+ARKİV'in gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
İlgili Projeler

Katılımcı (Ömer Özeren, Ahmet E. Dinçer, Z. Osman Yağcı), Gaziantep 100. Yıl Anıtı ve Çevre Düzenlemesi Ulusal Proje Yarışması

Proje raporu:

Gaziantep’te tarihi aks üzerinde Panorama Müzesi yanında tasarlanan Gaziantep’in Kurtuluşunun 100.yıl anıt önerimiz temelde kentin tarihi köklerinden ilham alarak bugün ve yarına erişen, farklı kimliklerin bir araya gelmesiyle var olan imgesel bir anıt tasarımıdır. Kazanımlar: Son turda elenen tasarım önerimiz jüri tarafından anıtın beğenildiği fakat çevrenin jenerik kalması nedeniyle proje alanlarına daha bütünsel yaklaşmamız gerektiği çevreyi tasarım ile anıtı veya yapıyı aynı fikir ile kurgulamamız gerektiği çıkarılmıştır.

Temel olarak, Ülkemizde ‘’gazi’’ unvanı almış tek şehir olan ve Türk Kurtuluş Savaşı’na cesaret ve ışık tutan Antep’in gösterdiği kahramanlık mücadelesinin 100. yıldönümünün anısına saygı amacıyla; Mustafa Kemal Atatürk, onun silah arkadaşları ve tüm fertleriyle, imkansızlıklara rağmen fedakâr, cefakâr onurlu bir davranış sergileyen Antep halkının yükselen ruhlarını temsil eden bir yaklaşım izlenmiştir.

Proje alanında tarihi kale, kent dokusu, Panorama 25 Aralık Müzesi, Demokrasi Anıtı ve Millet Bahçesi arasında sürekliliği sağlayan “kültürel bir aks” tanımlaması yapılmıştır (Kültür aksı Panorama 25 Aralık Müzesi’yle komşu Depo Sokak’tan başlayarak Demokrasi Anıtına doğru devam etmektedir.) Doğal yaşam, sürekli bir devinim ve mücadele içerisindedir. Gaziantep kentinin kurtuluş süreci de imkansızlıklar içinde büyük bir mücadelenin, dayanışmanın ve birikimin örneğini simgelemektedir. Buna bağlı olarak; kültür aksına birlikteliği, mücadeleyi, zorlukları ve hareketliliği simgeleyen devingen bir özellik kazandırılmıştır.

Süreç başlangıcında devingen özellik zorlu ve dramatik mücadeleyi simgeleyen keskin çizgilerle ifade edilmiş; sonrasında yaşamın akışını ifade eden daha yumuşak (soft) fakat birliktelik vurgusunu koruyan döngüsel bir yapıya dönüştürülmüştür. Tasarım alanında bu döngüsel düzenekte boşluklar oluşmuştur. Bu boşluklar, anıtın konumunu su yolu üzerindeki köprüyü, toplanma alanını ve etkinlik/dinlence alanlarını tanımlamıştır.

Devingen özellik; üçüncü boyutta da tabyaları andıran topografik düzenlemelerle sürdürülmüştür. Kentin direniş mücadelesinde Gaziantep halkı; şehre yer altı tünelleri inşa ederek buraları hastane, toplanma merkezi, yani karargâh olarak kullanmışlardır. Bu tüneller Kurtuluş Savaşı’nın seyrini değiştirmiştir. Peyzaj düzenlemesinde tasarlanan bu topografik düzenlemeler ve devingen/akışkan hatlar; yer altı tünellerine bir atıfta bulunarak kot farklılıkları-oyuklar ile (duvar yüzeylerinde olayları tasvir eden rölyeflerle) kullanıcıların savaş sürecini hissederek gezmesi ve 25 Aralık Panorama Müzesi’ne geçişlerini hedefleyerek müzenin, açık hava müzesi olarak devamlılığı niteliği taşımıştır. Devamlılık için, müze ile bağlantı anıt önündeki toplanma alanından; anıt aksını izleyerek yönelme istasyon caddesi üzerinden ve park içindeki rotayı izleme olmak üzere üç farklı şekilde kurulmuştur.

Kültürel aks, müze bitişiğindeki Depo Sokağı’nın devamı niteliğindedir. Ayrıca proje alanında diğer ara sokaklardan da geçişler tanımlanmış ve odak noktasını oluşturan Anıt ve çevresine yönlendirmeler yapılmıştır. Mücadele sırasında da şehrin her yerini işgal eden düşman kuvvetleri, halkın evden çıkmamalarını isteyerek baskı göstermesine rağmen Türk halkının, ara sokaklarda buluşup vatanı kurtarmak ve direniş hazırlıkları için bütünleşmiştir. Bu yaklaşımla, şehrin kendi sokaklarında dahi selamlaşamayan halkının azmi ile birlik olmasına, biçimsel olarak, atıfta bulunulmuştur.

Proje alanının odak noktası olarak, anıt alanında kültürel aksın böldüğü iki ana sarmal strüktür yükselmektedir. Bu strüktür, köklerinden doğan milletin geçmişi ve geleceği arasında bağ kurmakta, bitmemişlik etkisi ile mücadelenin, azmin, kararlığın, birlikteliğin ve özgürlük bilincinin sonsuza kadar sürmesine ve sürekliliğine vurgu yapmaktadır. Kök olarak betimlenen kısımlar; şeffaf yüzeylerle/ su ögeleriyle desteklenmiştir. Su öğesi geçirgen bir eleman olmasının yanında verilen mücadelenin duruluğunu ve aynı zamanda akışkanlığını ifade etmektedir. Su öğesi (topografik düzenlemelerle) oluşturulan tabyalar ve sarmal strüktürler arasında da birleştirici bir unsurdur. Strüktürler arasında oluşan boşluk; mekânsal algı oluşturma, farkındalık yaratma, anıt içerisinde zaman geçirme ve görsel izlenebilir nesne olmasından ziyade yaşayarak tarihî süreci anımsatmayı amaçlamıştır. Anıtın her açıdan farklı görünebiliyor oluşu, farklı kültürde ve karakterdeki insanların bu kent için birleşerek bağımsızlığını ilan ettiğini hatırlatarak gelecek nesillere ışık tutmaktadır.

Sarmal strüktür, proje kısıtlamalarının ölçütünde, Panorama Müzesi’ni aşmayacak şekilde ve yaya sirkülasyonunun güçlü olduğu noktalardan ve sokak aralarından fark edilecek şekilde zeminden asimetrik bir biçimde yükselmektedir (strüktür yükseklikleri 10 m ile 12.7 m’dir).

Anıt ve çevresinin yaşamın tüm anlarında algılanabilir olması ve kent hafızasındaki sürekliliğinin korunabilmesi adına hem gün ışığı hem de yapay aydınlatma elemanlarından yararlanılarak ışık oyunlarının kullanımı önerilmektedir. Işık oyunlarıyla masif yüzeylerin aydınlatılması ve bitmemişlik etkisi veren iki ana kütlenin tepe noktalarına aydınlatma elemanların yerleşimiyle devamlılığının pekiştirileceği düşünülmektedir.

Projede yer alan Alleben Deresi’nin çevresi de Anıt ve çevresiyle etkileşimli olacak şekilde düzenlenmiştir. Bunlardan birisi Kültürel aksın devamlılığını sağlayan köprüdür. Devingenliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan köprü ve çevresi toplanma alanı olarak düşünülmüştür. Köprüde kültürel aks ve anıt arasındaki sürekliliği sağlamak için akışkan bir örtü sistemi tasarlanmıştır. Bu köprünün yanı sıra derenin böldüğü alanlar arasında geçişi sağlayan, anıt ve çevresini izleme noktaları olarak görev yapan bağlantı köprüleri de önerilmiştir. Derenin her iki yanında yürüyüş yolları düzenlenmiştir. Bu yollardan birisi mevcut yolun yayalaştırılması şeklindedir. Bu yol üzerinde anıtı (sarmal strüktürü) izleme alanlarına, dinlenme mekanlarına ve amfilere yer verilmiştir.

Künye
Proje Yeri: Gaziantep
Proje Tipi: Anıt / Simge Yapı
Proje Tipi Grubu: Katılımcı
Statik Projesi: İsmail Er
Proje Başlangıç Yılı: 2021

Pin It
Mimar

Ömer Özeren

Ahmet E. Dinçer

Z. Osman Yağcı