. K&uuml;&ccedil;&uuml;k m&uuml;dahalelerin ardından aile &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki ay evine taşınacak. Bu, bizim i&ccedil;in yalnızca bir başlangı&ccedil;. &Ccedil;alışmalarımız k&ouml;ylerde yaşamı iyileştirmek i&ccedil;in devam edecek.</p> <p><strong>Geleceğe Bakış: T&uuml;rkiye'de Ahşap Potansiyeli</strong></p> <p>Şu anda prototip bazında maliyeti y&uuml;ksek bir sistem olsa da, T&uuml;rkiye'de yavaş ama istikrarlı bir şekilde b&uuml;y&uuml;yen ahşap malzeme &uuml;retimleri ve devlet teşvikleri sayesinde seri &uuml;retimde maliyetlerin &ccedil;ok daha d&uuml;şeceğini &ouml;ng&ouml;r&uuml;yoruz. &Uuml;lkenin sahip olduğu potansiyelin farkına vararak, bu alanda yenilik&ccedil;i değişimlere &ouml;n ayak olmayı ama&ccedil;lıyoruz.</p> <p><strong>Dayanışmayla</strong></p> <p>Bizim i&ccedil;in bu bir ev projesi değil, bir yaşam hik&acirc;yesi.<br />Birlikte k&ouml;ylerde hayatı yeniden inşa etmek m&uuml;mk&uuml;n.</p> <p>Ana Fikir: Deprem sonrası k&ouml;ylerde kalıcı barınma i&ccedil;in esnek, mod&uuml;ler ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m.</p> <p><strong>Tasarım &Ouml;zellikleri:</strong></p> <p>&bull; &Ccedil;ekirdek &uuml;nite: su, elektrik ve temel yaşamsal alanlar</p> <p>&bull; Farklı aile senaryoları ve arazi tiplerine uyumlu planlama</p> <p>&bull; İhtiyaca g&ouml;re eklenebilen mod&uuml;ler odalar</p> <p>&bull; Malzeme: CLT (Cross Laminated Timber)</p> <p>&bull; Dayanıklılık: Beton ve &ccedil;eliğe alternatif, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir ahşap yapı sistemi</p> <p><strong>&Ouml;ne &Ccedil;ıkan Noktalar:</strong></p> <p>&bull; Prototip aşamasında maliyeti y&uuml;ksek, ancak T&uuml;rkiye'de artan ahşap &uuml;retimi ve devlet teşvikleriyle seri &uuml;retimde d&uuml;şmesi bekleniyor</p> <p>&bull; Yerel araziler &uuml;zerinde k&ouml;y yaşamını destekleyen hızlı, sağlam ve &ccedil;evre dostu &ccedil;&ouml;z&uuml;m</p> <p>&bull; G&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k ve uluslararası dayanışma temelinde gelişen s&uuml;re&ccedil;</p> Fri, 17 Apr 2026 18:26:59 EEST JULÀ http://www.arkiv.com.tr/proje/jul%C3%80/15252 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/jula/001-jula---ankara---2025---ekim-146-copy-3.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br><br><br>Jul Happy Project tarafından tasarlanan JULÀ, Ankara'da yer alıyor. <br><br><p>Ankara Beytepe'de Bir Tasarım ve Gastronomi Deneyimi: Jul&agrave;</p> <p>Ankara Beytepe'de konumlanan Jul&agrave;; bir restoran projesi olmanın &ouml;tesinde, Jul Happy Project'in tasarım felsefesini, mutfak k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; ve &ccedil;alışma alanını aynı yapıda buluşturan hibrit bir mekan kurgusu sunuyor. 2021 yılında kurulan ofisin, "g&uuml;ndelik hayatın i&ccedil;indeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama değerli mutluluk anlarını mekanlar aracılığıyla g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılma" arzusu, Jul&agrave;'da somut bir yaşam alanına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p> <p>Projenin en karakteristik &ouml;zelliklerinden biri, tasarım ofisinin restoranın hemen &uuml;st katında yer alması. Bu dikey birliktelik, mekanı sadece bir tasarım nesnesi olmaktan &ccedil;ıkarıp yaşayan bir organizmaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. Jul Happy Project i&ccedil;in Jul&agrave;; tasarımın sadece estetik bir kurgu değil; kurumsal kimlikten personel kıyafetine, men&uuml; i&ccedil;eriğinden mekanın duyusal atmosferine kadar uzanan b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir marka kimliği s&uuml;reci olarak ele alınıyor. Tasarımcıların kendi işletmelerini bu denli sahiplenmesi, mekana alışılagelmişin dışında bir "uzun &ouml;m&uuml;rl&uuml;l&uuml;k" ve samimiyet katıyor.</p> <p>Jul&agrave;'nın mimari yaklaşımı, şık bir yeme-i&ccedil;me deneyimini g&ouml;sterişten uzak bir rahatlıkla sunmak &uuml;zerine inşa edildi. Mek&acirc;n kurgusunda benimsenen malzeme d&uuml;r&uuml;stl&uuml;ğ&uuml;, yapaylık hissinden uzak, zamanla yaşlanan ve yaşlandık&ccedil;a karakter kazanan doğal dokuların kullanımıyla somutlaşıyor. Bu yaklaşım, mek&acirc;nın kullanıcı &uuml;zerinde bir ağırlık kurmasını engellerken; misafiri katı sınırlarla y&ouml;nlendirmek yerine ışık ve doku oyunlarıyla i&ccedil;ine alan doğal bir akış ve hafiflik hissi yaratıyor. Projenin tektonik kimliğini belirleyen karakteristik tuğla kullanımı ve toprak tonlarının h&acirc;kim olduğu renk paleti ise yerel zanaat ile modern formları aynı potada eritiyor. Sonu&ccedil;ta ortaya &ccedil;ıkan; kendini dayatmayan, zamansız ve kullanıcıyla duygusal bağ kurabilen rafine bir atmosfer oluyor.</p> <p>Jul&agrave;, tasarım k&ouml;kenli bir &ccedil;iftin ortak hayali olarak, İtalya'nın &ouml;zenli yeme-i&ccedil;me k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; Ankara'nın yerel dokusuyla birleştiriyor. Lezzet tarafında "Associazione Verace Pizza Napoletana (AVPN)" standartlarını benimseyen mekan, Napoli'de &uuml;nl&uuml; bir aileye &ouml;zel olarak yaptırılan pizza fırınıyla zanaatı tasarımın merkezine koyuyor. İyi yemeği, kaliteli malzemeyi ve tasarımı hayatının odağına alan &ouml;zel bir topluluk i&ccedil;in buluşma noktası olan Jul&agrave;, Ankara'nın yaratıcı mekan ihtiyacına nitelikli bir cevap sunuyor.</p> Fri, 17 Apr 2026 18:24:10 EEST BA Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/ba-evi1/15251 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/ba-evi-1420856423/3_BA-House_after.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br><br><br>Ofisvesaire tarafından tasarlanan BA Evi, İzmir'de yer alıyor. <br><br><p>Bal&ccedil;ova Evi, mevcut bir konut yapısını yeniden hayal ederek dikkatli bir şekilde &ouml;zg&uuml;n ve keskin geometrisini koruyan, aynı zamanda yaşam deneyimini geliştirmek i&ccedil;in yeni mek&acirc;nsal ve malzeme m&uuml;dahaleleri ekleyen d&uuml;ş&uuml;nceli bir renovasyon projesidir. Tamamen yeniden inşa etmek yerine, proje daha cerrahi bir yaklaşım benimseyerek, orijinal evin belirli unsurlarını se&ccedil;ici bir şekilde &ccedil;ıkarıp yeniden şekillendirerek mek&acirc;nsal işlevselliğini, g&uuml;n ışığı erişimini ve genel yaşanabilirliğini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de artırmayı ama&ccedil;lamaktadır. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sadece fiziksel değil, aynı zamanda programatiktir; evin dolaşım d&uuml;zeni ve mek&acirc;nsal hiyerarşisi, &ccedil;ağdaş yaşam bi&ccedil;imlerine daha iyi yanıt verecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.</p> <p>Projenin en &ouml;nemli y&ouml;nlerinden biri, i&ccedil; mek&acirc;n d&uuml;zeninin k&ouml;kl&uuml; bir şekilde yeniden organize edilmesidir. Mek&acirc;nsal kurgu, par&ccedil;alı ve i&ccedil;e d&ouml;n&uuml;k bir plandan daha akıcı ve işlevsel bir d&uuml;zene doğru &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ge&ccedil;irmiştir. &Uuml;st katta daha &ouml;nce yeterince değerlendirilmeyen bir hacim, kompakt ve kendi kendine yeten bir yaşam birimi olarak yeniden programlanmıştır. Bu minimal kapalı alan, mek&acirc;nsal deneyimi zenginleştirirken bir yandan da genişleme ve &ouml;zerklik hissi sunan a&ccedil;ık ve yarı a&ccedil;ık teraslar dizisiyle desteklenmektedir.</p> <p>Teraslar aynı zamanda peyzajla değişken g&ouml;rsel ilişkiler sunar: kuzeye doğru denizin uzak manzaraları, g&uuml;neye doğru ise kentsel sınır boyunca y&uuml;kselen &ccedil;am ormanı yer alır. Zemin kattaki bah&ccedil;enin sınırlı b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak, &uuml;st terasta ek bir a&ccedil;ık alan ve serinletici bir mikroklima sağlamak amacıyla yeşil &ccedil;atı uygulaması yapılmıştır. Bu yeşil y&uuml;zey, dikey saksılar aracılığıyla cephe boyunca aşağıya doğru devam ederek &ccedil;atı ile zemin arasında g&ouml;rsel bir s&uuml;reklilik oluşturur ve binanın k&ouml;şeli geometrisini yumuşatır. Aynı zamanda bu yeşil y&uuml;zeyler pasif &ccedil;evresel &ouml;geler olarak g&ouml;lgeleme ve yalıtım katkısı sağlar.</p> <p>Evin mimari dili, eski ile yeninin arasındaki karşıtlıkları vurgular. Orijinal k&uuml;tle net ve k&ouml;şeli haliyle korunurken, yeni eklemeler cesur malzeme kullanımı, canlı renkler ve &ccedil;eşitli dokularla ifade edilmiştir. Aydınlatma şeritleri, gece boyunca evin geometrisini vurgularken, entegre bitkilendirme yumuşaklık ve dinamizm katar. Teraslara bakan bir cephe yeniden tasarlanarak g&uuml;n ışığının i&ccedil; mek&acirc;nın derinliklerine kadar ulaşması sağlanmış, adeta bir ışık t&uuml;neli işlevi g&ouml;rerek g&uuml;n boyunca atmosferi canlandırmıştır.</p> <p>Yoğun bir kentsel doku i&ccedil;inde konumlanan Bal&ccedil;ova Evi, sadece bir renovasyon değil, &ccedil;evresiyle yeniden bir etkileşimdir. Mek&acirc;nsal yeniden programlama, malzeme netliği ve mevcut yapıya ve kısıtlarına duyulan derin saygı sayesinde proje, mimarinin silmeden de evrimleşebileceğine dair bir &ouml;rnek teşkil eder; sadelik, işlev ve ifadenin rafine bir dengesine ulaşır.</p> Fri, 17 Apr 2026 18:16:28 EEST G Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/g-evi2/15250 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/g-evi/G-House_Ofisvesaire_01.jpg.jpeg" width="1000" /><br/><br><br><br>Ofisvesaire tarafından tasarlanan G Evi, İzmir'de yer alıyor. <br><br><p>İzmir'in batı kıyısındaki &ouml;zg&uuml;n doğasıyla dikkat &ccedil;eken Urla'da konumlanan G Evi, doğayla kurduğu g&uuml;&ccedil;l&uuml; bağ ve yalın mimari diliyle &ouml;ne &ccedil;ıkan bir hafta sonu evi. &Ouml;zellikle son yıllarda şarap &uuml;retimi ve gastronomi alanlarında gelişen Urla'nın karakterini taşıyan bu proje, 2500 m&sup2;'lik dik ve kayalık bir arazi &uuml;zerinde, tek katlı kompakt bir yaşam modeli olarak tasarlandı.</p> <p>Yapı, arazinin &ouml;nceki sahipleri tarafından kısmen m&uuml;dahale edilmiş bir d&uuml;zleme yerleşirken, geri kalan alanlar Kardelen Peyzaj'ın tasarımıyla mevcut zeytin dokusuna zarar vermeden, doğal topoğrafyayı &ouml;n planda tutan bir anlayışla şekillendirildi. Bu peyzaj yaklaşımı, yapının &ccedil;evresiyle kurduğu uyumu g&uuml;&ccedil;lendirirken, kullanıcıya doğayla b&uuml;t&uuml;nleşen bir yaşam deneyimi sunuyor.</p> <p>150 m&sup2;'lik kapalı alana sahip olan G Evi, temel yaşam işlevlerini sade ve işlevsel bi&ccedil;imde bir araya getiriyor. Konumlandığı yama&ccedil; sayesinde Ege Denizi'ne doğru geniş bir g&ouml;r&uuml;ş a&ccedil;ısına sahip olan yapı, bu manzara ilişkisini şeffaf ve ge&ccedil;irgen cephesiyle mimariye taşıyor. T&uuml;m yaşam alanları, bu g&ouml;rsel s&uuml;rekliliği destekleyecek bi&ccedil;imde kurgulanıyor.</p> <p>Evin arka cephesine doğru ilerledik&ccedil;e cephedeki a&ccedil;ıklık yerini kontroll&uuml; bir kapalılığa bırakıyor. Mutfak, banyo, vestiyer gibi servis birimlerinin yer aldığı iki k&uuml;tle arasında tanımlanan boşluk, evin girişini oluşturuyor. Bu alan, d&uuml;şey al&uuml;minyum profillerle tariflenerek mek&acirc;nsal bir eşik niteliği kazanıyor. Girişin hemen ardından, denize y&ouml;nelen avlu, yaşam alanları ile iki yatak odasının yer aldığı &ouml;zel alanları birbirinden ayırıyor. Bu ayrım, her bir birimin &uuml;&ccedil; cepheye a&ccedil;ılmasını sağlayarak ışık ve manzara ilişkisini g&uuml;&ccedil;lendiriyor.</p> <p>Doğu cephesinde, k&ouml;şelerle birlikte yaklaşık 15 metrelik a&ccedil;ıklığa yayılan doğrama sistemi, i&ccedil; ve dış mek&acirc;n sınırlarını ortadan kaldırıyor. Konsol terasların altında yer alan yarı a&ccedil;ık oturma alanları, bir alt kotta konumlanan ateş &ccedil;ukuru, havuz ve g&uuml;neşlenme terasıyla tamamlanıyor. Bu alanların dışında kalan kısımlar ise olduğu gibi doğaya bırakılıyor.</p> <p>G Evi, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ilkelerini de g&ouml;zeten bir mimari anlayışla ele alındı. Minimum su t&uuml;keten peyzaj yaklaşımı, &ccedil;atıdaki g&uuml;neş panelleri ve cephede kullanılan ısı kontrol camları ile hem &ccedil;evresel hem de enerjisel verimliliği destekliyor.</p> <p>Doğal peyzajla kurduğu saygılı ilişki ve kullanıcılarına sunduğu zahmetsiz yaşam kurgusuyla G Evi, Urla'nın &ouml;zg&uuml;n topografyasına yerleşmiş, &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; ve farkındalıkla tasarlanmış bir yaşam &ouml;nerisi sunuyor.</p> Fri, 17 Apr 2026 17:49:10 EEST Pür Records http://www.arkiv.com.tr/proje/pur-records/15249 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/Pur-Records/01901_SOUR_IE_JAN26_IMG_3338.jpg" width="1000" /><br/><br><br><br>SOUR, Cunda Adası'nda yer alan bir kayıt stüdyosu ve butik otel olan Pür Records projesini tamamladı. <br><br><p><span id="docs-internal-guid-0ac1ea64-7fff-c6a2-e4e2-073a396c34cb"> </span></p> <p dir="ltr"><span>P&uuml;r, Tarihi doku ve yerel zanaat ile d&uuml;nya standartlarındaki kayıt ortamını birlikte var etmek &uuml;zere, uluslararası ve yerel m&uuml;zisyenlerle birlikte ortak yaratım s&uuml;reciyle tasarlanan; butik otel ve kayıt st&uuml;dyosunu birleştiren &ouml;zg&uuml;n bir yapı.</span></p> <p dir="ltr"><span>Cunda, T&uuml;rkiye &mdash; 16 Mart 2026</span><span>. Ege&rsquo;nin kalbi Cunda adasında</span><span> </span><span>butik otel ve kayıt st&uuml;dyosu olarak tamamlanan </span><span>P&uuml;r</span><span> aslında basit ama bir o kadar da hayati bir inancı temsil ediyor: M&uuml;zik bizi birleştirir; bunu yaparken farklılıkları onurlandır, bireyselliği m&uuml;mk&uuml;n kılar.&nbsp;</span></p> <p dir="ltr"><span>Bu bağlamda P&uuml;r, aslında bir etkileşim altyapısıdır; m&uuml;zik &uuml;retme eyleminin, farklı k&uuml;lt&uuml;rler ve bağlamlar arasında topluluk inşa etme pratiğiyle i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;tiği bir duraktır.</span></p> <p dir="ltr"><span>Projenin mimarı </span><span>İnan&ccedil; Eray </span><span>bu sureci "P&uuml;r; mevcut dokuya saygılı yaklaşan ve yerel değerleri y&uuml;celten, aynı zamanda mek&acirc;nsal hisleri ve yaşam kalitesi konusundaki uluslararası tasarım uzmanlığımızı uygulama imk&acirc;n bulduğumuz harika bir yolculuk oldu." diyerek anlatıyor.</span></p> <p dir="ltr"><strong>&ldquo;Karşıtlıkları hizalama deneyi&rdquo;</strong></p> <p dir="ltr"><span>Proje, mimarinin temel bir sorunsalına odaklanıyor: Bir yapı; denizin, zeytin ağa&ccedil;larının, r&uuml;zg&acirc;rın ve kuşların oluşturduğu tabiatında var olan karakteri onurlandırırken, profesyonel m&uuml;zik &uuml;retimi i&ccedil;in gereken kusursuz </span><span>akustik deneyimi</span><span> nasıl sunabilir?</span></p> <p dir="ltr"><span>Yerelin ruhuna saygı duyup onunla b&uuml;t&uuml;nleşirken, </span><span>en son teknoloji</span><span> ile yeni bir destinasyon yaratmak m&uuml;mk&uuml;n mudur? K&uuml;resel ve yerel dinamiklerin birbirine rakip değil, aksine birbirini g&uuml;&ccedil;lendiren unsurlar olabilir mi? Bu &ccedil;er&ccedil;evede P&uuml;r, tam da bu karşıtlıkların birbirine alıştırıldığı bir deney olarak kurgulandı.</span></p> <p dir="ltr"><span>P&uuml;r, karşıtlıklardan doğan gerilimi mek&acirc;nsal bir yolculuğa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. Yapı; Cunda&rsquo;nın mimari mirasına sadık kalan, ancak tektonik dilini &ccedil;ağdaş teknikler ile rafine eden yalın, iki katlı bir </span><span>yığma ve ahşap str&uuml;kt&uuml;r</span><span> olarak y&uuml;kseliyor.</span></p> <p dir="ltr"><span>İ&ccedil; mek&acirc;nda ise deneyim b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle evriliyor. İ&ccedil; mek&acirc;nlar; değişken tavan y&uuml;kseklikleri, farklı genişlik ve derinlikler ile titizlikle kalibre edilmiş </span><span>yansıtıcı/yutucu y&uuml;zeylerden</span><span> oluşan bir ses peyzajı sekansı olarak kurgulanarak, her mek&acirc;n; hacmi, formu ve malzemesiyle ayrılmaz bir b&uuml;t&uuml;n oluşturarak, eğitimli bir kulağın hemen ayırt edebileceği &ouml;zg&uuml;n bir mek&acirc;n deneyimi sunuyor.</span></p> <p dir="ltr"><span>Cam elyaf takviyeli beton bir kabuk, bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; tek bir hamleyle dışa vuruyor: Kullanıcıyı, Cunda&rsquo;nın geleneksel s&uuml;k&ucirc;netinden alıp y&uuml;ksek performanslı bir ses evrenine taşıyan bu eşik; m&uuml;ziğin zaman, k&uuml;lt&uuml;rler ve insanlar arasındaki akışkanlığını simgeleyen bir </span><span>ses peyzajı </span><span>işlevi g&ouml;r&uuml;yor.</span></p> <p dir="ltr"><strong>Doğal Işıkla Beslenen Bir "Mağara"</strong></p> <p dir="ltr"><span>Bu mek&acirc;nsal ge&ccedil;iş, kullanıcıları zemin kattan -10m kotunda yer alan M&uuml;zisyen Fuayesi &rsquo;ne y&ouml;nlendiriyor. Bu iniş, m&uuml;zik &uuml;retimine odaklanmayı kolaylaştıran yeraltı mağara atmosferini &ccedil;ağrıştırırken; doğal ışık, tasarımın ana omurgası olmayı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</span></p> <p dir="ltr"><span>Kot farkına rağmen fuaye; restoran ve &uuml;st teraslarla kurduğu g&uuml;&ccedil;l&uuml; g&ouml;rsel bağ sayesinde ferahlığını koruyor. Bu akışkan </span><span>mek&acirc;nsal kurgu</span><span>, mahremiyet ve konfor dengesini g&ouml;zeterek; kullanıcıda bir "bodrum katı" hissinden ziyade, ger&ccedil;ek bir "ev&rdquo; deneyimi yaratıyor.</span></p> <p dir="ltr"><span>Canlı kayıt odaları, kontrol odası, vokal ve perk&uuml;syon odaları, </span><span>eko odaları</span><span>, montaj s&uuml;itleri, mastering s&uuml;iti ve </span><span>Dolby Atmos</span><span> sinemasından oluşan st&uuml;dyo kompleksi, akustik yalıtım ve performans i&ccedil;in </span><span>kutu i&ccedil;inde kutu</span><span> sistemiyle inşa edildi. 75 kişilik bir orkestrayı ağırlayabilecek &ouml;l&ccedil;ekteki ana kayıt odası; hareketli duvar panelleri ve y&uuml;ksekliği ayarlanabilir tavan sistemi sayesinde tıpkı bir enstr&uuml;man gibi "akort edilebiliyor."</span></p> <p dir="ltr"><span>St&uuml;dyonun akustik tasarımını ger&ccedil;ekleştiren </span><span>Chris Walls (Level Acoustic Design) &ldquo;</span><span>Bu st&uuml;dyoyu benzersiz kılan şey; y&uuml;ksekliği ayarlanabilir hareketli tavan panelleri ile değişken duvar panellerinin birleşimidir. Bu sistem, st&uuml;dyonun &ccedil;ınlama s&uuml;resini ve erken yansıma modellerini her t&uuml;rl&uuml; kayda uygun hale getirmemizi sağlıyor. Bu &ouml;zellik, iki eko odasıyla birleştiğinde P&uuml;r&rsquo;e inanılmaz derecede &ccedil;eşitli ve &ouml;zg&uuml;n bir sonik palet kazandırıyor." diye ekliyor.</span></p> <p dir="ltr"><strong>Ortak Yaratım S&uuml;reci</strong></p> <p dir="ltr"><span>Tasarım, </span><span>SOUR</span><span>&rsquo; un </span><span>katılımcı tasarım</span><span> metotları &ccedil;er&ccedil;evesinde uluslararası ve yerel m&uuml;zisyenlerle birlikte belirlediği temel ilkelere dayanıyor: Doğayla temas, </span><span>"glokal"</span><span> tavır, aktif yaratıcılık alanları ve kişisel ka&ccedil;ış noktaları. Bunlar sadece soyut kavramlar değil; her bir mek&acirc;nsal kararı doğrudan şekillendiren ger&ccedil;ek ihtiya&ccedil;lar.</span></p> <p dir="ltr"><span>Sonu&ccedil;ta ortaya &ccedil;ıkan yapı; mimarinin iş birliğinin, i&ccedil;inde &uuml;retecek ve ona can verecek olanların sesiyle hayat bulan bir k&uuml;lt&uuml;rel &uuml;retim merkezi olduğunun kanıtı gibi.</span></p> <p dir="ltr"><em>"Hen&uuml;z yolun başındayız ancak Fazıl Say gibi st&uuml;dyomuzu kullanan ilk sanat&ccedil;ılarımız, P&uuml;r Cunda&rsquo;nın yaratıcılığın &ouml;n&uuml;ndeki t&uuml;m engelleri kaldırdığını dile getirdiler. Buradaki zaman, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k, huzur ve ilham; yaratıcı fikirlerin doğal bir akışla ve 'yaratıcı bir kaos' hissiyle filizlenip gelişmesine imk&acirc;n tanıyor."<br /></em>Pieter Snapper, P&uuml;r Cunda M&uuml;zik Direkt&ouml;r&uuml;.</p> <div data-wd-pending=""><span><br /></span></div> <p>&nbsp;</p> Fri, 17 Apr 2026 17:11:23 EEST Evofis42 http://www.arkiv.com.tr/proje/evofis42/15248 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/evofis42/DJI_0888-1.jpg" width="1000" /><br/><br><br><br>Atahan Topçu Mimarlık tarafından tasarlanan "Evofis42", İzmir'de yer alıyor. <br><br><p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde mimarlık pratiğini yalnızca masa başında ger&ccedil;ekleşen bir eyleme indirgemek m&uuml;mk&uuml;n değildir; bir mimarın &ccedil;alışma s&uuml;recini şekillendiren bir&ccedil;ok etken vardır. Buna g&uuml;ndelik ilişkiler, &ccedil;evresel etkenler, kentsel doku, tasarım ve &uuml;retimin kendine &ouml;zg&uuml; temposu &ouml;rnek olarak g&ouml;sterilebilir. Bu nedenle, iş-yaşam dengesi, kimi meslekler i&ccedil;in masa başında ge&ccedil;irilen saatlerle sınırlandırılıp ayrışırken mimarlar i&ccedil;in farklı mekansal ihtiya&ccedil;lar doğurmaktadır. Ev ile ofis arasındaki &ccedil;izgi bulanıklaştık&ccedil;a, &uuml;retimin s&uuml;rekliliğini sağlayan ama aynı zamanda nefes aldıran, kontroll&uuml; ge&ccedil;işlere izin veren b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l yaşam modelleri &ouml;nem kazanmaktadır. Evofis42 projesi bu ihtiya&ccedil;ları karşılarken i&ccedil;inde bulunan fonksiyonların devamlılığını da elverişli hale getirmeyi ama&ccedil;lıyor.</p> <p>Yapı, hem tasarımcısı hem de kullanıcısı olan mimar &ccedil;iftin, mesleki &uuml;retimleri ve g&uuml;ndelik yaşamlarını tek &ccedil;atı altında uyumlu bi&ccedil;imde birleştirme isteğinden doğar. Tasarım s&uuml;recinde kuzey cephesinin parselin ana cadde cephesi olması sebebiyle, arazide yalnızca konut işlevi kurgulamak, caddenin yoğunluğunu dengelemeyi zorlaştırarak &ccedil;iftin ev yaşamlarında ihtiya&ccedil; duyduğu uzaklaşma ve dinginlik hissini yaratmakta yetesiz kalmaktadır. Bu nedenle, iş-yaşam d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml; birleştiren hibrit bir d&uuml;zen kurgulanması ama&ccedil;lanmıştır. Parselde zemin katta cadde cephesinin hareketliliği aile tarafından işletilen imalathaneyle buluşturulmuş, g&uuml;ney cephesindeki sakin konut dokusu ise mimar &ccedil;iftin kendi ofis alanlarını yaratması i&ccedil;in uygun g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Bu şekilde, parseldeki kullanım alternatifleri mahalle sakinlerinin de faydalanabileceği &uuml;retim modellerine d&ouml;n&uuml;şerek birbirlerine komşu olmuştur.</p> <p>Tasarım kurgusunu y&ouml;nlendiren parsel konumu ve mimar &ccedil;iftin konutlarından beklentisi, zemin katta ticari kullanımla caddeden soyutlanırken, &uuml;st katta bulunan konut yerleşimiyle ihtiya&ccedil; duydukları &ccedil;alışma hayatına yakınlık ve mahremiyeti bir araya getirmiştir. Mimar &ccedil;iftin ofisi ile aile tarafından y&ouml;netilen k&uuml;&ccedil;&uuml;k işletme, sırt sırta konumlandırılarak birbirinin ritmine eşlik eden ama bağımsız zemin teraslarında &ccedil;alışan bi&ccedil;imde tasarlanmıştır. Daha &ouml;nce de &ouml;rneklerine rastlanılan kafe-mimarlık ofisi ilişkisi zemin katta birbirini besleyen bir dinamizm oluştururken &uuml;st kattaki konut b&ouml;l&uuml;m&uuml;, bu hareketli d&uuml;nyadan ayrışan daha sakin ve izole bir kullanım alanı olarak kurgulanmıştır.</p> <p><strong>Ev'de yaşam</strong><br />Zemin kattaki giriş hol&uuml;nden direkt bir merdivenle ulaşılan yaşam alanı, mimar &ccedil;iftin g&uuml;n&uuml;n sonunda kendi i&ccedil; d&uuml;nyalarına &ccedil;ekildikleri, daha kontroll&uuml; ve dingin bir atmosfer yaratmak &uuml;zere d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Bu dingin atmosferi yaratan i&ccedil; mekan dili ise sade İskandinav tasarımlarından esinlenilerek oluşturulmuştur. İ&ccedil;erideki atmosferi desteklemek &uuml;zere kuzey ve g&uuml;ney cephelerde yer alan geniş saksılara yer verilmiştir. Bu saksılıkları elde etmek i&ccedil;in cephe kurgusundaki pencere a&ccedil;ıklıkları geri &ccedil;ekilmiş ve evin, caddede bulunan g&uuml;r&uuml;lt&uuml; ve g&ouml;rsel baskıdan filtrelenmesi ama&ccedil;lanmıştır. Bununla birlikte doğu ve batı cephelerinde kullanılan kalkan duvarlar doğal bir tampon g&ouml;revi g&ouml;rmekte ve projenin ifadesi en belirgin imgesi olarak tasarımın &ccedil;izgilerini netleştirmiştir. Doğal traverten taş kaplaması ile elde edilen kabuk sayesinde g&uuml;n boyunca ışıkla farklılaşan soyut ve heykelsi bir cephe ifadesi elde edilmiştir.</p> <p>Evin plan şeması ise a&ccedil;ık mutfak &ndash; yaşam alanı ilişkisinden faydalanarak esnek bir kat planı sunarken yaşam alanında kullanılan y&uuml;ksek tavan tercihi i&ccedil; mekana hacimsel bir derinlik kazandırmaktadır. Bunun yanı sıra evin &ccedil;atı arası kısmı misafir odası olarak ayrılmış, toprak altında kalan bodrum mahali hava koşullarından korunaklı olarak hobi odası şeklinde kurgulanmıştır.</p> <p><strong>İş'te yaşam</strong><br />Zemin katta yer alan ve g&uuml;ney cephesine bakan mimarlık ofisi, &ouml;n kısmında bulunan a&ccedil;ık teras sayesinde kullanım alanını genişletebilmekte ve ofis işlevine hizmet etmediği durumlarda ise teras, eve ait a&ccedil;ık alan olarak kullanılmaktadır. Ofis b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde br&uuml;t beton ve sade minimalist mobilya tasarımı birlikteliği tercih edilmiş, dış mekan tasarımının genel kurgusunda kullanılan doğal traverten taşı ise d&ouml;şeme kaplaması olarak hem ofis hem de kafe tasarımında i&ccedil;-dış mekan s&uuml;rekliliğini sağlamıştır.</p> <p>Evofis42, mimarlık yaşamı, &uuml;retim pratiği ve kentle kurduğu ilişkiyi aynı yapı i&ccedil;inde bir araya getiren &ouml;zg&uuml;n ama b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir iş&ndash;yaşam modeli oluşturmayı ama&ccedil;lar. Hem &ccedil;alışmaya hem dinlenmeye alan a&ccedil;an bu yapı, i&ccedil;indeki insanların hayat ritmiyle birlikte nefes alan, sade ama karakterli bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k ortaya koymaktadır.</p> Fri, 17 Apr 2026 16:05:34 EEST Mamurbaba Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/mamurbaba-evi/15247 Feyza Çınar <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/mamurbaba-evi/ZMY_3838-1.jpg" width="1000" /><br/><br><br><br>BAGO Mimarlık tarafından tasarlanan Mamurbaba Evi, İzmir Çeşme'de bulunuyor.<br><br><p>İzmir &Ccedil;eşme'de yer alan Mamurbaba Evi'nin kesişen iki hacmi, 1400 m2'lik arsanın kuzeydoğu b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde yola paralel konumlandırılmıştır. T&uuml;m yaşam alanları &uuml;&ccedil; kat boyunca metodik olarak d&uuml;zenlenmiş olan konut toplam 500 m2 b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde olup, 6 yatak odası, 6 banyo, 2 mutfak ve 2 oturma odası barındırmaktadır.</p> <p>Konutun tasarımı, hem yaşam alanlarının kuzeye doğru denize bakmasına hem de yoğun bir yapılşma i&ccedil;erisinde mahremiyet duygusu ihtiyacına yanıt vermektedir. Formun evrimi, daha sonra y&uuml;ksekliği iki katına &ccedil;ıkan dikd&ouml;rtgen bir bloğun başlangı&ccedil;taki y&ouml;neliminden kaynaklanmaktadır. Alt blok ikiye b&ouml;l&uuml;nerek uzun formun b&uuml;k&uuml;lmesiyle yarı a&ccedil;ık bir teras alanı yaratılıyor. Programın mekansal planlaması, bu yarı a&ccedil;ık teras aracılığıyla dikkatleri zeytin ağa&ccedil;larına ve havuza y&ouml;nlendirirken mahalleden mahremiyet duygusu sağlıyor. Hibrit betonarme ve &ccedil;elik sistemlerle yenilik&ccedil;i yapısal m&uuml;hendislik teknikleri, pitoresk bir Akdeniz bah&ccedil;esinin i&ccedil;inde yer alan &uuml;st katın bu b&uuml;y&uuml;k a&ccedil;ıklığın &uuml;zerinde y&uuml;z&uuml;yor gibi g&ouml;r&uuml;nmesine olanak tanıdı.</p> <p>Mamurbaba Evi'nde &ouml;zel ve ortak yaşam alanları arasında net bir ayrım g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Ana yatak odaları, kuzeybatıdaki zeytin ağa&ccedil;larına ve denize bakan birinci katta nispeten tenha bir konumda yer alırken, ortak alanlar a&ccedil;ık teras, havuz ve bah&ccedil;e etrafında toplanmıştır. Evin merkezinde oluşturulan boşluk, mutfakla doğrudan fiziksel ve g&ouml;rsel bağlantısı olan ana yemek alanına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;rken, binanın kendi i&ccedil; mekan organizasyonunun da site i&ccedil;inde tanımlanmasına yardımcı oluyor. Bu yemek alanı, kesişim noktası olarak evin merkezi haline gelirken aynı zamanda evin i&ccedil; ve dış dengesini, a&ccedil;ık ve kapalı t&uuml;m mekanlarının devamlılığını da sağlıyor. Cam cephelerin yaygın kullanımıyla zemin seviyesindeki akışkanlık, i&ccedil; ve dış alanlar arasındaki sınırların bulanıklaşmasına olanak tanıyor. B&ouml;ylece kullanıcıları mekanlar arasında dolaşmaya ve her mekanı kendi hızlarında deneyimlemeye teşvik eden yarı a&ccedil;ık bir plan d&uuml;zeni yaratılıyor.</p> <p>Mamurbaba Evi'nin sade ve akıcı formu, detaylara, malzemeye, renge ve dokuya g&ouml;sterilen titizliğin bir sonucudur. Evin siyah al&uuml;minyum dikmeleri, beyaz al&ccedil;ı cephesi ve dikey ahşap kaplaması ile bah&ccedil;edeki ve zeytin ağa&ccedil;larındaki s&uuml;rekli değişen yeşil tonları arasındaki keskin kontrast, genel tasarıma, bileşenin &uuml;retimine verilen titiz detayı vurguluyor. ve konut inşaatı. Kuzeydoğu cephede ahşap kaplamanın kullanılması, orta a&ccedil;ıklık ve yemek alanı &ccedil;evresinde daha sıcak bir atmosfer yaratmaktadır. Beyaz sıvalı g&uuml;neybatı cephesi ve taban plakaları &uuml;st ve alt k&uuml;tleler arasında &ccedil;arpıcı bir kontrast yaratıyor.</p> <p>Birinci katın servis koridoru boyunca uzanan şerit pencereler, formun doğrusallığını vurgularken aynı zamanda birinci kattaki i&ccedil; mekan ve dış mekan algısıyla da oynuyor. &Uuml;&ccedil; yatak odasından oluşan &uuml;st kat, alt kata dik olarak uzanıyor ve alt salonun &ccedil;atısında oluşturulan &ouml;zel teras, nefes kesen manzarasıyla ebeveyn yatak odasına ayrı bir ihtişam hissi veriyor.</p> <p>Mamurbaba Evi'nin genel formu, basit bir hareketle konut tasarımına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;c&uuml; bir yaklaşım getiriyor. Mamurbaba Evi'nin tasarımı ve uygulaması, havuz ve &ccedil;evresindeki peyzaj elemanlarıyla g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, ortak ve &ouml;zel yaşam alanları arasındaki bağlantıyı, renk ve malzemelerin hassas kullanımıyla uyumu ele alırken, derinlik hissi yaratarak dokunsal ve g&ouml;rsel ilişkileri daha da g&uuml;&ccedil;lendiriyor. vahayı andıran bir atmosferde zenginlik.</p> <p>Proje Adı: Mamurbaba Evi / Mamurbaba House<br />Proje Yeri: İzmir, T&uuml;rkiye<br />Proje Ofisi: BAGO Mimarlık<br />Proje Grubu: G&ouml;k&ccedil;e Kursav, Barış Kursav<br />İnşaat Bitiş Yılı: 2022<br />Toplam İnşaat Alanı: 500 m2<br />İşveren : Dorukline<br />Yapımcı: Dorukline<br />Danışman(lar): TRM Metalco (&Ccedil;elik Konstr&uuml;ksiyon)<br />Statik: Teknom M&uuml;hendislik<br />Mekanik: PFProje M&uuml;hendislik<br />Elektrik: Meyap M&uuml;hendislik<br />İ&ccedil; Mek&acirc;n Tasarımı : BAGO Mimarlık<br />Peyzaj Tasarımı : Terry Filidis Landscape Design<br />Fotoğraflar: ZM YASA<br />Proje Raporu (T&uuml;rk&ccedil;e/İngilizce):</p> Tue, 14 Apr 2026 15:15:34 EEST Türkiye Denizciler Sendikası Yönetim Binası http://www.arkiv.com.tr/proje/turkiye-denizciler-sendikasi-yonetim-binasi/15246 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/turkiye-denizciler-sendikasi-2010903191/Türkiye Denizciler Sendikası Yönetim Binası_b ©Hacer Bozkurt_3388.jpg.jpeg" width="667" /><br/>Tasarım Ekibi : Fadime Kul,Sinan Şerifoğlu,Çetin Ayık<br><br><br>Sinan Şerifoğlu, Çetin Ayık ve Fadime Kul tarafından tasarlanan Türkiye Denizciler Sendikası Yönetim Binası, Bostancı'da yer alıyor.<br><br><p>T&uuml;rkiye Denizciler Sendikası Ofis Binası, Kadık&ouml;y Bostancı'da &ccedil;evre yapılaşmanın baskısı altında kalan, &uuml;&ccedil;gene yaklaşan geometrisiyle sıkışık bir kentsel parselde geliştirilmiştir. Proje, bu zorlayıcı koşulları "kompromilerle eriyen" bir k&uuml;tleye d&ouml;n&uuml;şmeden; imar verilerini ve kentsel s&uuml;rekliliği okuyarak net, okunaklı ve uzun &ouml;m&uuml;rl&uuml; bir ofis yapısına &ccedil;evirmeyi ama&ccedil;lar. Bu yaklaşım, b&uuml;y&uuml;k mimari iddialardan &ccedil;ok, işlevi eksiksiz &ccedil;&ouml;zen ve kent i&ccedil;inde yalın karakterli bir yapıyı tutarlı bir d&uuml;zenle kurma arzusuna dayanır.</p> <p>Yapı, plan kararlarını belirleyen 720 cm'lik yatay aks sistemi &uuml;zerine oturur; bu ana ızgara, cephe ve i&ccedil; mek&acirc;nda 720'nin 180 cm ve katları (360&ndash;540 cm) &uuml;zerinden yatayda par&ccedil;alanmasıyla tariflenen bir &ouml;l&ccedil;&uuml; d&uuml;zenine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Ortaya &ccedil;ıkan ritmik &ccedil;er&ccedil;eve dili, yalnızca bi&ccedil;imsel bir motif değil; a&ccedil;ık ofis kurgusunu, gerektiğinde her katta b&ouml;l&uuml;nebilir ofis birimlerini ve dolaşım&ndash;servis bantlarının oranlarını belirleyen mek&acirc;nsal bir ara&ccedil;tır.</p> <p>Parselin kırık geometrisi, &ccedil;ekirdek ve dolaşımın "sıkıştırılmış fakat okunaklı" bir omurga olarak &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesini zorunlu kılar; asans&ouml;r, ana merdiven ve yangın merdiveni servis hacimleriyle birlikte bir araya getirilerek ofis katlarında kesintisiz ve esnek &ccedil;alışma alanları elde edilir. Zemin kat, yapının kentle kurduğu ilişkiyi tanımlayan bir eşik olarak ele alınmış; giriş hol&uuml; ve danışma ile kullanıcı akışı netleştirilirken, girişteki bekleme alanı g&uuml;n i&ccedil;indeki değişen ihtiya&ccedil;lara g&ouml;re kısa toplantı/&ccedil;alışma kullanımına d&ouml;n&uuml;şebilen esnek bir ara mek&acirc;n olarak kurgulanmıştır. Yardımcı birimler kontroll&uuml; bi&ccedil;imde bu seviyede &ccedil;&ouml;z&uuml;lm&uuml;ş; otopark ve teknik altyapı bodrum katta toplanarak &uuml;st kotlarda g&uuml;n ışığı alan, serbest planlı ofis katlarının s&uuml;rekliliği desteklenmiştir.</p> <p>Cephe, yapının ikinci temel tasarım aracıdır: mod&uuml;ler &ccedil;er&ccedil;eve sistemi &ccedil;evre &ouml;l&ccedil;eğinde ritim kurarken, aynı zamanda g&uuml;neş ve yağmuru y&ouml;neten iklimsel bir filtre gibi &ccedil;alışır; cephe derinliği ve eleman s&uuml;rekliliği sayesinde g&uuml;n ışığı i&ccedil; mek&acirc;na taşınır ve kullanıcı konforu desteklenir.</p> <p>Yapının kurgusu, kullanım &ouml;mr&uuml; boyunca değişen ofis ihtiya&ccedil;larına cevap verecek şekilde "az m&uuml;dahale ile uyarlanabilirlik" ilkesini g&ouml;zetir. Taşıyıcı ızgara ve mod&uuml;ler cephe dili, i&ccedil; mek&acirc;nda b&ouml;l&uuml;nebilirlik ve d&ouml;n&uuml;şebilirlik i&ccedil;in &ouml;l&ccedil;&uuml;sel bir zemin oluştururken; sade malzeme ve detay yaklaşımı, bakım gereksinimini ve işletme maliyetlerini azaltmayı hedefler. Bu y&ouml;n&uuml;yle proje, sıradan bir kentsel parselde, kaynakları verimli kullanan ve g&uuml;ndelik kullanıcı deneyimini iyileştiren &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; bir yapma pratiği &ouml;nerisi olarak okunabilir.</p> <p>Sonu&ccedil; olarak proje; sıradan bir kentsel parselin zorlayıcı sınırlarını, ızgara temelli plan esnekliği ve performans &uuml;reten tektonik bir cephe ile karşılayarak, zemin&ndash;ofis katları&ndash;teknik altyapı ayrımını netleştiren; uzun vadede farklı senaryolara uyarlanabilir, &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; ve dayanıklı bir ofis yapısı &ouml;nerir.</p> Tue, 14 Apr 2026 10:14:00 EEST Kısmet by Milka Londra Mağazası http://www.arkiv.com.tr/proje/londra-kismet-by-milka/15245 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/kismet-by-milka-477542276/Kısmet by Milka (1).jpg.jpeg" width="654" /><br/><br>Mimarlık Ofisi : Autoban<br><br>Kısmet by Milka'nın Londra'daki yeni amiral mağazasının iç mekan tasarımı Autoban imzasını taşıyor.<br><br><p><br />Markanın uluslararası yolculuğunda &ouml;nemli bir eşik olan mağaza, 110 New Bond Street adresinde kapılarını a&ccedil;tı.</p> <p>Kısmet by Milka ile Autoban arasındaki bu iş birliği, İstanbul'dan doğup d&uuml;nya &ccedil;apında etkili olmuş iki yaratıcı g&uuml;c&uuml; bir araya getiriyor. Tasarımlarıyla &ouml;zg&uuml;nl&uuml;k, ustalık ve cesareti buluşturan iki marka, bu projede ortak bir estetik dilin izini&nbsp;s&uuml;r&uuml;yor.</p> <p>140 metrekarelik iki katlı mağaza, markanın kendine &ouml;zg&uuml; evrenini d&uuml;nyanın &ouml;nde gelen l&uuml;ks alışveriş destinasyonlarından birine taşıyor. aynı zamanda, New Bond Street &uuml;zerinde profesyonel piercing uzmanları tarafından y&ouml;netilen ilk ve tek piercing st&uuml;dyosuna da ev sahipliği yaparak Kısmet by Milka'nın k&uuml;pe-piercing-m&uuml;cevher &uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n&uuml; l&uuml;ks bir deneyim olarak yeniden tanımlamasına&nbsp;olanak tanıyor.</p> <p>Autoban, bu mekanı tasarlarken Kısmet by Milka'nın cesur &ccedil;izgisini ve incelikli zanaatkarlığını yansıtan, işlevsellik ile zarafeti dengede tutan bir i&ccedil; mekan dili geliştirdi. Terrazzo zeminler, &ouml;zel &uuml;retim vitrinler, dolaplar ve mobilyalar; malzeme, doku ve form &uuml;zerinden markanın kimliğini destekleyen &ouml;ğeler olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. T&uuml;m tasarım kararları, markanın &uuml;r&uuml;n se&ccedil;kisini derinlemesine keşfetmeye olanak tanıyan davetkar ve b&uuml;t&uuml;nl&uuml;kl&uuml; bir deneyim yaratmayı hedefliyor.</p> <p>Autoban'ın i&ccedil; mekan tasarımı, bu enerjiyi gen&ccedil;, rafine ve kişisel bir atmosferde yeniden bi&ccedil;imlendiriyor. Ortaya &ccedil;ıkan mekan, her iki markanın da benimsediği yenilik&ccedil;ilik, bireysellik ve ustalık ilkelerini yansıtan bir deneyim sunuyor. Bu iş birliği, modern m&uuml;cevher sanatını kutlayan ve keşfetmeye davet eden bir sahneye&nbsp;d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p> Wed, 14 Jan 2026 08:47:38 EET Cubes Ofis http://www.arkiv.com.tr/proje/cubes-ofis/15244 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/cubes-ofis/_FEV6951.jpg.jpeg" width="667" /><br/>Tasarım Ekibi : Elif Arslan Ergün<br><br><br>Cubes Ankara'da yer alan bir rezidans dairesinin, prestijli bir ofis mekanına dönüştürülmesi, yalnızca fonksiyonel bir değişim değil, aynı zamanda modern tasarımın akışkan ve heykelsi dilini yansıtan estetik bir yolculuğu da beraberinde getirmiştir.<br><br><p>Başlangı&ccedil;ta konut olarak planlanan bu mekan, m&uuml;şterinin ihtiya&ccedil;ları doğrultusunda, aidiyet ve l&uuml;ks hissini &ouml;n planda tutan bir &ccedil;alışma alanına evrilmiştir. Proje; lobi, makam odası, toplantı odası, &uuml;&ccedil; adet ofis, &uuml;&ccedil; WC, bir mutfak ve bir arşiv odasıyla b&uuml;t&uuml;nsel bir &ccedil;alışma senaryosu sunmaktadır.</p> <p>Tasarım s&uuml;recinin en cesur ve belirleyici adımı, mekanın giriş alanında atılmıştır. Konut planının bir par&ccedil;ası olan orijinal mutfak, bir ofisin karşılama kimliğine hizmet etmediği d&uuml;ş&uuml;ncesiyle tamamen yıkılmıştır. Bu radikal m&uuml;dahale, i&ccedil;eri girer girmez ziyaret&ccedil;iyi sarmalayan geniş, aydınlık ve davetkar bir lobi alanı yaratmak i&ccedil;in ger&ccedil;ekleştirilmiştir. B&ouml;ylelikle g&uuml;n ışığının i&ccedil; mekana &ouml;zg&uuml;rce akması sağlanırken, yeni mutfak ofisin daha operasyonel bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne taşınmıştır. Bu mimari hamle, hem mekanın sirk&uuml;lasyonunu netleştirmiş hem de genel ve &ouml;zel alanlar arasında zarif bir ayrım yaratmıştır.</p> <p>Projenin i&ccedil; mimari kimliği, modernizmin net &ccedil;izgileri ile amorf formların organik uyumu &uuml;zerine kuruludur. Tasarımda benimsenen akışkanlık ve ritim kavramları, &ouml;zellikle tavanlarda kendini g&ouml;stermektedir. Tavanda kurgulanan hacimsel ve akışkan ahşap paneller, sadece estetik birer unsur olmakla kalmamış, aynı zamanda aydınlatma elemanlarını birer sanat objesi gibi sergileyerek mekana dinamik bir atmosfer katmıştır. Ahşabın sıcak dokusu, mekanın geneline yayılan prestij algısını pekiştirirken, duvar y&uuml;zeylerinde tercih edilen mermer kaplamalar bu sıcaklığa modern ve sofistike bir karakter kazandırmıştır.</p> <p>Renk paletinde tercih edilen bej, gri ve krem gibi n&ouml;tr tonlar, mekanın ferah ve zamansız kimliğini desteklemektedir. Bu a&ccedil;ık renkler, doğal ışıkla b&uuml;t&uuml;nleşerek algısal bir genişlik hissi yaratırken, zeminlerde kullanılan akustik halı kaplamalar, &ccedil;alışma alanlarında gereken sessiz ve konforlu ortamı sağlamaktadır.</p> <p>Ofisin ilk izlenimini sunan lobi alanında, dokulu duvar kaplamaları ve doğal bitkilerle zenginleştirilmiş mermer bir karşılama bankosu yer almaktadır. Bu d&uuml;zenleme, mekana hem davetkar bir sıcaklık katmış hem de doğayla kurulan bağı vurgulamıştır.</p> <p>Projenin en prestijli alanı olan makam odası, malzeme ve mobilya se&ccedil;imleriyle bu stat&uuml;y&uuml; desteklemektedir. Duvarlardaki doğal mermer kaplamalar, ikonik markalara ait mobilyalarla birleşerek konfor ve estetiği en &uuml;st seviyeye taşımıştır. Bu alandaki en şaşırtıcı detay ise, mermer duvarla b&uuml;t&uuml;nleşerek adeta gizlenen ve bir dinlenme odasına a&ccedil;ılan kapıdır. Tavanda devam eden amorf ahşap formlar, mekana heykelsi bir dokunuş katmıştır.</p> <p>Malzeme &ccedil;eşitliliğinin ve dokusal kontrastların &ouml;n planda olduğu toplantı odasında ise ayna y&uuml;zeyler, ahşap paneller ve mermer detaylar bir arada kullanılarak derinlikli bir atmosfer yaratılmıştır. Masanın doğal ahşap y&uuml;zeyi ile traverten mermerden oluşan ayaklarının birlikteliği, tasarıma g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve &ouml;zg&uuml;n bir karakter kazandırmıştır.</p> <p>Aydınlatmanın mekansal atmosferin g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir tamamlayıcısı olarak kurgulandığı bu projede, yapay ve doğal ışık kaynakları arasında kurulan hassas denge, her bir detayın zarafetini ortaya &ccedil;ıkarmaktadır. Sonu&ccedil; olarak, fonksiyonel ihtiya&ccedil;lara cevap veren, ancak bunu yaparken estetikten ve l&uuml;ks hissinden &ouml;d&uuml;n vermeyen, her k&ouml;şesinde akıcı ve zamansız bir tasarım dilinin hissedildiği, ilham verici bir &ccedil;alışma mekanı ortaya &ccedil;ıkmıştır.</p> Tue, 13 Jan 2026 17:04:54 EET B.A. Evi http://www.arkiv.com.tr/proje/ba-evi/15243 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/ba-evi/001-20240502_Studio86_KutukEvler12131.jpg.jpeg" width="1000" /><br/>Tasarım Ekibi : Betül Çöloğlu,Furkan Çöloğlu<br><br><br>İstanbul Kemer Country'de yer alan B.A. Evi, panoramik orman manzarasının eşlik ettiği, doğal ahşap malzeme ve iskelet kullanılarak inşa edilmiş ikonik bir yapıdır. <br><br><p>Mistik bir i&ccedil; mek&acirc;n ile ziyaret&ccedil;ilerini karşılayan bu villa, sadece bir yapı olmanın &ouml;tesinde, her bir k&ouml;şesiyle zamansız birer hik&acirc;ye fısıldıyor.</p> <p>Sanat ve mimarinin i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;tiği proje, farklı d&ouml;nem ve stilleri bir araya getirerek, alışılmışın dışında bir uyum ve estetik zenginlik yaratma arzusunu temsil ediyor ve her bir detayda, postmodern tasarımın &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml; ve sıra dışı yaklaşımını sergileyerek, mek&acirc;nın kendine has karakterini ortaya koyuyor.</p> <p><strong>Projenin &Ccedil;ıkış Noktası</strong></p> <p>B.A. Evi, doğa ile i&ccedil; i&ccedil;e, estetik ve fonksiyonel bir yaşam alanı sunmak amacıyla evin sahibi i&ccedil;in &ouml;zel olarak tasarlanmıştır. Geleneksel form ve fonksiyon anlayışını sorgulayan yenilik&ccedil;i bir yaklaşım benimsenmiştir. Amacımız, ev sahibinin algısını yenilenen perspektiflerle zenginleştirmek ve mek&acirc;nın her katmanında dinamik bir akış sağlamaktı. Proje, doğanın sunduğu huzur ve estetiği modern yaşamın ihtiya&ccedil;larıyla birleştirerek, şehir yaşamının getirdiği stres ve monotonluktan uzaklaşmak isteyen ev sahibi i&ccedil;in ideal bir ka&ccedil;ış noktasına d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Aynı zamanda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir, &ccedil;evre dostu malzemeler kullanılarak ekolojik dengeye katkı sağlanmıştır.</p> <p><strong>Tasarım Detayları</strong></p> <p>İ&ccedil; mek&acirc;n, y&uuml;ksek tavanları ve skylight pencereleri sayesinde i&ccedil;eri s&uuml;z&uuml;len doğal ışıkla aydınlanarak, a&ccedil;ık renkli dikey y&uuml;zeyler ile ferah bir atmosfer sunuyor. Salonun merkezinde konumlanan, koyu renkli el yapımı seramik cepheye sahip ş&ouml;mine; &ccedil;evresindeki koyu tonlu, geometrik formdaki mobilyalarla odak noktasını oluşturuyor. Ramazan Eroğlu'na ait b&uuml;y&uuml;k y&uuml;z heykeli galeri boşluğunu cesurca s&uuml;slerken, etnik desenli kırmızı halı ise siyah, beyaz ve gri renklerin h&acirc;kim olduğu n&ouml;tr paleti canlandırıyor. Ş&ouml;minenin yanındaki paslanmaz metal raf arka fonu mek&acirc;na modernist bir dokunuş katıyor.</p> <p>Yemek alanında geometrik formlar, a&ccedil;ık alanlar, eklektik sanat eserleri ve zıt renklerin uyumu g&ouml;ze &ccedil;arpıyor. Odanın sıcak ve samimi atmosferini belirleyen koyu kırmızı duvar rengi, merkezdeki organik şekilli beton masa, farklı tasarımlarda sandalyeler ve &uuml;zerindeki end&uuml;striyel avize ile tamamlanıyor. Mutfakta tavandan inen eviye bataryası heykeller ile aynı kategoriye ekleyebileceğimiz zariflikte yerini alıyor ve mutfağın taş kapakları alışılmışın dışına &ccedil;ıkarak a&ccedil;ık planın en dikkat &ccedil;eken malzemelerinden biri oluyor. Beyaz spiral merdiven ise, g&uuml;n boyu değişen ışıkla birlikte mek&acirc;nın ritmini ve duygusal derinliğini vurgulayan, i&ccedil; mek&acirc;nın sanatsal bir par&ccedil;ası olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Bu merdiven, sadece bir ge&ccedil;iş yolu olmanın &ouml;tesinde, mek&acirc;nın hikayesini anlatan &ouml;nemli bir unsurdur. Genel banyo, cesur renk se&ccedil;imleri, duvar ve tavanda kullanılan kadife duvar k&acirc;ğıdı ile &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. K&uuml;&ccedil;&uuml;k karo seramikler ise monochrome kırmızı b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k i&ccedil;erisinde nostaljik bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; sunuyor. Asma katta ise; t&uuml;m kata yayılan a&ccedil;ık bir yatak odası g&ouml;rmekteyiz. Siyah beyaz renklerin h&acirc;kim olduğu katta dekoratif kırmızı havalandırma detayı end&uuml;striyel etkisi ile iddialı bir vurgu yapıyor. Yine bu katta beton tezg&acirc;h ile &ouml;zel imal edilmiş a&ccedil;ık banyo alanı ve k&uuml;vetin oluşturduğu ıslak hacim yatak odası ile aynı mahalde olmasına rağmen heykelsi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; ile banyo hissiyatının &ccedil;ok uzağında bir atmosfer sunuyor.</p> <p><strong>Tasarım ve Uygulama S&uuml;re&ccedil;leri</strong></p> <p>Bu proje, m&uuml;şterimizin estetik tercihleri ile Studio86'nın cesur ve yenilik&ccedil;i tasarım dilinin bir sentezi olarak şekillenmiştir. Tasarım s&uuml;recinde alınan t&uuml;m kararlar ve yapılan se&ccedil;imler, nihai uygulamada hi&ccedil;bir değişikliğe uğramadan &uuml;retime aktarılmıştır.</p> <p>Projenin ger&ccedil;ekleştirilmesinde, birden fazla disiplinin ve onlarca markanın iş birliği i&ccedil;inde &ccedil;alışması sağlanmıştır. Bu koordinasyon, projenin her aşamasında y&uuml;ksek kalite standartlarının korunmasını ve tasarımın b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n sağlanmasını m&uuml;mk&uuml;n kılmıştır.</p> <p>Projenin inşası sırasında ciddi bir &ouml;n hazırlık s&uuml;reci y&uuml;r&uuml;t&uuml;lm&uuml;ş ve alanında uzman uygulama ekipleri ile &ccedil;alışılmıştır. Bu ekipler, malzeme se&ccedil;iminden yapısal detaylara kadar her aşamada titizlikle &ccedil;alışarak, tasarımın en ince ayrıntısına kadar hayata ge&ccedil;irilmesini sağlamıştır. Bu sayede yapı, eski haline kıyasla b&uuml;y&uuml;k bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ge&ccedil;irerek yenilenmiş ve iddialı bir duruş kazanmıştır.</p> <p><strong>Projede &Ouml;ne &Ccedil;ıkan İşlevsel Detaylar</strong></p> <p>Bu mek&acirc;n, estetik duruşunun yanı sıra akıllı ev sistemi ile kontrol edilen teknolojik altyapısı ve enerji verimliliği ile kullanıcının konforunu artırıyor. Evin parti, sinema, &ccedil;alışma ve spor gibi tek tuşla kontrol edilebilen modları, kullanıcıya farklı atmosferler sunarak yaşam alanını interaktif bir deneyime d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. Perdelerin konumu, LED'ler ve aydınlatma elemanlarının RGB ve dimmer değerleri, havalandırma sistemi ve m&uuml;zik gibi &ccedil;eşitli ortam detayları, mek&acirc;nın her anını kişiselleştirilebilir kılıyor.<br />A&ccedil;ık plan olarak tasarlanan evin asma katı, ev sahibinin yatak odası s&uuml;iti olarak kullanılıyor ve etkileyici bir merdiven formu ile &ccedil;ıkılan bu kat, k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli alanın detaylı bir projelendirme ve tasarım s&uuml;recinin ardından işlevsel bir yapıya d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hikayesini g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor.<br />Y&uuml;ksek tavanlar, skylight pencereler, b&uuml;y&uuml;k boyutta heykeller ve geometrik formda mobilyalar, yapının ihtişamını hissettiren ekstra dokunuşlar olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Bu &ouml;zellikler, mek&acirc;nın hem işlevsel hem de estetik a&ccedil;ıdan kullanıcıya en iyi şekilde hizmet etmesini sağlıyor.</p> <p><strong>Projenin &Ouml;ne &Ccedil;ıkan, &Ouml;zg&uuml;n Detayları</strong></p> <p>Malzemelerin cesur kombinasyonları ve mek&acirc;nın dinamik akışı, projeyi diğerlerinden ayıran temel unsurlar arasında yer alıyor. G&ouml;r&uuml;nmeyen kısımlarda ise, y&uuml;ksek kaliteli materyallerin kullanımıyla evin dayanıklılığı ve uzun &ouml;m&uuml;rl&uuml;l&uuml;ğ&uuml; sağlanıyor.<br />K&uuml;&ccedil;&uuml;k alanlarda oluşturulan işlevler, bulunduğu sitenin i&ccedil;erisinde yeni planlamaların &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;acak detayları barındırıyor. Bu proje, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda bir sanat eseri olarak değerlendirilebilir. Bir konut tasarımı olmasının &ouml;tesinde, bir stil ve bakış a&ccedil;ısı yaratması a&ccedil;ısından benzerlerinden ayrılan bir noktada konumlanıyor.</p> <p><strong>S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik</strong></p> <p>Proje, doğal malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Yapının mevcut ahşap mimarisi korunarak, t&uuml;m m&uuml;dahaleler doğal malzemeler ile ger&ccedil;ekleştirilmiştir. Ahşaplar, beton mobilyalar ve el yapımı seramikler kullanılarak hem estetik hem de &ccedil;evre dostu bir yapı oluşturulmuştur.</p> <p>Proje, estetik ve fonksiyonel bir yaşam alanı sunarak kullanıcının yaşam kalitesini artırmakta ve topluma estetik bir değer katmaktadır. Mek&acirc;nın tasarımı, kullanıcının doğa ile bağ kurmasını sağlamakta ve bu da psikolojik ve fiziksel a&ccedil;ıdan olumlu etkiler yaratmaktadır. Doğal malzemelerin kullanımı ve doğa ile uyumlu tasarım, kullanıcının stres seviyesini azaltmakta ve genel refahını artırmaktadır.</p> <p>Aynı zamanda, yerel ekonomiye katkıda bulunacak şekilde, projeye yerel zanaatk&acirc;rlar ve malzemeler dahil edilmiştir. T&uuml;m bu &ouml;zellikler, projeyi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kılmaktadır</p> Tue, 13 Jan 2026 16:46:21 EET KLEE Sapanca http://www.arkiv.com.tr/proje/klee-sapanca/15242 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/klee-sapanca/01.jpg.jpeg" width="1000" /><br/>Tasarım Ekibi : Büşra Koçak,Berk Arinç,Güliz Damla Çınar<br>Mimarlık Ofisi : the | work<br><br>KLEE Sapanca, the | work tarafından tasarlandı.<br><br><p><br />KONUM / &Ccedil;EVRE Sapanca G&ouml;l&uuml; havzasında bulunan Bağdat Caddesi ve &ccedil;evresi; bah&ccedil;eli m&uuml;stakil tekil konut alanları, kentsel boşlukları, cadde genişlikleri, peyzaj d&uuml;zenlemeleri ile doğal &ccedil;evrenin korunmasına y&ouml;nelik alınan &ouml;rnek planlama kararlarının yanında; g&uuml;nden g&uuml;ne &ccedil;oğalmakta olan ticari fonksiyonları, yeme i&ccedil;me alanları, ve konaklama birimleri ile sosyal donatı gelişimini hızla s&uuml;rd&uuml;rerek b&ouml;lgenin en &ouml;nemli ana arteri konumuna gelmiştir.</p> <p>İŞLEV 327|4; Bağdat Caddesi'nin hemen başında yer alan, b&ouml;lgenin kısa s&uuml;reli konaklama ihtiyacına y&ouml;nelik kendi i&ccedil;erisinde dokulanan; &ccedil;evresi ile uyumlu, kalıcı, 6 tekil yapı biriminden oluşan bir proje olarak geliştirilmiştir. Projenin, 2 etaplı olarak yapılması planlanarak, yerleşim ve yaklaşım kararları buna g&ouml;re belirlenmiştir.</p> <p>YERLEŞİM / DOKULANMA / GE&Ccedil;İŞ Parselin; cadde, manzara, ışık, mahremiyet gibi konular ile ilişkisi g&ouml;zetilerek; tekrarlı birimlerin organik bir &ccedil;oğalmayla farklı y&ouml;neliş, y&uuml;kseliş ve a&ccedil;ılarla birbirlerine yakınlaşarak bir araya gelmesi ve bu bir araya gelişin &ccedil;evre ile uyumunun sağlanmasına &ouml;nem g&ouml;sterilmiştir. B&ouml;ylelikle; ortaya &ccedil;ıkan bu vaziyet yerleşimi ve birim yapılar arasındaki ilişkinin getirdiği dokulanmanın mevcut sil&uuml;et i&ccedil;erisinde yok olması ama&ccedil;lanmıştır. Proje; bitişik/yakın olma durumunu, zemin hareketi &uuml;zerinden yeniden ele alarak; ge&ccedil;irgenlik, sokak, pasaj, koridor, peyzaj &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri ile vaziyet yerleşimini tamamlamıştır.</p> <p>PLAN / TASARI / SİL&Uuml;ET / HACİM Her biri m&uuml;stakil 6 birimden oluşan bu 2 katlı k&uuml;tleler, merkezdeki karşılama birimi ile irtibatlandırılan; zemin katında mutfak, banyo ve galerili oturma alanı, &uuml;st katında ise asma katlı oda yer alan ana k&uuml;tle ile zemin katında oda birimi ve &uuml;zerinde a&ccedil;ık terastan oluşan, par&ccedil;alanmış 3 ayrı k&uuml;tlenin birleşimi şeklinde tasarlanmıştır. Kendi plan şeması i&ccedil;erisinde birbirinden ayrılan farklı y&uuml;ksekliklerdeki bu k&uuml;tlelerin sağladığı sil&uuml;et etkisi; mahremiyet, şeffaflık, i&ccedil;e d&ouml;n&uuml;kl&uuml;k, &ccedil;evre ile ilişki gibi konular &uuml;zerinden oluşturulmaya &ccedil;alışılan &ccedil;eşitliliğin artırılmasını sağlamıştır.</p> Fri, 09 Jan 2026 16:53:31 EET Gebze Teknik Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi http://www.arkiv.com.tr/proje/gebze-teknik-universitesi-havacilik-ve-uzay-bilimleri-fakultesi/15241 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/gebze-teknik-universitesi-havacilik-ve-uzay-bilimleri-fakultesi/1.jpg.jpeg" width="1000" /><br/>Tasarım Ekibi : İbrahim Türkeri,Gönül Karademir<br>Mimarlık Ofisi : İbrahim Türkeri – Gönül Karademir Mimarlık<br><br>İbrahim Türkeri ve Gönül Karademir Mimarlık tarafından tasarlanan GTÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, bir eğitim yapısından farklı olarak kampüsü yeniden kurmayı hedefliyor. <br><br><p>Gebze Teknik &Uuml;niversitesi G&uuml;ney Kamp&uuml;s&uuml;nde yer alan Havacılık ve Uzay Bilimleri Fak&uuml;ltesi, proje alanı olarak planlanan alandaki tali yol &uuml;zerine konuşlanmıştır. Kamp&uuml;s yaşantısının gerisinde ve aktif olarak kullanılmayan yol, str&uuml;kt&uuml;rel ve mekansal kurgu ile b&uuml;t&uuml;nleşmekte hacmin egemen s&uuml;rekliliğini oluşturmaktadır. B&ouml;ylece yapı kamp&uuml;s kullanıcısı i&ccedil;in farkedilebilir bir eğitim binası iken, yol da kamp&uuml;s yaşantısına a&ccedil;ık- yarı a&ccedil;ık- kapalı mekan fikriyle yeniden eklemlenmektedir. Bununla birlikte GT&Uuml; Teknopark ile GT&Uuml; G&uuml;ney Kamp&uuml;s&uuml; birbirine bağlayan bu yol, i&ccedil;inden sokak ge&ccedil;en bir yapı kurgusu ile programlanmıştır.</p> <p>İhtiya&ccedil; programı gereği talep edilen laboratuvar ve derslikler ise yol s&uuml;rekliliği ile uzanan "hangar i&ccedil;erisinde hangar" ile b&uuml;t&uuml;nleşerek yapı kullanıcısının - zemin s&uuml;rekliliği ile t&uuml;m eğitim birimlerinden faydalanmasına olanak kılar. Yapı, gece &ndash; g&uuml;nd&uuml;z, yaz &ndash; kış gibi devinimin olduğu her zaman diliminde Havacılık Ve Uzay Bilimleri Fak&uuml;ltesi i&ccedil;in g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n hareketlerini inceleyebilmek &uuml;zere, sokak - amfi - seyir platformu ile t&uuml;m bu birimleri bir arada tutar. Kamp&uuml;s yaşantısında salt program dahili eğitim faaliyetlerinden faydalanmasının yanı sıra, a&ccedil;ık ve yarı a&ccedil;ık platformlarda da benzer etkinliklerde rol alması sağlanır. Bu bağlamda &ouml;rg&uuml;tlenen boşluk fikri ile yapı her d&uuml;zlemde kamp&uuml;s kullanıcısı i&ccedil;in kullanılabilir duruma gelir.</p> Fri, 09 Jan 2026 15:35:03 EET Nispetiye No 12 http://www.arkiv.com.tr/proje/nispetiye-no12/15240 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/nispetiye-no-12/01-Cephe.jpg.jpeg" width="645" /><br/>Tasarım Ekibi : Yasemin Arpaç,Sabahattin Emir<br>Mimarlık Ofisi : Ofist<br><br>Nispetiye No 12'nin tasarımı Ofist'e ait.<br><br><p><strong>Tasarımcılar projeyi şu s&ouml;zler ile anlatıyor:</strong></p> <p>İstanbul, d&uuml;nyanın en aktif sismik fay hatlarından birinin &uuml;zerinde yer alan bir şehir. &Ccedil;ok yakında, hemen altında uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı hareket halinde; en ge&ccedil; bir nesil i&ccedil;inde kırılacağı ve İstanbul&rsquo;un b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; yıkıma uğratacağı neredeyse kesin olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Mimarlar Odası&rsquo;na g&ouml;re iki milyon bina &ldquo;g&uuml;vensiz&rdquo; olarak nitelendiriliyor ve herhangi bir depremde &ccedil;&ouml;kme riski taşıyor.</p> <p>Bu proje, estetikten uzak, 40 yıllık, eski ve performansı d&uuml;ş&uuml;k bir apartman binasının kapsamlı bir &ldquo;yeniden canlandırılması&rdquo;. Bina aslında tamamen yıkılıp, depreme dayanıklı, modern, yeni teknoloji ve uygun sistemlerle donatılmış şekilde yeniden inşa edilmek &uuml;zere planlanmıştı; ancak maalesef y&ouml;netmelikler buna izin vermedi.</p> <p>Projenin en b&uuml;y&uuml;k zorluğu, yeni bir bina inşa etmek yerine mevcut yapının korunmasının zorunlu olmasıydı. Bina, yalıtım i&ccedil;in tamamen &ccedil;evresinden kazıldı ve g&uuml;ncel deprem y&ouml;netmeliklerine uygun şekilde kapsamlı bi&ccedil;imde g&uuml;&ccedil;lendirildi. Yapı b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle soyuldu. &Ccedil;atı ve en &uuml;st kat tamamen kaldırılarak, daha ferah i&ccedil; mek&acirc;nlar yaratmak amacıyla &ccedil;elik str&uuml;kt&uuml;rle yeniden inşa edildi. Aynı ama&ccedil;la bazı d&ouml;şemeler de kaldırıldı. Binanın k&ouml;şelerine d&ouml;rt b&uuml;y&uuml;k kolon eklendi ve bu k&ouml;şeler a&ccedil;ık balkonlar olarak bırakıldı.</p> <p>Sonu&ccedil; olarak, t&uuml;m bu s&uuml;re&ccedil; muhtemelen yeni bir bina yapmaktan &ccedil;ok daha maliyetli oldu ve &ccedil;ok daha uzun s&uuml;rd&uuml;.</p> <p>Nispetiye No12, nihayetinde İstanbul&rsquo;un &uuml;st segment bir mahallesinde konumlanan bir ofis binası olarak yeniden hayat buldu.</p> <p>M&uuml;şteri, yakın zamanda b&uuml;y&uuml;k bir sinema zinciri ve bir spor kul&uuml;b&uuml; zincirini satan bir girişimci. Şimdi yeni girişimlere yatırım yapıyor ve bu bina, işlerinin merkez ofisi olarak hizmet veriyor. Bu girişimlerden biri olan Kronotrop kahve zincirinin bir şubesi zemin katta yer alıyor. Birinci katta Muse Contemporary adlı bir sanat galerisi bulunurken, &uuml;st &uuml;&ccedil; kat ofis alanlarına ayrılmış durumda. Ana giriş ise -1. katta yer alıyor.</p> <p>Tasarım s&uuml;recindeki en b&uuml;y&uuml;k zorluklardan biri, zaten d&uuml;ş&uuml;k olan tavan y&uuml;ksekliklerine rağmen ferah &ccedil;alışma alanları yaratmaktı. Zaman i&ccedil;inde bina bir tarafa doğru eğildiğinden, d&ouml;şemeler d&uuml;zeltilirken ka&ccedil;ınılmaz olarak 10 cm&rsquo;lik bir kayıp yaşandı. Aynı durum tavanları da etkiledi.</p> <p>Daha fazla y&uuml;kseklik kaybını &ouml;nlemek i&ccedil;in, yalnızca kablo ve gerekli tesisatı &ouml;rten akustik panelli bir asma tavan tercih edildi ve net 240 cm tavan y&uuml;ksekliği korunmaya &ccedil;alışıldı. Bu y&uuml;ksekliği koruyabilmek i&ccedil;in t&uuml;m klima sistemi binanın dış kenarlarına yerleştirildi; ekipmanlar i&ccedil;in k&ouml;şe balkonlar kullanıldı. Ne yazık ki zamanla binanın yan yatması sebebi ile daha da daralan asans&ouml;r &ccedil;alışma boşluğu daha ferah bir asans&ouml;r yerleştirmeye izin vermedi.</p> <p>Bu projeyi i&ccedil; mimar olarak koordine ederken, tasarım fikri tamamen i&ccedil;eriden dışarı doğru geliştirildi. İ&ccedil; mek&acirc;n fonksiyonlarına, pratikliğe ve konfora odaklanılarak, bina ve cepheleri i&ccedil; mek&acirc;nın kesintisiz bir uzantısı olacak şekilde şekillendirildi. İ&ccedil; ve dış arasında organik bir bağ kurmak i&ccedil;in, binanın i&ccedil; kullanımlarından yola &ccedil;ıkarak bir dış kabuk oluşturuldu.</p> <p>D&ouml;ner al&uuml;minyum cephe panjurları, g&uuml;neş filtresi g&ouml;revi g&ouml;r&uuml;rken g&uuml;n boyunca ışık ve g&ouml;lgenin dinamik bir oyununu yaratıyor; yıl boyunca g&uuml;n ışığından verimli şekilde yararlanılmasını sağlıyor. Bu sırada prekast masif paneller, binanın ısıtma sistemine ev sahipliği yapıyor. Her iki cephe elemanı da i&ccedil; mek&acirc;n d&uuml;zeninden t&uuml;retilerek, i&ccedil; mek&acirc;n ihtiya&ccedil;larını karşılayacak bi&ccedil;imde şekillendirildi. Aslında cepheyi ilgilendiren &ccedil;&ouml;z&uuml;mler dahil olmak &uuml;zere t&uuml;m &ouml;nemli tasarım fikirleri, i&ccedil; mek&acirc;n kullanımından yola &ccedil;ıkıyor.</p> <p>Modern &ccedil;alışma alışkanlıklarının hızlı temposuna karşıt olarak tasarımın amacı dinginlikti. Ton s&uuml;r ton renk paleti ve doku ge&ccedil;işleri birlikte &ccedil;alışarak zarif ve sakin bir atmosfer yaratıyor. N&ouml;tr renk paletinin sıcak grileri, ortama canlılık katan fakat huzurlu atmosferi bozmayan renkli mobilyalarla nazik&ccedil;e dengeleniyor.</p> <p>Mermer, meşe, ke&ccedil;e, terrazzo, beton, demir gibi tanıdık doğal malzemelerin se&ccedil;ilmesi, alışılmadık uygulamalarla (&ouml;rneğin yivli mermer veya dalgalı beton y&uuml;zeyler) heyecan uyandırması ama&ccedil;lanarak yapıldı. Tanıdık, ama beklenmedik şekilde &ouml;ne &ccedil;ıkan&hellip;</p> <p>Trendleri takip etmek yerine, zamansız bir yaklaşımla karakter sahibi, kendine &ouml;zg&uuml; ve şık bir mek&acirc;n yaratmak hedeflendi.</p> <p>Bu projenin hatırı sayılır bir b&uuml;t&ccedil;esi olduğu a&ccedil;ık, ancak bu projede ne zorluk ne de hedef &ldquo;g&uuml;zel&rdquo; bir mek&acirc;n yaratmak değildi. Odak, sorunları &ccedil;&ouml;zmek, ihtiya&ccedil; ve beklentileri karşılamaktı. Bunu başardığımıza inanıyoruz.</p> <p>M&uuml;şterinin s&ouml;zleriyle:</p> <p>&ldquo;&Ccedil;ok rahat, &ccedil;ok eğlenceli ya da g&ouml;sterişli bir şey hi&ccedil; istemedim. Beklentim; k&uuml;&ccedil;&uuml;k olsa bile cool, sanatsal bir bina olmasıydı. Kurumsal, ama kendi bedeninden daha egosantrik olmayan&hellip; Tam olarak bu ger&ccedil;ekleşti.&rdquo;</p> Fri, 26 Dec 2025 11:16:50 EET İzmir St. Joseph Fransız Lisesi http://www.arkiv.com.tr/proje/izmir-st-joseph-fransiz-lisesi/15239 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/izmir-st-joseph-fransiz-lisesi/Ulema_St.-Joseph_01.jpg.jpeg" width="1000" /><br/>Tasarım Ekibi : Dürrin Ulema,Necdet Ulema,Sabiha Can,Oğuzhan Aydın,Semanur Bilici,Tuğçe Tezel,Fatih Demirel<br>Mimarlık Ofisi : Ulema ve Ulema Mimarlık<br><br>İzmir St. Joseph Fransız Lisesi'nin restorasyon çalışması Ulema ve Ulema Mimarlık tarafından yürütüldü.<br><br><p><b>İZMİR SAINT JOSEPH FRANSIZ LİSESİ - OKUL K&Uuml;LT&Uuml;R&Uuml;</b>&nbsp;</p> <p>St. Joseph Fransız Lisesi, Osmanlı İmparatorluğu d&ouml;neminde, İzmir&rsquo;de Fransız eğitmenler tarafından kurulmuştur. Yabancıların &ccedil;ok&ccedil;a yaşadığı liman kentlerinde, k&uuml;lt&uuml;rlerinin yaşaması ve bu toplulukların &ccedil;oğalması ama&ccedil;lanmaktadır. 1839 Tanzimat Fermanı&rsquo;ndan sonra levanten ve gayrim&uuml;slimlerin okul a&ccedil;maları sağlandı. 1651 doğumlu Fransız Jean Baptiste La Salle tarafından Frerler Cemiyeti kurulmuştur. La Salle hayatını eğitime adamıştır. Bu ama&ccedil;la t&uuml;m yaşamını eğitime adayan bekar erkeklerden oluşan Freres des Ecoles Chretiennes- Hristiyan Okulları Kardeşleri- kurulmuştur. Frerler rahip veya din adamı değildir. Frerler 1841 yılında İzmir&rsquo;de&nbsp; isimleri St. Andre ve St. Jean olan 2 Fransız okulu kurmuştur. 1878-1880 yılları arasında eğitime daha uygun bir bina olması ama&ccedil;lanarak Frerler tarafından St. Joseph Lisesi G&uuml;ller Sokağı olarak tariflenen konumda inşa edilmiştir. 1881 yılında bu okulda paralı eğitime başlanmıştır. Ders programı Fransa&rsquo;daki kolejler ile benzemekteydi. Sadece Fransızca değil, İngilizce, İtalyanca ve T&uuml;rk&ccedil;e dersler de verilmekteydi. Her milletten ve dinden &ouml;ğrenci bulunmaktaydı. 1922 İzmir yangınında St. Joseph Lisesi G&uuml;l Sokak binası tamamen yanmıştır. Frerler yangın s&ouml;nene kadar k&ouml;rfezde demirli gemide bekleyip yangın s&ouml;n&uuml;nce St. Joseph&rsquo;i Alsancak Mahallesindeki St.Andre Okulu olarak kullanılan sınıflara taşımıştır. İlk ve orta &ouml;ğretime başlanmıştır. 1979 yılında karma eğitime ge&ccedil;en okul, 1987 yılında lise sınıfları a&ccedil;mış, 2002 yılı itibariyla sadece lise eğitimi vermektedir.</p> <p><b>İZMİR SAINT JOSEPH FRANSIZ LİSESİ &ndash; YAPININ TARİH&Ccedil;ESİ</b>&nbsp;</p> <p>1841 yılında a&ccedil;ılan St. Andre Okulu, 1922 yangınında G&uuml;ller Sokağı&rsquo;nda bulunan St. Joseph Lise binasının yanarak tamamen kullanılmaz olması &uuml;zerine, St. Joseph Lisesi olarak kullanılmaya başlandı. İlk yapımında okul binası olarak tasarlanmış ve eğitim binası olma &ouml;zelliğini g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar devam ettirmiştir. İzmir&rsquo;de daha &ccedil;ok levantenlerin yaşadığı Alsancak (Punta) semtinde, &ccedil;oğunlukla Frenk k&ouml;kenli ailelerin &ccedil;ocuklarının devam ettiği bir okul olmuştur. Bir bah&ccedil;eyi &ccedil;evreleyen g&uuml;n&uuml;m&uuml;z mimarisine kavuşmadan &ccedil;ok &ouml;nce, tek katlı ve iki bloktan oluşan bir yapıdadır. 1880-1923 yılları arasına tarihlenen bu yapı St. Andre sınıfları (B Blok) olarak adlandırılmaktadır.&nbsp; Bu d&ouml;nemde bah&ccedil;eye 3 ayrı sokaktan giriş bulunmaktadır. Fransız dili ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml; eğitimi veren okula, Fransa&rsquo;dan eğitim vermeye gelen, Frere (Frer)&nbsp; olarak adlandırılan eğitmenlerin konaklayabilmesi amacıyla lojman yapılmıştır Bu yapı, restorasyon projesinde Frere Lojmanları (C Blok) olarak adlandırılmıştır. 1933- 1955 yılları arasında artan ihtiya&ccedil; sebebiyle ek sınıflar ve lojman kullanımı i&ccedil;in C bloğun yanda merdivene a&ccedil;ılan b&ouml;l&uuml;m&uuml; yıkılmış, projelerde Yeni Lojman Binası (A Blok) olarak adlandırılan, 3 katlı yapı yapılmıştır. Aynı d&ouml;nemde bah&ccedil;ede tuvaletler yapılmış, bah&ccedil;enin k&ouml;şesine yığma bah&ccedil;e duvarını da oluşturan bir yapıya i&ccedil; bah&ccedil;eden kullanılan mekanlar yapılmıştır. Bir de betonarme sundurma inşa edilmiştir. Avlunun bu b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde, o d&ouml;nem beden eğitimi dersleri burada yapılmaktadır. 1956-1990 yılları arasında B blok 3 katlı betonarme k&uuml;tle olarak yenilenmiştir. Bu k&uuml;tle, kirişlerle de taşıtılarak zemin kattan i&ccedil; avluya doğru konsol &ccedil;ıkmış, &ccedil;ok sayıda sınıf sağlayarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki derslik kullanımı oluşmuştur. İ&ccedil; bah&ccedil;eye ek mekanlar yapılarak bah&ccedil;enin duvarlarla &ccedil;evrelenmesiyle parsele girişi tek bir noktadan olmuş, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde kullanılmakta olan yerini almıştır. İ&ccedil; bah&ccedil;eyi oluşturan bu yapının d&uuml;z &ccedil;atısı da teras olarak kullanılmıştır.&nbsp; A blok bu d&ouml;nemde C bloğa doğru genişlemiş, eğime oturan &ccedil;atı pencereleri eklenmiş, i&ccedil; avluya bakan balkon oluşmuştur. 1990-1998 yılları arasında A bloğun genişlemesiyle C bloğa balkon ve merdiven eklenmiş, sundurma kaldırılarak spor salon binası inşa edilmiştir. Bu bina 2 kat y&uuml;ksekliğinde kolonlar ve prefabrik kirişlerle taşıtılmış bir i&ccedil; bah&ccedil;e oluşturmuş, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; katta kapalı spor salonu bulunan &ccedil;elik &ccedil;atılı bir yapıdır. Sundurma ve i&ccedil; bah&ccedil;e- spor salonu (D Blok) olarak adlandırılır. Bu yapının bah&ccedil;e duvarlarına olan mesafesinde de servis mekanları oluşmuştur. 2023 yılında restorasyon projesine kadar olan s&uuml;re&ccedil;te k&uuml;t&uuml;phane ara katı ve g&uuml;venlik kul&uuml;besi eklenmiştir.</p> <p><b>İZMİR SAINT JOSEPH FRANSIZ LİSESİ &ndash; RESTORASYON KARARLARI</b>&nbsp;</p> <p>2022 yılında okul binasında eğitim devam etmekte iken, okul idaresinin talebi &uuml;zerine r&ouml;l&ouml;ve, restit&uuml;syon, restorasyon &ccedil;alışmaları başlamıştır. Bu d&ouml;nem depremler sonucu g&ouml;r&uuml;len gerek &uuml;zerine okul y&ouml;netimi binalarda performans analizi yaptırmıştır. M&uuml;ellif inşaat m&uuml;hendisi tarafından hazırlanan analiz sonrası&nbsp; ve kurul onayıyla yapılan zemin et&uuml;d&uuml; sonucu, okul y&ouml;netimi okulu Bornova&rsquo;da bir binaya ge&ccedil;ici olarak taşımış ve hazırlanan g&uuml;&ccedil;lendirme projeleri kurul ve ilgili belediye tarafından onaylanarak yapı ruhsatı ile restorasyon uygulamaları 26.07.2024 tarihinde başlamıştır. Okul 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim yıllarını Bornova&rsquo;da ge&ccedil;irmiştir. Bu d&ouml;nemde g&uuml;&ccedil;lendirme, temizleme, b&uuml;t&uuml;nleme m&uuml;dahaleleri ile restorasyon ger&ccedil;ekleşmiştir. Okula binasına geri d&ouml;n&uuml;ş s&uuml;resi olarak en fazla 2 yıl verilmiş, işlerin hızlı y&uuml;r&uuml;mesi i&ccedil;in gece ve tatil g&uuml;nleri de &ccedil;alışma izni alınmıştır. Yapı, okul binası olarak yapılmış, s&uuml;slemeden uzak, t&uuml;m sınıfların bah&ccedil;eye a&ccedil;ıldığı, bah&ccedil;e kullanımı net izlenebilen, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z eğitim kurumlarının ihtiya&ccedil; duyduğu fiziki koşullara sahip bir yapıdır. Alsancak yoğun yapılaşma alanında, bah&ccedil;esini binası ile &ccedil;evreleyen, hava fotoğraflarında kapladığı alanın kayda değer bir şekilde parsel sınırlarını vurgulandığı bir konumdadır.&nbsp; Bah&ccedil;esi ile binalarının b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; net olarak izlenmektedir. G&uuml;&ccedil;lendirme statik projeleri m&uuml;ellif m&uuml;hendis tarafından hazırlanmış, &uuml;niversiteden de olumlu g&ouml;r&uuml;ş alınarak uygulanmıştır. Bu projeye paralel olarak mekanik ve elektrik projeleri de hazırlanmış, tamamı mimari restorasyon projesi ile uyumlu hale getirilmiştir. İlk m&uuml;dahale zemine yapılmıştır. Bu m&uuml;dahale 4 blok zemininde de yapılmıştır.&nbsp; Zemin kaplaması ve dolgu, temel pabu&ccedil;larına kadar s&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş ve jet enjeksiyon uygulanmıştır. Ardından pabu&ccedil; temeller demir donatılarla bağlanarak radye temel imalatı yapılmıştır. Radye temel dolgu malzemesi ile doldurulup &uuml;zerine d&ouml;şeme betonu atılarak kaplama malzemesi ile sonlandırılmıştır. Daha sonra taş duvar g&uuml;&ccedil;lendirme i&ccedil;in i&ccedil; mekandan tek y&ouml;nl&uuml; olarak demir &ccedil;ubuklar ankre edilerek hasır demirler bağlanmıştır. P&uuml;sk&uuml;rtme betonu ile kaplanan duvara sıva boya imalatı yapılmıştır. B ve D Bloklarda&nbsp; mevcut kolonlarda g&uuml;&ccedil;lendirme yapmak i&ccedil;in kolon &ccedil;evrelerindeki duvarlar 50 cm, d&ouml;şeme ise donatıları ge&ccedil;irmek i&ccedil;in 15*15 cm &ouml;l&ccedil;&uuml;lerinde kırılmıştır. Kolonlara epoksi ile yeni donatılar bağlanarak &ccedil;evresine g&uuml;&ccedil;lendirme projesine uygun &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde beton d&ouml;k&uuml;m&uuml; yapılmış ve yandaki duvarların onarımı yapılmıştır. Gerekli yerlere perde imalatı olmuştur.&nbsp; Taşıyıcısı yığma duvar olan A ve C Bloklarda ise H profiller ile taşıyıcı sistem askıya alınmıştır. &Ccedil;elik dikmeler ve kirişler kullanılarak taşıyıcı sistem desteklenmiştir. Bu &ccedil;elik sistem ile yapılan m&uuml;dahale, mekan kurgusunun okunmasına engel olmamakta ve rahatlıkta ayırt edilmektedir. Statik g&uuml;&ccedil;lendirme ile beraber okulun ısıtma sistemi olan doğalgazdan vazge&ccedil;ilerek temiz enerji kaynağı olan elektrik kullanımı artmıştır. Klima ile iklimlendirilen okula, mimari projeye de işlenmiş olan klima boruları, yangın su hatları, elektrik kabloları tamamı koridorlardan, tavalarda sıva &uuml;st&uuml; taşınmıştır. T&uuml;m ıslak hacimlerde temiz su, pis su tesisatı yeniden yapılmış, bah&ccedil;ede bulunan yağmur suyu toplama kanalları yenilenmiştir. Yangın &ouml;nlemleri, y&ouml;netmeliklere uygun olarak uygulanmıştır. Mimari m&uuml;dahale kararları, niteliksiz yapı malzemelerinin uzaklaştırılarak d&ouml;nemini yansıtan ve bug&uuml;n&uuml;n de ihtiyacına cevap veren &uuml;r&uuml;nler &ouml;nermiştir. T&uuml;m kapı pencereler ahşap olarak yeniden, d&ouml;neminin b&ouml;l&uuml;mlemelerinde yapılmıştır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z yapısı olan spor salonu, tescilli binaları yansıtacak şekilde, cam y&uuml;zey ve ince al&uuml;minyum doğrama ile kapatılmıştır. D blok cepheleri, mesh &ccedil;elik kaplama ile diğer binalardan ayrıştırılmıştır. T&uuml;m yapılar d&ouml;nem renkleri et&uuml;t edilerek dış cephe rengi se&ccedil;ilmiş, t&uuml;m bloklarda aynı renk kullanılarak okul b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k algısı sağlanmıştır. 1990-1998 arasında D blok &ccedil;atısına panel montaj aksına uygun trapez &ccedil;atı kaplaması yapıldığı i&ccedil;in okulun ihtiyacını sağlayacak g&uuml;neş panellerinin monte edilmesi &ouml;nerilmiştir, ancak kurul tarafından uygun bulunmamıştır. Mimari projelerde m&uuml;dahale kararları izlenmektedir. Restorasyon projesinde, onaylı proje 1/100 &ouml;l&ccedil;ekte, uygulama sırasında ortaya &ccedil;ıkan revizyonlar 1/50 &ouml;l&ccedil;ekte okunmaktadır. Bu raporun i&ccedil;inde yer alan &ccedil;izimler, paftaların rahat okunabilmesi i&ccedil;in sadeleştirilmiş halidir. R&ouml;l&ouml;ve onayından sonra 6 d&ouml;nemi kapsayan restit&uuml;syon projesi hazırlanmış, kurul tarafından niteliksiz m&uuml;dahaleler hari&ccedil; tutularak ilk 3 d&ouml;nem restit&uuml;syon onaylanmıştır. ABC bloklar ve D blok ayrı aşamalarda onaylandığı i&ccedil;in ayrı paftalarda sunulmuştur.</p> Fri, 26 Dec 2025 10:52:01 EET Game Factory http://www.arkiv.com.tr/proje/game-factory/15238 Emine Merdim Yılmaz <img src="http://galeri3.arkitera.com/var/resizes/game-factory/GAME FACTORY_I-AM_Özdilek_72dpi_2.jpg.jpeg" width="1000" /><br/>Tasarım Ekibi : Emre Kuzlu,Merve Güner,Orkun Demirelli,Tunahan Karaman,Meliha Kadayıfçı,Sedef Ergüneş,Begüm Akkaya,Çağrı Çelik,Nail Altıncezve,Anastasiia Kolomiiets,Damla Demir,Fatih Yaşar,Gizem Burukçu<br>Mimarlık Ofisi : I-AM<br><br>Game Factory, Kocaeli Özdilek AVM içinde konumlanan, zemin ve asma kata yayılan toplam 7.570 metrekarelik bir deneyim alanı olarak tasarlandı. <br><br><p>Projenin temel amacı, eğlenceyi sadece bir aktivite değil, kullanıcı ile mekan arasında bağ kuran b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir mimari deneyim haline getirmekti. Bu yaklaşım, markanın kimliğinin doğrudan mekana taşındığı, ziyaret&ccedil;ilerin aklında yer eden, yeniden ziyaret isteği uyandıran &ccedil;ağdaş bir eğlence atmosferi oluşturdu.</p> <p>Tasarım s&uuml;recinde mekanın iki kat boyunca kesintisiz bir kurguya sahip olması hedeflendi. Zemin kat ile asma kat arasında hem g&ouml;rsel hem de işlevsel bir s&uuml;reklilik kurularak hacim algısı g&uuml;&ccedil;lendirildi. Oyun adalarının yerleşimi, dolaşım &ccedil;izgileri ve odak noktaları; farklı yaş gruplarının aynı alanda bir arada bulunabileceği esnek ve akıcı bir planlama yaklaşımı ile belirlendi. B&ouml;ylece mekan, kullanıcı &ccedil;eşitlense bile y&ouml;nlendirmesi g&uuml;&ccedil;l&uuml;, okunabilir ve kapsayıcı bir karakter kazandı.</p> <p>Mimari yaklaşıma end&uuml;striyel &ouml;ğeler, yumuşatılmış formlar ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; renk kullanımı eşlik etti. Ge&ccedil;irgen y&uuml;zeyler, tipografik uygulamalar, b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli grafikler ve ışık kullanımı i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;erek mekana dinamik ve etkileyici bir atmosfer kazandırdı. Dijital ve fiziksel oyunların birleştiği etkileşimli alanlar, ziyaret&ccedil;ileri keşfetmeye teşvik eden ve sosyal paylaşımı destekleyen odak noktaları olarak kurgulandı.</p> <p>Yeme i&ccedil;me b&ouml;l&uuml;m&uuml;, oyun d&uuml;nyası ile bağını koparmadan dinlenme, sosyalleşme ve g&ouml;zlem imkanı sunacak şekilde tasarlandı. Aileler ve kalabalık gruplar i&ccedil;in esnek oturma d&uuml;zenleri sağlandı; akustik konfor g&ouml;zetildi. Aydınlatma tasarımı, hem y&ouml;nlendirici hem atmosfer yaratıcı bir ara&ccedil; olarak kullanılarak mekan boyunca ritim ve derinlik duygusunu g&uuml;&ccedil;lendirdi.</p> <p>Malzeme se&ccedil;imlerinde ge&ccedil;irgen y&uuml;zeyler, metal dokular, buzlu akrilik ve b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli grafik uygulamalar &ouml;ne &ccedil;ıktı. Bu sayede mekan hem g&uuml;nd&uuml;z hem gece algılanabilir, tanınabilir ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir kimlik kazandı.</p> <p>Game Factory, geleneksel oyun merkezlerinin &ouml;tesine ge&ccedil;erek mimari, marka kimliği ve kullanıcı deneyimini aynı potada eriten &ccedil;ağdaş bir kamusal i&ccedil; mekan olarak tasarlandı. Ziyaret&ccedil;inin mekan i&ccedil;inde bulunduğu her anda oyunu yalnızca bir etkinlik değil, mekansal bir atmosfer olarak deneyimlemesini sağlayan b&uuml;t&uuml;nl&uuml;kl&uuml; bir tasarım dili ortaya koyuldu.</p> Fri, 26 Dec 2025 09:32:51 EET